• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 14 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Erzurum 11 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 17 °C

İşgalci, Ateşkese Neden Uymadı?

Ahmet Varol

Gazetemizde 15 Ağustos’ta yayınlanan “Kahire’de ateşkes pazarlıkları” başlıklı yazımızda da dile getirdiğimiz üzere siyonist işgal rejiminin direniş karşısında zorlanması sebebiyle onun şartlarını gündemine almak zorunda kalması zoruna gidiyor, dolayısıyla görüşmelerin önünü açacak taahhütte bulunmaktan kaçınıyordu. O yüzden beş günlük geçici ateşkesin bitiş saatlerinin yaklaştığı sırada Netanyahu yeniden psikolojik savaş yöntemlerini devreye sokarak ateşkesi uzatmayacağı tehdidinde bulundu. Ama Filistin tarafı ablukanın tamamen kaldırılması ve Gazze’ye tüm yolların açılması şartından vazgeçmeyeceğini ortaya koyunca tehditlerinin yine işe yaramadığını anladı. Sonra diktatör Sisi’nin önerisiyle yeniden ateşkesin 24 saat daha uzatılmasını onayladı. 

Fakat bu uzatmanın ortasındayken, 19 Ağustos Salı günü öğle saatlerinde Gazze’den üç füze atıldığı iddiasıyla aniden şiddetli bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Gazze’nin Şeyh Rıdvan mahallesinde Delu ailesine ait üç katlı bir bina F-16’lardan atılan altı füzeyle yerle bir edildi. İçindekiler enkaz altında kaldı. 

Gazze’den üç füze atıldığı iddiası tamamen yalan ve saldırıya gerekçe oluşturma amaçlıydı. Filistin direnişinin geçici de kalıcı da olsa onayladığı ateşkesi ilk ihlal eden olmayı ilkelerine de çıkarlarına da aykırı bulduğu; ama işgalcinin böyle bir ilkesi olmadığı gibi aşağıda örneğini vereceğimiz önemsediği fırsat çıkması durumunda da asla kaçırmak istemediği, hemen bir bahane uydurup ateşkesi bozduğu biliniyor. 

Gazetemizde 2 Ağustos’ta yayınlanan “Siyonist canavarın ateşkes oyunu” başlıklı yazımızda da izah ettiğimiz üzere daha önce Rafah ve Huzaa bölgelerine saldırı için ateşkesi bozduğunda da bir subayının kaybolmasını gerekçe göstermişti. Oysa o subayın ateşkes başlamadan önceki çatışmalarda öldürüldüğü daha sonra açığa çıktı. Salı günü neden aniden ateşkesi bozduğu da hedef alınan evde bulunanların kimliğinin belirlenmesinden sonra belli oldu. 

Hedef alınan evde şehit edilenler arasında Hamas’ın askerî kanadı İzzettin Kassam Birlikleri’nin lideri ve işgal rejiminin birinci hedef ilan ettiği Muhammed Dayf’ın hanımı ile Ali adlı yedi aylık oğlu vardı. 

Bazı yorumlara göre işgalci Muhammed Dayf’ın yerinin belirlendiği bilgisi aldığı için iştahı kabarmış ve hemen ateşkesi bozmuştu. Kıymetli dostlarımızdan ve Filistinli önemli fikir adamlarından olan akademisyen yazar Dr. Usame el-Eşkar’ın yorumuna göre ise işgalci Muhammed Dayf’ın kendisinin değil ailesinin yerini tespit etmiş ve sırf intikam amacıyla bu saldırıyı gerçekleştirmişti. 

Bu olay iki gerçeği gözler önüne seriyordu: Birincisi siyonist saldırganın vahşette sınır tanımama ve intikam konusunda ne kadar canavar ruhlu olduğu. Düşmanından intikam almak için onun emzikli eşini ve kundaktaki bebeğini vahşice katletmekten zevk alıyor ve bunun için aleyhine sonuç vermesi ihtimali yüksek bir ateşkes ihlali yapabiliyor. İkincisi, siyonist canavarın ateşkesi sadece köşeye sıkıştığında kabul ettiği, önemsediği fırsat çıkması durumunda muhtemel olumsuz sonuçları da göz ardı ederek anında bozabildiği ve hunharca saldırabildiği.

Dayf’ın ailesinin kaldığı evin tespit edilerek vahşice yerle bir edilmesi ihanetçiler konusunu yeniden gündeme getirdi. Filistin direnişi halkın içine sızan ve bütün değerlerini dünyevi çıkarlara satan ihanetçileri tasfiye için yoğun çalışma yaptı ve birçoğunu ortaya çıkarmayı başardı. İşgal rejiminin son saldırısında direniş liderlerinin yerlerini tespit edememesinde o tasfiyenin önemli rolü var. Ama son saldırı onlardan tamamen de kurtulamadığını gösteriyor. Şimdi yeni bir atak başlatarak önümüzdeki birkaç gün içinde tüm kalıntılarını temizlemek için çalışacağını açıkladı. Onlar kendileri başkalarını gözlerken sürekli birilerinin de kendilerini gözlüyor olabileceği korkusu içindedirler. O yüzden çok korkak ve telaşlıdırlar. Kirli ilişkilerinin bir yerine el atılması durumunda bağlantılarının açığa çıkarılması da mümkün olabilir. 

Unutmamak gerekir ki tarih boyunca ve günümüzde ümmetin en büyük sıkıntısı ihanetçilerdir. Günümüzde de Müslüman görünüp siyonist katillere çalışanlar bu ümmetin baş belasıdır. Onları Kur’an-ı Kerim’in ışığında biraz ayrıntılı tanımak gerektiğini düşünüyorum.

yeniakit

Bu yazı toplam 221 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim