• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Rize 8 °C

İlim Yayma’da 65 yıl

Ahmet Varol

İlim Yayma Cemiyeti gençlik yıllarımızdan bu yana ismini ezberlediğimiz sivil toplum kuruluşlarından biridir. İsmini ezberlememiz tabii ki ilim alanında hizmet veren kuruluşlara yardım ve destekleri sebebiyledir. Dün yani 27 Nisan Çarşamba sabahı, 65. yıl etkinlikleri öncesinde hem bilgilendirme hem de görüş alışverişi için düzenlenen bir kahvaltı programında kurumun genel başkanı Yusuf Tülün’le, bazı ileri gelenleriyle ve basın alanında hizmet veren birtakım kıymetli dostlarımızla Sirkeci’deki Sepetçiler Kasrı’nda bir araya geldik. Öncelikle böyle bir buluşmaya vesile oldukları için kurumun yetkililerine şükranlarımı arz ediyorum. 

Programda genel başkan sayın Yusuf Tülün’den kurumun çalışmaları hakkında özet bilgiler aldık. Tülün konuşmasında, 1951’de Sirkeci esnafının ileri gelenlerinden oluşan 68 kişi tarafından kurulan İlim Yayma Cemiyeti’nin Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının ilklerinden olduğuna dikkat çekti. Bilindiği üzere Türkiye’de 1950 öncesinde henüz sivilleşme yoktu. Devlete, “bu ülkeye komünizm getirilecekse onu da biz getiririz” anlayışı hükmediyordu. Dolayısıyla İlim Yayma Cemiyeti’nin kurulduğu dönemde sivilleşme yeni başladığından bu kurum da ülkenin ilk sivil toplum kuruluşları arasında yer aldı. 

Bu kurumun kurulduğu dönem öncesinde ilim tahsili de tamamen yasaklandığından köylerde bir cemaatin önüne geçip namaz kıldırmayı bırakın cenaze namazlarını kıldırma işi bile Bekri Mustafalara kalmıştı. Minarelerden Hz. Peygamber (s.a.s.)’in okuttuğu şekilde ezanlar okunmasına izin verilmesi, camilerin kapılarının açılması üzerine cemaatlerin önüne geçip de namaz kıldıracak imamlar yetiştirilmesine de ihtiyaç duyuldu. İlim Yayma Cemiyeti de bu alanda hizmet verecek kurumlara, oralarda okuyacak çocuklara ve onların ailelerine destek için bir sivil toplum kuruluşu olarak kuruldu. 

Zaman içinde aileler bu kurumlarda çocuklarının aynı zamanda dinlerinin, inançlarının gereğini kısmen de olsa öğrenerek yetiştiklerini gördükleri için sadece belli bir alanda çalıştırmak amacıyla değil sırf çocuklarına dinlerini de öğretmek amacıyla bu kurumları tercih eder oldular. O yüzden bu kurumlara rağbet arttı. Dolayısıyla İlim Yayma Cemiyeti gibi sivil toplum kuruluşlarının hizmetlerine, desteklerine ihtiyaç da arttı. Böylece İlim Yayma Cemiyeti hızla tüm Türkiye’ye yayılarak çalışma alanını genişletti. Tülün’ün verdiği bilgilerden öğrendiğimize göre şu an Türkiye genelinde 168 şubesi bulunuyor. 

Gerek erkek gerekse kız öğrencileri barındırmak amacıyla açılan yurtlarında 24 bin öğrenci barındırılıyor. Bu yurtlar sadece barındırma değil aynı zamanda bir ek eğitim ve öğretim hizmeti verdiğinden sadece İmam - Hatiplerde değil genel liselerde ve farklı meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerin aileleri de buraları tercih eder oldular. Yine Tülün’den aldığımız bilgiye göre şu an bu kurumun yurtlarında kalan öğrencilerin yüzde kırkını İmam Hatip öğrencileri, yüzde altmışını ise diğer eğitim öğretim kurumlarında öğrenim görenler oluşturuyor. 

Fakat bugün önemli olan küresel güçlerin Müslüman halklar için çizmiş olduğu sınırları aşmak ve bir ümmet bilinciyle tüm İslâm coğrafyasına yayılmaktır. Bu alanda verilecek hizmetlerde de Türkiye’ye ve Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşüyor. Bu amaçla Türkiye’den başka ülkelere, başka ülkelerden de buraya öğrenci götürmek ve getirmek gerekiyor. 

Sınırları aşmak sadece öğrenci götürmek ve getirmekten ibaret kalmamalı. Bilgi de taşımak gerekiyor. Bilgi taşıma hizmeti her alanda yapılabilir. Bunların içine İslâm coğrafyasının bugün yaşadığı problemlerle ve İslam dünyasındaki gelişmelerle ilgili bilgiler de dâhil olacaktır. Sayın Tülün, Sepetçiler Kasrı’ndaki kahvaltı programında benim bu konudaki önerime cevaben söylediklerinde bu alanda bazı hizmetlerinin olduğunu söyledi. 

Biz de buna inanıyor ve takdir ediyoruz. Ancak bugün ümmet coğrafyasının daha fazlasına ihtiyacı var. Bunun yapılabilmesi için de desteğe ihtiyaç var. Sayın Tülün, İlim Yayma Cemiyeti’nin tamamen gönüllülerin destekleriyle bütün bu hizmetleri verdiğine dikkat çekti. Bugün İslâm coğrafyasının beklediği hizmetlerin artırılabilmesi için de bu gönüllülerin sayılarının ve desteklerinin artmasına ihtiyaç var. 

yeniakit

Bu yazı toplam 198 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim