• BIST 1.127
  • Altın 500,471
  • Dolar 8,2591
  • Euro 9,6937
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 6 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Erzurum 1 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 15 °C

İran'ın 1979'da ABD Yörüngesinden Çıkmasını Kabul Edemediler

İran'ın 1979'da ABD Yörüngesinden Çıkmasını Kabul Edemediler
Chomsky, 'Her şeyin sebebi bu' dedi: İran'ın 1979'da ABD yörüngesinden çıkmasını kabul edemediler

Amerikalı dilbilimci ve tarihçi Noam Chomsky, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin “uluslararası terör eylemi” olduğunu söyledi. Dünyaca ünlü entelektüel, Truthout’a verdiği röportajda Amerikan dış politikasına ve Washington’ın yurtdışındaki askeri rolüne yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Süleymani’nin 3 Ocak’ta öldürülmesinin ardından İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de, ABD’nin hamlesini uluslararası terörizm olarak nitelendirmişti. Zarif açıklamasında, “ABD, haydutça maceracılığın tüm sonuçlarından sorumlu olacaktır” ifadelerine de yer vermişti.

Noam Chomsky, C.Y. Polychroniou’nun ABD’nin hamlesinin savaş nedeni olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine yönelik sorusununa, “Savaş nedeni mi? Belki vurdumduymaz bir uluslararası terörizm üzerinde anlaşabiliriz. Trump’ı seçenekler konusunda bilgilendiren üst düzey Pentagon yetkililerinin bu fevri kararla afalladığı anlaşılıyor” şeklinde cevap verdi.

Röportajdan öne çıkan başlıklar şu şekilde:

İran ABD'nin üst düzey bir komutanını öldürseydi neler olurdu: Süleymani, sadece İran’da saygı duyulan bir isim değil. Bu ABD’deki İran uzmanları tarafından biliniyor. İran’ın üst düzey bir ABD komutanını Mexico City havalimanında öldürdüğünü düşünün.

Çatışmanın neyle alakalı olduğuna gelince, geri plandaki nedenler anlaşılmaz değil. Uzun zamandır ABD dış politikasının birincil ilkesi Ortadoğu’daki geniş enerji kaynaklarını kontrol etmek. Kullanılması şart değil. II. Dünya Savaşı sonrası dönemde İran bu hedef açısından merkeziydi ve 1979’da İran’ın ABD’nin yörüngesinden çıkması bu doğrultuda kabul edilemezdi.

ABD'nin İran takıntısını 1953'e kadar götürmek mümkün: “Takıntının” geçmişi 1953'e kadar uzatılabilir. İran’da petrolün bulunmasından bu yana petrolü yöneten Britanya o dönem hükümetin kendi kaynaklarını kullanmasını önleyememiş ve faaliyeti yürütmesi için küresel süpergücü çağırmıştı.

Britanya, Washington’ı bir miktar gönülsüzce çağırmıştı. Bunu yaparak eski imparatorluğu ABD’ye teslim etmiş oluyordu ve bu da küresel güç yönetiminde “küçük partner” rolüne daha fazla itilmesi anlamını taşıyordu.

ABD ordusunun bölgeden çekilip çekilmeyeceği öngörülemez: ABD ordusunun bölgedeki varlığının yıllardır süren kaidelere göre azalmayacağı görülüyor ve bu yönde bir düşünce için çok az neden görebiliyorum. Tamamen öngörülemez. Bu olayların nasıl gelişeceğine bağlı.

Kaynak: Independent

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Doğu Perinçek Neden Her Gün Ekranlarda?”09 Ekim 2020 Cuma 11:16
  • Atasoy Müftüoğlu Röportajı05 Ekim 2020 Pazartesi 15:06
  • Şapka Köylüye, Atatürk İslamcılara Kaldı17 Eylül 2020 Perşembe 10:32
  • "Troller, Tetikçiler, Provokatörler"13 Eylül 2020 Pazar 14:56
  • Kabe İmamının Arkasında Namaza Durmak Caiz mi?12 Eylül 2020 Cumartesi 17:10
  • Doğu Türkistan Neden Göz Ardı Edilir?09 Eylül 2020 Çarşamba 17:45
  • Dilipak'dan Korona İddiası01 Eylül 2020 Salı 15:26
  • Mücadeleci Bir Kalem: Şule Yüksel Şenler27 Ağustos 2020 Perşembe 13:39
  • Gaz Fiyatında İndirim27 Ağustos 2020 Perşembe 10:17
  • Ali Bulaç: Tek Taraflı Beyan Üzerine Hüküm Verme26 Ağustos 2020 Çarşamba 16:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim