• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Konya 21 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 18 °C

İlker Başbuğ: Atatürk içkiyi ilaç olarak içerdi!

İlker Başbuğ: Atatürk içkiyi ilaç olarak içerdi!
'Atatürk’ün en büyük hayal kırıklığı, ikinci bir siyasi partinin kurulup hayatını devam ettirememesidir...'

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, “Atatürk içkiyi ilaç olarak içerdi, zihni çok çalıştığı için” dedi.

Başbuğ, "Atatürk’ün kesinlikle bir diktatör olmadığını, Türkiye’nin geleceğini kadınların belirleyeceğine inandığını" söyledi.

İlker Başbuğ, Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu “Çalar Saat” programına katıldı.

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla katıldığı programda Atatürk’le ilgili görüşlerini anlatan Başbuğ, özetle şunları söyledi:

Neden bugün zafer bayramını kutluyoruz?

“Büyük Taarruz 26 Ağustos sabahı topçu ateşiyle başlıyor. 26 Ağustos tarihi önemli. Çünkü geçmişe baktığımızda Atatürk’ün Büyük Taarruza karar verdiği zaman haziran ayıydı. Bu kararı kendisinden başka İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve Kazım Paşa. Neden 26 Ağustos? 26 Ağustos’un iki konuyla ilgisi var. Bir yıl önce 26 Ağustos 1921’de Sakarya Meydan Muhaberesi yaşandı. O kadar kritik ki bizzat cepheye gidip geriye çekilmenin engellenmesini istiyor. Sakarya taarruzu durdurulmasa Türkiye’nin kaderi değişecekti. İkincisi de 26 Ağustos aynı zamanda Malazgirt’in tarihi. 26 Ağustos Türkiye tarihi için önemli bir gün.”

Büyük Taarruz için neden 1 yıl bekledi?

“4 Mart 1922’de Atatürk Meclis’te bir konuşma yapıyor: Taarruz yarım hazırlıklı olmaz, yarım hazırlıkla olmaz. Ben taarruz kararına varabilmem için 3 vasıtaya ihtiyacım var der. 1-Türk milletinin düşmanın Anadolu’dan sökülmesi için kararlılığını görmem lazım. 2-Sizin, Meclis’in bu konuda kararlı mı, bunu görmem gerek. 3-Orduyu göreceğim.

Atatürk, ‘Millet ve meclis esas olarak iç cephedir. Aslında ordu görünendir. Bu cephe kırılabilir, yenilgilere uğrayabilir; bu önemli değil. Ama iç cephe çökerse, o millet çöker’ der.

O yüzden ‘ben bu 3 cepheyi görmem gerek’ der.

Büyük Taarruzda iki ordu var. Güneyde 2. Ordu, kuzeyde 1. Ordu. Ve Atatürk 1. Ordu’nun başına geçer. Bunun sonucunda da İsmet İnönü bu savaşa Başkomutanlık Meydan Savaşı der. Atatürk de Büyük Taarruza “Rum sındığı” savaşı diyor. ‘Sındık’ aslında ‘kırmak’, ‘yenmek’ anlamına geliyor.

Yunan ordusunun Büyük Taarruz’da kaybı 73 bin, Türk ordusunun zaafı ise 14 bin. Bunun içinde şehit de, yaralı da var. Bu Dumlupınar’da 30 Ağustos’ta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının temelini oluşturuyor.

Atatürk savaşmayı en son çare olarak gören bir komutan. Öncelikle barış yoluyla çözüm aramakta, ancak bir yol bulunamadığında savaşmayı göze alan bir komutan.

Atatürk kendi askeri için ‘cepheden kaçan askeri ilk komutanı idam eder’ diye emir veren, ama bir askerin ölümüne de çok üzülen bir asker, komutan.”

‘Kurtuluş Savaşı’nda güç dengesini kurdu’

“Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda hem siyasi, hem de askeri olarak denge stratejisi işledi. Düşmanlarıyla ittifak yaparak güç dengesini kurdu.

Güç dengesini Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda uyguluyor. Kurtuluş Savaşı dediğimiz zaman Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir’i unutmamak lazım.

Rusya ve Fransa ile ittifak yapıldı. Öncelikle diğer bölgeler halledildikten sonra, Rusya ve Fransa ile mücadele edildi.”

Diktatör tartışması

“Gerçekçi, güç dengesini ustalıkla kullanan, çelik irade sahibi,  karizmatik bir liderdi. Diktatör kesinlikle değildi. Bir örnekle anlatayım:

1924 Anayasası hazırlanıyor. Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı, anayasada 3 şey istiyor: 1-Cumhurbaşkanı’na Meclis’i dağıtma ve seçimleri yenileme yetkisi, 2- Veto yetkisi ve 3-Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nin kendisine bağlanmasını istiyor. Reddediliyor.

Atatürk kendi dönemi için değil, kendinden sonra gelecek dönemin oluşması için çalışıyor.”

Hayal kırıklığı

“Atatürk’ün en büyük hayal kırıklığı, ikinci bir siyasi partinin kurulup hayatını devam ettirememesidir. Eğer Atatürk sağ kalsaydı, Türkiye 2. partinin kurulma olayı 1946’dan daha önce olurdu.”

'Kadınlar toplumun temeli'

“‘Bir milletin felaket içinde olması tehlikesi, toplumsal ve ahlaki hastalık sonunda olur’ diyor Atatürk. Tedavi ilim ve fendir. Eğitimle olacak. Eğitim evde, anneyle başlıyor. Atatürk’ün kadının üzerinde durmasının bir sebebi de bu. Evde alacağı eğitimi çok önemsiyor. Ayrıca kadının erkekler gibi eğitim almasını, kamusal alanda olmasını istiyor.

Erkeklerde kadınlardaki duyarlılığı göremiyorum. Kadınlar dolayısıyla Türkiye gençliğinden ümitliyim. Türk kadınlarından ümitliyim.”

Atatürk ve din tartışması

“Atatürk ‘Bizim dinimiz İslam dini. En makul, en son dindir’ der. Atatürk’e dinsizdi denilebilir mi? ‘Mensubu olduğumuz İslam dindarlığını siyaset aracı olmaktan kurtarıp, yükseltmeliyiz’ diyerek dinle siyaseti ayırıp, dini yüceltmek istiyor. Atatürk dini geçerli bir kurum olarak kabul ediyor, dini Allah ile kullar arasındaki bir aracı olarak görüyor. Din siyasi ve kişisel amaçlar için kullanılmasını istemiyor.”

Film projeleri

“Mustafa Kemal ve Atatürk kitaplarından hazırlanacak bir filmin yapılması beni en mutlu kılacak olaylardan biridir” diyen Başbuğ, çekilecek bir filmin şu sahneyle başlamasını hayal ettiğin açıkladı:

“Atatürk Samsun’a çıkmadan önce Fethi Okyar’ı ziyaret gidecek. Üniformasını giyerek karakola gidiyor, tutuklanma pahasına. Orada ordudan ayrılmış bir albay daha sonra polis müdürü olmuş, onunla karşılaşıyor. Diyor ki, ‘Paşam duydum ki Anadolu’ya gideceksiniz. Ben dahil, kimleri istiyorsanız gelip emrinize girmeye hazırım’ diyor. Atatürk bu sözler için ‘Başarımın ilk müjdesi oldu’ diyor.”

Asker-siyaset ilişkisi

“Atatürk, meşrutiyet öncesi özgürlük peşindedir. Harp Okulu'nda yönetimin iyi olmadığını, meşrutiyetin ordu vasıtasıyla geleceğini düşünüyor.

Meşrutiyetin gerçekleştiği zaman, subaylar siyaset içerisinde, ordu siyasete karışıyor diye ordunun siyasetten uzak durmasını istiyor. Ordunun asli göreviyle uğraşmasını istiyor.”

'Türk ordusunda büyük haksızlık yapıldı'

“Son yıllarda Türk ordusuna büyük bir haksızlık yapıldı. Orduya yapılan bu haksızlık TBMM’nin atacağı adımlarla ve Türk halkının büyük desteğiyle aşılabilir. Ben bu haksızlıkların giderileceğin inanıyorum.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim