• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 21 °C
  • Rize 10 °C

İki ateş arasındaki Yermük

Ahmet Varol

Yermük kampı, Şam’ın banliyösünde yer alan ve Suriye’deki iç çatışmaların başlamasından önce 160 bin civarında Filistinli mültecinin yaşadığı ama bugün bu sayının 18-20 bine kadar düştüğü bir mülteci kampıdır. 

Suriye halkının rejime karşı başkaldırı hareketi başlatması üzerine Baas yönetimi Suriye’de barınan Filistinli mültecilerden kendisine açık destek vermelerini ve yerine göre kendi tarafında çatışmalara katılmalarını istedi. Sol ve ulusçu gruplar açıktan destek talebini reddetmedi. Fiili olarak rejim milislerinin saflarında yer alma isteğini kabul edenler de oldu. Ama İslami kesim kendileri için Filistin halkı gibi Suriye halkının da önemli olduğunu dile getirerek halka karşı verilecek savaşta yer almayacağını bildirdi. 

Bunun üzerine Baas yetkilileri, Suriye’de yaşayan Filistinlilerin güvenliğini sağlamaktan sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek bir bakıma mülteci kamplarını tehditlere açık hale getirdiler. Gerçekte bu bir taktikti ve rejim saflarında hareket edenlerden gelebilecek saldırıların önünün açılması anlamına geliyordu. Daha sonra rejimin silahlı güçleri, çatışmalardan ve saldırılara hedef olmaktan dolayı Yermük mülteci kampına sığınan muhaliflerin kendilerine teslim edilmesini istediler. Fakat onların tesliminin ölüme atılmaları anlamına geleceği bilindiğinden bu istek mülteci kampında ikamet edenler tarafından kabul edilmedi. Bunun üzerine rejim güçleri kampı her taraftan kuşatmaya alarak saldırılar başlattılar. Bu kuşatma ve saldırılar mültecilerin hem dışarıdan insanî yardım almalarını zorlaştırdı, hem de sürekli tehditle, ölüm korkusuyla karşı karşıya kalmalarına neden oldu. O yüzden çıkabilenlerin çoğu geri dönmedi ve kamp büyük ölçüde boşaldı. 

Son dönemde kamp IŞİD militanlarının saldırılarına hedef oldu. Görünüşte orayı rejim güçlerinden kurtararak güvenliğe kavuşturmak istiyorlardı. Gerçekte ise kamp ahalisi açısından en az rejim güçleri kadar tehlike ve tehdit oluşturuyorlardı. Bunu kampın yüzde yetmişlik kısmını kontrol altına almalarından sonra çok daha bariz bir şekilde ortaya koydular. 

Fakat ilginç olan rejim güçleriyle birlikte hareket ettikleri bilinen bazı sol ve ulusçu grupların IŞİD kuşatması ve saldırıları karşısında söze gelir bir tepki ve direniş göstermeden hızla sahadan çekilmeleriydi. Rejim güçleri zaten kampı dıştan kuşatma altında tutuyorlardı ve onlar da IŞİD militanlarıyla çatışma görüntüsü vererek kamp içindeki hedefleri vurdular. Böylece kamp iki ateş arasına alınmış oldu. Birbirlerine saldırdıklarını ve hâkimiyeti birbirlerinden almak istediklerini ileri süren IŞİD militanları ile rejim güçlerinin her ikisinin de hedefinde mülteci kampını savunmaya çalışan Filistinli direnişçiler, kamp sâkinleri ve kampa hizmet için oluşturulan noktalar vardı. 

Kampı rejim güçlerinden kurtarma iddiasındaki IŞİD militanları ise kontrol altına aldıkları bölgelere kendilerince sıkı yönetim getirerek insanların sokağa çıkmalarını dahi yasak ettiler. Böylece dışarıdan insani yardım, ilaç ve hatta içme suyu almalarını bile engellediler. İçme suyunun dağıtıldığı noktalara toplanılmasını ve su dağıtımını engellediler. Evlerdeki ihtiyaç maddelerinin tükenmesiyle birlikte insanlar aç ve susuz kalmaya başladılar. Militanlar sıkı yönetim uyguladıkları bölgelere keskin nişancılar yerleştirerek ortalıkta görünenlere saldırı düzenlediler. 

Bütün bu gelişmeler ve Yermük kampına oynanan oyunlar, IŞİD’in Suriye halkının özgürlüğü için değil tıpkı Cezayir’deki GIA ve Nijerya’daki Boko Haram gibi halkların meşru mücadelelerini kirletmek amacıyla hazırlanan senaryoları uygulamak için yönlendirildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yermük’ün ve oradaki savunmasız insanların bu şekilde iki yönden ateş çemberine alınması kirli bir oyuna ve taktiğe işaret ediyor. 

Bilgi: Bugün Cuma namazından sonra İstanbul’da Fatih Camisi’nde Yermük mülteci kampında ateş çemberine alınan insanlarla dayanışma amacıyla Filistin’le Dayanışma Derneği (FİDDER) öncülüğünde bir eylem düzenlenecek. Destek verilmesi küresel ve bölgesel güçlerin iki taraflı oyunlarına tepki ve birbirleriyle hâkimiyet kavgası verdiklerini iddia ederken mazlum insanları arada ezmeye çalışan karanlık güçlerin tümünü ret açısından anlamlı olacaktır. 

yeniakit

Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim