• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya -3 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Erzurum -16 °C
  • İzmir 6 °C
  • Rize 4 °C

İşgalci direnişi yıldıramayacak

Ahmet Varol

Siyonist işgal devletinin son haftalarda Gazze'ye yönelik saldırılarından kaynaklanan gerginlik 14 Kasım Çarşamba günü ikindi vakitlerinde Hamas'ın askerî kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri'nin Gazze'deki genel komutanının vekili ve fiili komutanı 52 yaşındaki Ahmed Said Halil el-Ca'beri ile 28 yaşındaki yardımcısı Muhammed Hamid Subhi el-Hams'ın şehit edilmesiyle zirveye tırmandı.

Biz de bugünkü ve müteakip yazımızda bu saldırılarla tırmanan gerginliği ve işgalci siyonistin yeniden bu saldırıları yoğunlaştırmasının arka planındaki stratejik hesapları tahlil etmeye çalışacağız. 

 
İşgal devleti bu saldırısında önemli bir şahsiyeti hedef alması sebebiyle Filistin direnişinin etkili bir karşılık verebileceğini hesap ettiğinden buna fırsat vermemek ve onu böyle bir şeye kalkışmaktan kaçınmaya zorlamak amacıyla söz konusu cinayetin hemen ardından yoğun bir saldırı temposu başlattığı gibi bir yandan da ateşli bir psikolojik savaş havası oluşturmak amacıyla büyük çaplı tehditlerde bulundu.

O yüzden peş peşe gerçekleştirilen saldırılarda, el-Ca'beri ile yardımcısının şehit edilmesinden bizim bu yazıyı yazdığımız vakte kadar geçen süre içinde on üç kişi şehit olurken en az yüz otuz kişinin de yaralandığı bildirilmişti. 

 
Öncelikle işgalcinin saldırgan ve tehditçi tutumunun mücahitleri direnişten vazgeçiremediğini, tam aksine yoğun karşılık verdiklerini ve işgalci tarafında onun açısından basit sayılamayacak kriz yaşandığını burada vurgulamak istiyorum.

Her şeyden önce işgalcilerin resmi açıklamalarına göre en az dört kişi hayatını kaybederken 35 kişi de yaralandı. Fakat bu bilgiler sadece siviller arasındaki zayiatı yansıtıyor. Oysa karşıt füze saldırılarında özellikle askerî hedeflerin vurulmasına çalışıldı ve birçoğunun isabet ettiği sanılıyor. Ancak siyonist işgalci kendi saldırılarının psikolojik savaş boyutunu önemsediği ve Filistin direnişine yönelik saldırılarını haklı gerekçelere dayandırma amaçlı malzemeleri öne çıkardığı için askerî kayıplarını gizlerken, sivil kayıplarını medyaya yansıtmaya özen gösteriyor.

Bu yüzden gerçek kayıplarının ve bilhassa askerî mekanizmadaki zayiatın kamuoyuna açıklanan kayıplarının epey üstünde olması ihtimali yüksektir. 
Ayrıca siyonist işgalci bu kez gerçekleştirdiği saldırılarda önemli bir sürprizle karşılaşmıştır ki o da uluslararası alanda İsrail'in başkenti kabul edilen Tel Aviv'e kadar ulaşan Şafak 5 füzeleridir.

Kassam mücahitleri bu füzelerin tamamen yerel imkânlarla, kendileri tarafından imal edildiğini ve 75 km. menzile sahip olduğunu açıkladı. İşgalcilerin Tel Aviv, Filistinlilerin Tellu'r-Rebi' adını verdiği şehir ise Filistin'in Akdeniz sahilinin orta kesiminde yer alır ki Gazze'den buraya ulaşan füze işgal devleti kontrolündeki toprakların yarısına ulaşabilecek niteliktedir.
 

Kassam füzelerinin ilk kullanılmaya başlandığı tarihlerde Gazze sınırından itibaren 10-15 km. mesafedeki alan risk altında kabul ediliyordu. Dikkat edilirse işgal güçlerinin Komutan Ahmed el-Ca'beri'yi şehit eden saldırısından sonra sınırdan 40 km. kadar içeri giren bölgeler alarm durumuna geçirildi, bu mıntıkada okullar tatil edildi ve bu bölgede oturanların bir çoğu daha uzak mesafelere çekilmek amacıyla yollara döküldü.

Tel Aviv'e kadar ulaşan füze sürprizi ise işgalci saldırganın endişesini artırdı. 
Bazıları direnişin bu savunma mekanizmasını basite alıyor ve önemsemiyorlar. Oysa işgalcilerin Çarşamba günü yoğunlaştırdıkları saldırılardan sonra yaşadıkları korku, telaş ve hareketlilik söz konusu mekanizmanın sanıldığı gibi basit olmadığını ortaya koymuştur.

Daha önce bulundukları bölgelerdeki sığınaklara giren işgalcilerin bu kez füze menzilinden uzak yerlere kaçmayı tercih etmeleri de dikkat çekici bir durumdur. Ayrıca bir tarafta ölümü öldürmüş ve şehadeti ebedi saadete açılan kapı olarak gören kararlı mücahitlerin diğer tarafta ise ölümle yok olacağını düşündüklerinden ondan kurtulmak için ulaşamayacağı bir yerlere kaçmanın yollarını arayan birilerinin bulunmasından kaynaklanan farklılık var.


Şehit edilen Ahmed el-Ca'beri'nin kim olduğu hakkındaki bilgilere ve siyonist işgalcinin neden bilerek mayına bastığı hakkındaki kanaatlerimize de inşallah müteakip yazımızda yer vereceğiz.

yeniakit

Bu yazı toplam 656 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim