• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 22 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Erzurum 12 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 19 °C

'İran Türkiyesiz, Türkiye de İransız Yapamaz'

'İran Türkiyesiz, Türkiye de İransız Yapamaz'
Nişantaşı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. R. Kutay Karaca, Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

şantaşı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. R. Kutay Karaca, Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Açıklamalarına öncelikli olarak yıllardır  Afganistan, Suriye ve  Irak'ta süregelen müdahalelerden bahsederek başlayan Kutay Karaca, " Afganistan'a yapılan müdahalenin üzerinden 16, Irak 'a müdahale 1. Körfez Harekatı diye düşünürsek 1990'dan bugüne 27 yıl,  Suriye'de de müdahale 6 yıldır devam ediyor. Baktığımızda bu bölgelere ne demokrasisinde, ne insan haklarında, ne kadın haklarında, ne de refah seviyesinde bir değişiklik oldu. Ne oldu? Binlerce insan öldü üstüne üstlük temel noktaya baktığınız zaman bir şekilde bu ülkeler artık bir araya gelemeyecek duruma düştüler.  Afganistan'da 16 yıldır ilerleme sağlandı mı diye bakılırsa; Taliban bundan 16 yıl önce bu ülkenin yüzde 70'ini yönetiyorken bugün yüzde 70'den fazlasını yönetiyor.  Afganistan'daki terör eylemlerinin dağılımına baktığınız zaman ortalama aylık 10-12 eylem düşüyor. Bunların hepsi ölümle sonuçlanan eylemler. Tüm bunların yanında  Afganistan yalnızca kendine istikrarsızlık sağlamıyor, bölgeye de istikrarsızlık getiriyor.  Pakistan bu istikrarsızlıktan en çok zarar gören ülkelerin başında geliyor. Aynı olay  Pakistan içerisinde gelecek adına problem yaratmaya başlıyor" dedi.

"Irak'a 27 senedir bir demokrasi getirme kavgası var"

"Batı, 27 senedir  Irak'a demokrasi getirme kavgası içinde" diyerek sözlerine şu şekilde devam eden Karaca, "Maalesef  Irak'a demokrasi gelmediği gibi artık paramparça olmuş bir Irak'ı görüyoruz.  Suriye 6 yıllık bir süreç içerisinde artık bir araya gelemeyecek, birbirlerine güveni olmayan, birbirlerini katletmiş kabile mantıklı gruplardan oluşuyor. Bundan sonra bu iki ülke nasıl tek bir ulus devleti haline gelecek sorusu doğrudan sorulmalıdır.  Suriye ve  Irak'ta oluşan boşluk içerisinde kendisine yer bulan  Irak Şam İslam Devleti diye bir örgüt var. Her ne kadar bir devlet gibi dursa da bu bir terör örgütüdür. Bununla ilgili savaş da tüm koalisyon güçleriyle yapılıyor. Fakat bu örgütün nasıl ortaya çıktığına bakarsak örgütün tabanının Iraklı Sünni Araplar üzerinde oluştuğunu görüyoruz. Bu da  Amerika'nın  Irak Harekatlarından çekilmesinden sonra ortaya çıkan Şii yönetimin getirdiği bir sonuç oldu. Sürekli ötekileştirilmiş Sünni Araplar, eski Baasçılar var ve bunlar bir anda IŞİD olarak ortaya çıktı.  Suriye'de bu kadar boşluk içerisinde Esad  İran ve  Irak hükümetinin desteğini alırken ISİD'in  Suriye'de destek bulmamasının imkanı yok. Şimdi ISİD yavaş yavaş yok ediliyor. Artık eski maddi kaynaklarına ulaşamıyor, militan toplama gücü düşüyor. Bundan sonra Suriye özelinde baktığımızda bu gruplar birbirleriyle savaşmışlar birbirlerini katletmişler, nasıl bir araya gelecekler? Çok zor. Esad'ın durumu ne olacak? Bilinmiyor.  Obama yönetiminin maalesef izlediği savaşı öteleme politikasından  Suriye içerisine yerleşmiş bir  Rusya var ve etkin bir  İran var. Dolayısıyla yalnızca bu ülkelerin iç dinamikleri karmaşık bir yapı oluşmadı bu ülke üzerindeki dış güçler adına da karışık yapı mevcut duruma geldi.  Suriye'deki gruplar nasıl bir araya gelecek? Cevabı çok zor" diye konuştu.

"Amerika 'Ben bu devleti tanıyorum' derse çok şaşırmamak gerekir "

Irak  Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin 25  Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık ile ilgili yapacak olduğu referandumu da değerlendiren Karaca, "Irak'ta Kürtler referanduma gidecekler, Barzani geri adım atmıyor.  Amerika da açıklama yaptı,  Türkiye de bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Barzani 'Biz  Türkiye'nin gündeminde en önemli mihenk taşıyız' açıklaması yaptı. Bu biraz bana gözdağı tadında bir demeç gibi geldi. 'Biz de  PKK ile PYD ile bir olursak işiniz çok daha zor olur' denilmek isteyerek bir tehditkar bir tutum mu takındı? Bunu incelemek gerekiyor.  Türkiye'nin bu referandumu kabul etmesine imkan yok.  Türkiye'nin tarihsel anlamda  Irak'ın içerisinde kendi soydaşlarının  Telafer,  Kerkük gibi ana merkezlerin de bu referandum içerisinde yer aldığını görüyoruz. Zaten  Türkiye'nin en büyük güvenlik riski kendi sınırlarında bir Kürt kuşağı oluşturması üzerinedir. Barzani'nin yapacağı referandumdan sonuç Barzani'nin istediği gibi çıkar. Mesela bu referandumun uluslararası kamuoyu tarafından nasıl kabul göreceğiyle de ilişkili. Bu bölünme  Irak'ta ayrı bir iç savaş başlatacaksa o zaman bunun yarattığı istikrarsızlık  Türkiye'de dahil olmak üzere bir çok bölge ülkesinde sıkıntılar doğurur.  Amerika,  Fransa,  İngiltere ve  Rusya bu referandumun çok kabul edilebilir olmadığını yönelik açıklamalar bulundular. Uluslararası kamuoyunda da bu referandumun yanlış olacağı yönünde bir uzlaşma var. Ama bu uzlaşma acaba işin makyaj tarafı mı? Yoksa gerçekten bir uzlaşma mı? Bunu da ancak referandumdan sonra görebiliriz. Referandumdan sonra  Amerika 'Ben bu devleti tanıyorum' derse çok şaşırmamak gerekir. Bununda öncesinde bir strateji belirlemek gerekir. Oradaki referanduma engel olamayacaksanız o zaman referandum sonuçlarının kabul edilmemesi yönünde bir politika izlemeniz gerekir.  Türkiye'nin güvenliği adına bu gereklidir. Çünkü bu devletin daha büyük topraklar isteyip istemeyeceğini de bilemezsiniz. Türkmen şehirleri olayı da işin cabası" ifadelerini kullandı.

"Afrin'e de çekinmeden operasyon yapılmalı"

Afrin'de oluşabilecek herhangi bir girişimde Fırat Kalkanı Operasyonu gibi hiçbir şeyden çekinmeden aynı harekat yapılması gerektiğini düşünen Karaca, "Cumhurbaşkanı 'Biz buna müsaade edemeyiz  Afrin'de oluşabilecek her türlü girişime misliyle sert tepki vereceğiz ve gerekirse bu bölgeye harekat yapacağız' dedi.  Türkiye belki de Suriye-Irak özelinde oluşturulacak haritayı değiştiren ülke olarak karşımıza çıkacak. Çünkü Fırat Kalkanı Operasyonu düşünülen haritanın mantığını bozdu. Şimdi  Türkiye hiç kimseye sormadan kendi şahsi yararı adına kendisinin kazancı adına Fırat Kalkanı Operasyonu'nu yaptıysa bu saatten sonra da  Afrin noktasında hiçbir şeyden çekinmeden aynı harekatı yapmayı düşünmelidir. Çünkü artık en büyük müttefikimiz olan  Amerika'nın düşmanlarımıza silah vermesi ile alakalı sızlanma yapmamıza gerek yok.  Amerika silah yardımı yapıyor. Bunu niye yapıyor diye sorgularız. Bu silahların bir şekilde  Türkiye'ye yönelik terörist gruplarına eline geçeceği açık ve aşikar. O zaman biz kendi planımızı kendimiz yapmak zorundayız. Harekat yapılacaksa veya diplomatik girişimlerde bulunacaksak bunu yapmalıyız. Herkes şunu iyi bilmeli  Türkiye bölgenin en güçlü ülkesidir, NATO'nun 4. büyük ordusuna sahiptir, kendi silahını kendi üretecek ekonomik yapısı vardır. Ama daha önemlisi bu konularda hükümete destek verebilecek bir halk kitlesine de sahiptir." şeklinde konuştu.

"İran  Türkiye'siz,  Türkiye de  İran'sız yapamaz"

Son olarak da  Türkiye ve  İran arasında özellikle  Katar konusunda başlanan işbirliği sonunda bölgede  İran Türkiyesiz,  Türkiye'nin de İransız olamayacağına dikkat çeken Doç. Dr. R. Kutay Karaca, "Barzani'nin istediği referandum  İran'ı da doğrudan etkiliyor. Çünkü  İran içerisinde etnik anlamda bir Kürt grup var. Dolayısıyla bunun  İran'a yansımamasına imkan yok. Son zamanlarda  Türkiye ve  İran arasında özellikle  Katar konusunda başlanan işbirliği gösterdi ki bölgede  İran  Türkiye'siz,  Türkiye de  İran'sız yapamaz.  Türkiye ve  İran arasındaki ilişkiler belki de bölgenin geleceğinde çok önemli etkiye sahip olacaktır. Türkiye dış politikasının bugünlerde  İran üzerinde çok daha ince düşünmesinde yarar görüyorum. Ayrılıktan çok daha fazla işbirliği gerekiyor. İşbirliğimiz yalnızca  Katar ile kalmamalı  Irak ve  Suriye için de  İran'la işbirliği düşünülmelidir. En azından ortak bir noktada buluşulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü  Irak'ta oluşabilecek bir ayrı devlet sonunda  İran topraklarına da sirayet edebilir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak : İHA

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim