• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Konya 0 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Erzurum -16 °C
  • İzmir 3 °C
  • Rize -2 °C

Hükümet 'B planı'na hazırlanıyor

Hükümet 'B planı'na hazırlanıyor
Yargıtay’da yapılan HSYK seçimlerinin ilk turunu hükümetin kaybetmesi, 12 Ekim seçimlerini hükümet açısından daha kritik bir noktaya taşıdı. 22 üyelik kurulun en az 6 üyesinin hükümete yakın olacağı beklenirken, karar sayısı için hükümetin 6 üye daha seçt

HSYK Genel Kurulu, 22 üyeden oluşuyor ve 15 kişiyle toplanıp 12 kişiyle karar alabiliyor. 22 kişilik HSYK’da Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulun doğal üyesi.

ÖZETLE

Kurul 22 üyeli
6 üye hükümete yakın
Toplantı yeter sayısı değişebilir
B planı yasa ve anayasa değişikliği

 

22 üyelik kurul için ilk seçim Yargıtay’da 23 Eylül’de gerçekleşti. HSYK’ya seçilen 3 üyeden hiç biri hükümetin desteklediği isimlerden değil. 29 Eylül’de bu kez Danıştay’da yapılacak seçimde ise Danıştay HSYK’ ya 2 üye gönderecek.

22 üye içinde hükümetin desteklediği isimler olarak kurulun doğal üyesi olan Adalet Bakanı ve Müsteşar dışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukat ve hukukçu akademisyenlerden atayacağı 4 isimle birlikte sayı 6’yı buluyor. Yargı çevreleri Adalet Akademisi’nin HSYK’ya göndereceği 1 üyenin de hükümet hanesine yazılabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte 22 üyeli kurulda hükümetin desteklediği aday sayısı 7’ye çıkıyor.

Hükümet en az 5 üye hedefliyor

HSYK için en kritik seçim ise 12 Ekim’de gerçekleşecek. Kurula 10 üye seçecek olan hakim ve savcıların tercihi hükümet açısından belirleyici olacak. Seçimlere Yargıda Birlik Platformu listesi olarak giren hükümet toplantı yeter sayısı için daha fazla olsa da karar eşiğini aşmak için en az 5 üye seçtirmek zorunda. Böylelikle HSYK’da toplantı yeter sayısı olan 15’i bulamasa da karar yeter sayısı olan 12’yi bulmuş olacak. Peki seçimlerden hükümetin istediği sonuç çıkmazsa ne olacak?

Bunun ilk işaretini AK Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal 25 Eylül’de Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “HSYK seçimlerini bir zümre kazanırsa biz de gayrimeşru sayarız.” diyerek verdi.

Mahir Ünal Cemaati kastederek; “HSYK seçimleri ile ilgili önümüzdeki en büyük tehlike, iradesini nereden aldığı belli olmayan ve amaçları son derece açık olan bir zümrenin HSYK’yı yeniden ele geçirmeye çalışmasıdır. Bu durumda üzerimize düşeni yaparız. Askeri darbelere karşı parlamento bugüne kadar ne yapmışsa, bugün de yargı darbesine karşı gerekeni yapacaktır. Meclis açıldığında bu parlamento üzerine düşeni yapacaktır. Ne gerekiyorsa yaparız.” diye konuştu.

Toplantı yeter sayısı artabilir

AK Parti HSYK ile ilgili düzenlemeyi 2011 referandumunda anayasal bir düzenleme olarak gerçekleştirmişti. Dolayısıyla partinin yapabileceği yasal değişiklikle hakim ve savcıların seçtiği kurulun yapısal olarak değiştirilmesi mümkün değil.

Ancak Al Jazeera’nin Ak Parti’li hukukçulardan öğrendiği bilgiye göre bu anlamda hükümetin B planı hazır. Buna göre daha önce toplantı yeter sayısı 15 olan HSYK Genel kurul toplantılarını 13’e indiren hükümet, seçimlerde istediği sonucu alamazsa, toplantı yeter sayısını 22’ye çıkaracak. Bu kararla hükümet, HSYK’nın çalışmalarını engellemeyi, ardından da muhalefet partileriyle anlaşarak anayasal bir değişikliğe gitmeyi planlıyor.

Hükümetin konu ile ilgili bir referanduma hazırlandığını Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile görüşen Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer 25 Eylül 2014'te gazetedeki köşe yazısında Akdoğan’ın şu sözleriyle aktardı:

Hiçbir organ devlete meydan okuma yeri değildir. Ülkenin kaderini de 12 bin kişinin(HSYK seçimlerinde oy kullanacak hâkim ve savcı sayısını kastederek) yapacağı seçim değil, 55 milyonun yapacağı seçim belirler. Bu yüzden HSYK seçimleri her şeyin başıdır ya da sonudur gibi abartılması doğru değil. Önemlidir bu doğru. Çünkü yargının belli vesayet odaklarının denetimine geçmemesi açısından önemlidir ama ülkenin kaderini, geleceğini etkileyecek diye bakmak da bence doğru değildir.”

Çakırözer Akdoğan’ın 55 milyon karar verir sözlerinden hükümetin B planı olarak yeni bir referandumu düşündüğünün altını çiziyor.

Kriz neden çıktı?

17 Aralık operasyonu HSYK için dönüm noktası oldu.

HSYK' daki üye yapısınındaki durumun aleyhine olduğunu Hükümet 17 Aralık operasyonunun ardından farketti. Bakan çocuklarının da aralarında olduğu isimlere yönelik operasyonlardan mülki idare amirlerinin ve bakanların haberininin olmaması hükümeti harekete geçirdi. Hükümet bu bağlamda bir düzenleme yaparak 'Adli Kolluk Yönetmeliği'çıkardı. 26 Aralık 2013'te HSYK bir bildiri ile bu yönetmeliğe karşı çıktı. Ardından hükümet HSYK'da yapısal bazı değişiklikler için birbiri ardına adımlar atmaya başladı.

7 Ocak 2014 tarihinde HSYK'nın referandumla kabul edilen yapısının değiştirilmesi ve Adalet Bakanı’nın yetkilerinin artırılması  için yeni bir yasa teklifi hazırlandı. Ancak gelen tepkilerin ardından Meclis'teki görüşmeler 24 Ocak 2014 'te bitti. Yasa teklifi askıya alındı.

HSYK Genel Kurulu'nun 15 Ocak 2014'teki ilk toplantısında Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakim ve savcıların atamalarıyla ilgili kararların alındığı 1. Daire'nin üye yapısını değiştirdi. Bazı üyeler 3. Daire'ye kaydırıldı. 1. Dairede yapılan değişiklik sonrası aralarında 17 Aralık Operasyonu’nun koordinasyonunu gerçekleştiren Zekeriya Öz başta olmak üzere Turan Çolakkadı, Fikret Seçen, Cihan Kansız’ın da bulunduğu birçok hakim ve savcının yerleri değiştirildi. Tayin ve atamalarla ilgilenen 1. Daire’de istenilen kararları aldıran hükümet, bu kez Yargıç ve savcılara soruşturma izni veren 3. Daire’de istediği adımları atamadı. Bolu Savcısı Zekeriya Öz’ün hükümet aleyhine attığı bazı tweet’ler üzerine soruşturma açılması istendi. Ancak 3.Daire toplantılarını bir türlü karara bağlamayarak buna izin vermedi. Aslında, Daireler incelemeye gerek görmese bile, Adalet Bakanı'nın oluruyla savcılarla ilgili işlem yapılabiliyor. Ancak bunun olması için de önce ilgili dairenin toplantısından olumlu ya da olumsuz bir karar çıkması gerekiyor.  Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu durumu 4 Ağustos 2014 tarihinde katıldığı A Haber televizyonundaki programda  ‘blokaj’ olarak yorumladı.

Adalet Bakanı, kritik atamaları gerçekleştirmek üzere HSYK Genel Kurulu'nu 10 Şubat 2014'te olağanüstü toplantıya çağırdı. Hükümet ile HSYK arasında yeni bir kriz patlak verdi. Toplantıda karar almak için 22 üyeden 15’nin hazır bulunması gerekiyordu. Ancak 8 üye toplantıya katılmadığı için hiçbir karar alınmadan toplantı bitirildi.

Bu gelişme üzerine acil olarak toplanan AK Parti’nin hukukçu kurmayları durum değerlendirmesi yaptı. TBMM Genel Kurulu’nda askıya alınan HSYK teklifi 15 Şubat 2014'te yeniden gündeme getirildi.

Muhalefet partilerinin yoğun itirazları, hatta yumruklu kavgalar arasında teklif Genel Kurul'dan geçti. Yasa HSYK kadrolarının sil baştan yenilenmesini getirdi ve Adalet Bakanı'nın HSYK'daki yetkileri arttırıldı. Yasa Çankaya Köşkü'nün onayının ardından CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Yüksek Mahkeme 11 Nisan'da yasanın bazı maddelerini iptal etti. Ancak yasa yürürlüğe girdiğinde yapılan kadro değişiklikleri aynen korundu.

Kaynak: Al Jazeera, Hürriyet, Cumhuriyet

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim