• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya -1 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -14 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 8 °C

Irak’ta IŞİD bahaneli katliamlar

Ahmet Varol

Bu sıralarda Türkiye’de gündem tamamen seçimlere kilitlendiğinden komşu ülkelerde yaşanan gelişmeler çok fazla dikkat çekmiyor. Fakat bir yandan Suriye’de Baas rejimini kurtarma amacıyla muhtelif oyunlara başvuranlar korkunç saldırılarını ve katliamlarını sürdürürken bir yandan da daha önce IŞİD milislerini Irak içlerine doğru çekenler şimdi de onu bahane ederek sivil halka yönelik korkunç saldırılar düzenleyerek katliamlar gerçekleştirmeye devam ediyorlar.

Musul’da bir hastane yetkilileri 2 Haziran Çarşamba gecesi kendilerine büyük çoğunluğu sivil vatandaşlara ait yetmiş ceset ulaştırıldığını ifade ettiler. Hastane yetkilileri bu kişilerin IŞİD hedeflerinin vurulduğu iddiasıyla gerçekleştirilen hava saldırılarında öldürüldüklerine dikkat çektiler. Askerî kimlikleri tespit edilemeyen uçakların gerçekleştirdiği saldırılarda Kerkük vilayetinin güneybatısındaki el-Huveyce şehrinde yer alan ve IŞİD’e ait olduğu söylenen bir üssün hedef alındığının iddia edildiği ancak hayatlarını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sivil vatandaşlardan oluştuğu dile getirildi.

Olayda yaralanan kişilerin verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre IŞİD tarafından kullanıldığı söylenen bir nokta hedef gösterilirken geniş bir alanı kapsayan büyük çaplı bir saldırı düzenleniyor. Bu yüzden oldukça geniş bir alan üzerinde tahribat ve yıkım gerçekleştiriliyor. Gecenin geç saatlerinde başlatılan bu saldırıda insanlar uykuya çekildikleri vakitte saldırıya yakalanıyorlar. Bir yerlere kaçma, kendilerine sığınak bulma fırsatları olmuyor. O yüzden de hayatlarını kaybedenlerin ve yaralananların sayısı çok fazla oluyor. Tam anlamıyla bir katliam gerçekleştiriliyor.

Bilindiği üzere bölgede son dönemde yine IŞİD merkezli bir gerginlik yaşanıyor. Normalde gerginliğin merkezine her ne kadar bu örgüt yerleştirilmiş olsa da saldırılardan büyük ölçüde bölgedeki sivil vatandaşlar zarar geriyor. Örgütün ismi de stratejik hesapların, taktiklerin ve saldırıların gerekçesini oluşturuyor.

Uluslararası emperyalizm ve onunla işbirliği içindeki bölgesel güçler aslında IŞİD’i bölgedeki halklara içten darbe vurmak amacıyla kendi elleriyle beslemiş ve stratejik hesaplarında kullanacakları bir konuma gelmesini sağlamışlardır. O konuma gelmesinden sonra da dışarıdan saldırmak ve özellikle siyonist işgal rejimi açısından önemli olan bölgelere yeniden yerleşmek, buralara kazıklarını çakmak ve hem emperyalist güçlerin çıkarlarına hizmet eden dikta rejimlerinin hem de siyonist işgalin geleceğini sağlama almak için geliştirdikleri politikaları uygulamak amacıyla kendisinden yararlanmaya başlamışlardır.

Normalde IŞİD fitnesini gerek Irak’ta ve gerekse Suriye’de direnişi yıpratmak amacıyla değerlendiren, ondan istifade edebilmek için arka kapıdan silahlandıran zulüm güçleri bugün de ondan kaynaklanan tehdidi stratejik hesapları için değerlendirmek istiyorlar. Fakat bu güçlerden kaynaklanan tehdidin IŞİD tehdidinden çok daha büyük olduğunu görmek gerekir.

Her şeyden önce bugün Afganistan’ın, Irak’ın ve Somali’nin içine düştüğü durum ABD tehdidinin, Suriye, Irak ve Yemen’de devam eden krizler de bölgedeki zulüm rejimlerinden kaynaklanan tehdidin gerçekte çok daha büyük ve daha korkunç olduğunu bize söylüyor.

Çatışmaların ve krizlerin devam ettiği bütün bu ülkelerde savaşla hiçbir ilgileri olmayan insanların hedef alındığı oldukça fazla saldırı gerçekleştirilmesini “yanlışlık” iddiasıyla temize çıkarmak mümkün değildir. Hava saldırılarında bu kadar çok yanlışlık yapılması mantık dışıysa saldırılar kasıtlıdır ve savaşla ilgileri olmayan insanların kasten öldürülmesi ihtimal dışı değildir. Çünkü Afganistan ve Irak’ta büyük katliamlar yapanların anlayışlarının; “Filistinli anneleri öldürün ki terörist doğurmasınlar”, “Filistinlilerin çocuklarını öldürün çünkü büyüyünce onlar da terörist olacaklar” türü sözler sarf eden siyonistin zihniyetinden farklı olmadığını açıklama ve tavırları ortaya koydu. Dolayısıyla Suriye ve Irak’ta IŞİD bahanesiyle gerçekleştirilen saldırılar bu örgütün elemanlarından önce savunmasız sivil insanlar için tehdit oluşturuyor.

Bütün bu saldırıların gerçekleştirilmesi ve sivil, savunmasız insanların kasıtlı bir şekilde hedef alınması bu bölgelerde sürdürülen savaşlarda izlenen bir stratejidir.

yeniakit

Bu yazı toplam 361 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim