• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 11 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Erzurum -16 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 3 °C

Hükümetin Yeni Politikası

Hükümetin  Yeni Politikası
Milli Gazete Yazarı Doğukan Pekin Türkiye İsrail ilişkileri ile ilgili bir yazı kaleme aldı

Tevhid Haber

Milli Gazete yazarı İsrail ile  türkiye arasındaki görüşmelerle ilgili bir yazı kaleme aldı 

Yazının Tamamı

İSRAİL Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Moshe Ya’alon’un yerine, 2015’te yapılan Kiniset seçimlerinde altı üye kazanan Yisrael Beiteinu’un Genel Başkanı Avigdor Liberman’ı Savunma Bakanlığı’na getirmesi, İsrail-Filistin yakınlaşmasında çokça tartışılacak yeni adımları da beraberinde getirecektir.
Revizyonist Siyonizm’in kurucusu Zev Jabotinsky’nin politikalarını savunan Liberman, işgal altındaki topraklarda yaşayan Sovyet göçmenlerin desteğini arkasına almaktadır. Göçmen idaresinin de kendisine bağlanması, Doğu Avrupa’dan yeni Yahudi göçünü teşvik etmeye ve Batı Şeria’da yeni Yahudi yerleşim birimlerinin kurulmasına yönelik olsa gerek.

Dışişleri Bakanı olarak görev yaparken, Hamas’ın mutlaka yok edilmesini savunan aşırı sağ eğilimli Avigdor Liberman’ın hükümete alınması, geleceğe yönelik İsrail Hükümeti’nin Filistin sorununa çözüm konusunda nasıl bir yol izleyeceğinin ana çerçevesini ortaya koymaktadır.

Daha önce, El Halil’de Filistinli yaralı bir göstericiyi öldüren İsrailli askeri savunan ve daha da ileri giderek; “Bize karşı olanlara daha fazla müsamaha gösterilmemesi ve gerekirse balta ile kafasının koparılması gerekir” ifadesiyle büyük tepkilere neden olan ve geçmişte gece kulüplerinde fedailik yapan Liberman’dan daha fazlasını beklemek mümkün olmasa gerek. Kiniset’in Filistinli üyesi Zoabi; “Liberman gibi faşist düşünceye sahip bir kişinin, hükümette değil, cezaevinde yer alması gerekir” ifadesiyle en büyük tepkiyi ortaya koymuştur.

Liberman’ın yeniden hükümette yer alması, elbette ki Netanyahu’nun Filistin sorununun çözümüne yönelik bakış açısını da bir kez daha ortaya koymuştur. Dünyada birçok ülkenin Filistin sorununun çözümü için ön ayak olmaya başladığı bir dönemde, Liberman’ın hükümete alınması aslında “çözümsüzlük” adına dünyaya verilmiş bir gözdağı mesajı niteliğindedir. 

Daha iki gün önce Batı Şeria ve Kudüs’te yapılan baskılarda Hamas liderlerinden Vasfi Kubha ve Rafet Nasif’in gözaltına alınması, Liberman’ın hükümete alınması arafesinde çok büyük anlam ortaya koymaktadır.

Burada önemli olan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın dolaylı olarak işgalci İsrail’in politikalarına adeta destek nitelikli politik adımları, Netanyahu’yu daha da cesaretlendirmeye yönelik olmuştur.

Hamas’ın, “Gazze’deki abluka kaldırılsın” çağrısına kulak tıkayan işgal güçleri, adeta meydan okurcasına ablukanın daha da sıklaştırılması yönünde daha sert tedbirlere başvurmaktadır.

Mısır yönetiminin Refah Sınır Kapısı’nı açmaması ve İsrailli yetkililerin Türkiye’ye yönelik mesajlarında ise; “Türk malları Aşod Limanı’ndan Gazze’ye gidecek” şeklindeki açıklamaları büyük bir vahameti ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir.

Bütün bu olumsuz tablo ortada iken, İsrail ile ilişkileri güçlendirmek ve canlandırmak üzere büyük hamleler başlatan ve İsrail’in Brüksel Karargâhı’nda ofis açması yönündeki vetosunu kaldıran AKP iktidarının, Filistin sorununun çözümü konusunda nasıl bir tavır ortaya koyacağı ise doğrusu merak konusudur.

İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesinde kilit rol oynayan AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in yeni kabine üzerinde nasıl bir etkiye sahip olacağı aşağı yukarı tebeyyün etmiştir. Ömer Çelik’in adının bu sıralarda dışişleri bakanlığı için dillendirilmesi de, İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesi sonucu olsa gerek.

Daha önce, “İsrail’le normal olan ilişkilerimiz, İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine gaddarca saldırması ile bozulmuştur. AK Parti’nin Filistin davasındaki hassasiyeti, İsrail ile ilişkilerin seyrinden etkilenmeyecek tarihsel ve ilkesel bir derinliğe sahiptir” şeklindeki açıklaması ve sonrası, “İsrail bizim dostumuzdur” açıklaması ve akabinde 35 kişilik “Başkanlar Konferansı” heyetinin Saray’da kabulünde başrol oynaması ilişkilerin canlandırılmasındaki (reinvigoration) rolünü ortaya koymaktadır.

AKP Hükümeti, İsrail ile ilişkileri geliştirme adına, Filistin davasından geri adım atıp atmayacağı ise yeni hükümetin icraatlarıyla ortaya çıkacaktır.

Doğan Bekin

Milli Gazete

Etiketler: , , ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim