• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Konya 17 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 11 °C
  • İzmir 21 °C
  • Rize 17 °C

Hilal Kaplan: Cumhuriyet bir gece vakti ilan edildi; tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşendi

Hilal Kaplan: Cumhuriyet bir gece vakti ilan edildi; tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşendi
Yazısında Mustafa Kemal'in Nutuk’unda yer alan “'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve ark

Yazısında Mustafa Kemal'in Nutuk’unda yer alan “'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve arkadaşları görevlendirdim. Baylar, görüyorsunuz ki cumhuriyetin ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı çağırmaya ve onlarla görüşüp tartışmaya gerek görmedim. Çünkü, onların öteden beri ve doğal olarak bu konuda benim gibi düşündüklerinden kuşkum yoktu” sözlerine yer veren Yeni Şafak gazetesi yazarı Hilal Kaplan, “Mustafa Kemâl, Cumhuriyetin kuruluş hikâyesini böyle anlatır. Meclisteki vekillerin çoğunluğu mecliste bile yokken, kanun maddesi kabul edilir ve cumhuriyet bir gece vakti 'ilan edilmiş' olur” dedi.

Hilal Kaplan yazısında “Kendisi de Cumhuriyetin ilanının ardından hem devlet hem de parti başkanı olur. Üç mebus hariç İkinci Meclis›e girecek vekillerin hepsini bizzat belirler ve böyle böyle tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşenmiş olur” ifadelerine yer verdi.

Hilal Kaplan’ın Yeni Şafak gazetesinin bugünkü (29 Ekim 2014) nüshasında yayımlanan “Hangi Cumhuriyeti kutlamak?” başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

Hangi Cumhuriyeti kutlamak?

'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim.

Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve arkadaşları görevlendirdim. (...)

Baylar, görüyorsunuz ki cumhuriyetin ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı çağırmaya ve onlarla görüşüp tartışmaya gerek görmedim. Çünkü, onların öteden beri ve doğal olarak bu konuda benim gibi düşündüklerinden kuşkum yoktu.'

Mustafa Kemâl, Cumhuriyetin kuruluş hikâyesini böyle anlatır. Meclisteki vekillerin çoğunluğu mecliste bile yokken, kanun maddesi kabul edilir ve cumhuriyet bir gece vakti 'ilan edilmiş' olur.

Kendisi de Cumhuriyetin ilanının ardından hem devlet hem de parti başkanı olur. Üç mebus hariç İkinci Meclis›e girecek vekillerin hepsini bizzat belirler ve böyle böyle tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşenmiş olur.

Resmî anlatının aksine, mebusların ezici çoğunluğunun cumhuriyet rejimiyle bir sorunu yoktur. Ancak cumhuriyetin oldubittiye getirilerek kurulmasından ötürü ‹gelmekte olan›ı hissetmektedirler ve bu rahatsızlığın esas kaynağıdır.

Takriri Sükûn Kanunu'ndan İstiklâl Mahkemelerine, Şark Islahat Planı'ndan Dersim katliamına, Varlık Vergisi'nden başörtüsü yasaklarına kadar hâlâ yansımalarını telafi etmeye çalıştığımız uygulamaların bu dönem içerisinde gerçekleştirildiğini düşününce endişe etmekte ne kadar haklı olduklarını bir kez daha anlıyor insan...

***

İstiklâl Mahkemeleri mazlumlarından İskilipli Atıf Hoca'nın adı 2012'de Çorum'daki bir devlet hastanesine verildi.

Diyarbekir Dağkapı Meydanı'nın adı, geçtiğimiz aylarda hem Şark Islahat Planı hem İstiklâl Mahkemesi mağduru Şeyh Said'in adıyla şereflendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde Dersim Katliamı için özür diledi.

Mevcut hükümet, eski devletin el koyduğu gayrimüslim vakıf mallarının önemli kısmını sahiplerine iade etti, iade süreci devam ediyor.

Başörtüsü yasakları büyük ölçüde kalktı, yer yerinden oynamadı ve hatta taşlar biraz daha yerine oturdu.

Bu gelişmelerin hiçbiri, tek parti döneminden bu yana gerçekleştirilen zulümlerin tamamen telafi edildiğini elbette göstermez. Lakin doğru istikamet üzere gidildiğine ilişkin güçlü emareler oldukları da bir gerçek. Şayet çözüm süreci de başarıyla nihayete ererse, cumhuriyet gerçekten kutlanmayı hak eden, halkın büyük çoğunluğunu kuşatmayı becermiş bir demokratik bir rejim niteliğine bürünecek gibi görünüyor.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Salih Tuna'dan Gülümseten Yazı30 Mart 2017 Perşembe 13:28
  • Selahattin Demirtaş Açlık Grevine Başlıyor30 Mart 2017 Perşembe 13:20
  • Adalet Bakanı : Adil Öksüz...30 Mart 2017 Perşembe 12:39
  • "DARBEYE PEYGAMBERİ DE KARIŞTIRMIŞLAR"30 Mart 2017 Perşembe 12:21
  • Tekfirci Terörist : ‘Çekin Çekin Kafirlere Gülüyorum!’30 Mart 2017 Perşembe 12:05
  • Yıldırım ve Tillerson'dan Yoğun Görüşmeye Devam Kararı30 Mart 2017 Perşembe 12:01
  • Selvi’nin ‘içeriden’ Aldığı AKP Anketi30 Mart 2017 Perşembe 11:50
  • Almanlar Katliam Yaptı30 Mart 2017 Perşembe 00:41
  • Moro’da Yeni Yasin Börüler Yetişecek29 Mart 2017 Çarşamba 19:39
  • Meral Akşener'e Gözaltı Şoku29 Mart 2017 Çarşamba 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim