• BIST 108.097
  • Altın 372,925
  • Dolar 6,7080
  • Euro 7,4961
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Erzurum 12 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 16 °C

Hükumet PKK'ya Çağrı Yaptı İddiası

Hükumet  PKK'ya Çağrı Yaptı İddiası
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, hükümetin Nevruz bayramı öncesi PKK’ya uzlaşı çağrısı yaptığını ancak dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini söyledi.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, hükümetin Nevruz bayramı öncesi PKK’ya uzlaşı çağrısı yaptığını ancak dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini söyledi.
 
Hükümetin ilk olarak yerel inisiyatifler nezdinde Yüksekova bölgesine operasyon başlamadan önce PKK’ya çağrı yaptığını, bu süreçte HDP’nin sürece dahil edilmediğini kaydeden Önder, yaşananları “Hükümet bu inisiyatifte bulunanlara bir koridor açabileceklerini ve oradaki PKK’lilerle görüşüp onlara bu tekliflerini iletmelerini istemişler. Bu yerel temsilciler, PKK’ye bunu ilettiklerinde PKK’nin JÖH ve PÖH benzeri yapıların kışlalarına çekilmeden böyle bir koridor açma teklifine sıcak bakmayacaklarını, çünkü halkın güvenliğinin söz konusu olduğunu aktarmışlar. Daha sonra yerel temsilciler bu değerlendirmeyi ilettiklerinde hükümet tarafından kabul görmemiş başlangıçta” diye anlattı.
 
İlk çağrının kimden geldiğini yine de bilmediğini vurgulayan Önder, “PKK haber gönderdi mi, birileri aracı oldu mu; doğrusu bu konuda bilgi sahibi değiliz. Ama bilgi sahibi olduğumuz başka bir şey var ki; hükümet Nevroz döneminde bizim aracılığımızla PKK’ye bir çözüm çağrısı yaptı” diye konuştu.
 
Önder, bundan bir hafta sonra da kendilerinin devreye alındığını kaydederek, şunları söyledi: “Bu gelişmenin üzerinden bir hafta geçtikten sonra; bu da Nevroz civarı oluyor. Nevroz’dan biri iki gün önce bir trafik yaşanıyor. Hükümet tekrar bu temsilcileri çağırarak bu teklifi kabul edebileceklerini ama ciddi ve güvenilebilir bir akreditasyon istediklerini söylemişler. Bu zamana kadar biz devrede değildik. Tamamen HDP’nin dışında bir gelişmeydi. Yerel temsilciler bu akreditasyonun nasıl sağlanacağı konusunda hükümete fikir sorduğunda; hükümet siyasi muhattapların böyle bir onay vermesi durumunda bunu yeterli ve güvenilir bulacaklarını söylemişler. O zaman biz göreceli bir inisiyatif aldık. Bununla görevli siyasetçilerle görüştük, bakan düzeyinde görüşmelerimiz oldu. Daha sonra hükümetin böyle bir talebi olduğu mesajını Kandil’e ilettik.”
 
Sırrı Süreyya Önder’e göre o dönemde görüşmeler Erdoğan’ın ‘son terörist kalıncaya dek’ açıklamasıyla noktalandı.
 
Yine Önder’e göre, ‘2013 Mayıs’ına dönülürse her şey konuşulabileceği’ni söyleyen Davutoğlu’nun bu çabaları her defasında ‘Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay tarafından önünün kesilmesi’yle sonuçlandı.
 
Davutoğlu’nun halefi Başbakan Binali Yıldırım’a Erdoğan’ın “Sen bu işlere karışma, bu işi Genelkurmay halleder” diye bir çerçeve çizdiği yorumunda bulunan Önder, “Çünkü Davutoğlu’nun azledilme gerekçesi Davutoğlu’nun haddini aşan işlere girişmesi olarak tarif ediliyor. Sanırım Davutoğlu’nun azledilmesinde 2013 Mayısı’na dönülme demeci çok etkili oldu” ifadelerini kullandı. 
 
Önder, dokunulmazlık dosyaları savcılıklara iletilirken, süreci HDP’li milletvekilleri açısından da farklı yorumladı. Erdoğan’ın HDP’li vekillerin ve bizzat HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklanması durumunda olabilecekleri araştırdığını söyleyen Önder, sözlerine şöyle devam etti: “Bildiğim bazı şeyler var. Bu süre içerisinde iki şey yaptıklarını biliyorum. Saray tarafından yaptırılan bir araştırma var. Tutuklamaların siyasi sonuçları ne olur? Özellikle Selahattin Bey’in tutuklanmasının sonuçları birdenbire HDP’nin yüzde 15 bandına çıkması gerçekliğini gösteriyor. Onun üzerine bir kısmı aktif hâkim ve savcıdan oluşan bir hukukçular komisyonunda bütün vekillerimizin dosyalarını tek tek incelettiriyorlar. Buradan uluslararası hukukta ve AİHM’de savunulabilecek bir tek tutuklamanın yapılamayacağı bilgisi veriliyor. Selahattin Bey’i dışarıda tutarak birkaç tutuklama yapabilir miyiz diye bakıyorlar; ancak ondan da bir sonuç çıkmıyor. Son olarak; bari irademiz dışında bir tutuklama ya da salıverme olmasın diye HSYK kararnamesi çıktı.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İhvan: Mavi Marmara Şehitlerinin Kanı Heba Olmayacak01 Haziran 2020 Pazartesi 13:59
  • Bu Rezillik Son Bulsun Çağrısı01 Haziran 2020 Pazartesi 13:53
  • İstanbul Sözleşmesi Üzerinden Tehdit01 Haziran 2020 Pazartesi 13:45
  • Normalleşme Süreci Resmen Başladı01 Haziran 2020 Pazartesi 01:39
  • Mavi Marmara Tuzakmış!31 Mayıs 2020 Pazar 21:31
  • Ak Partili Vekille Mavi Marmara Cevabı31 Mayıs 2020 Pazar 20:55
  • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstifa Sürecini Anlattı31 Mayıs 2020 Pazar 20:46
  • FETÖ Yapılanmasına Darbe31 Mayıs 2020 Pazar 17:06
  • Ahmet Taşgetiren'den Basın Özgürlüğü Eleştirisi31 Mayıs 2020 Pazar 15:13
  • Acı Tesadüf Kudüs İle Mavi Marmara ...31 Mayıs 2020 Pazar 13:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim