• BIST 95.852
  • Altın 190,976
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 24 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 22 °C

Hilal Kaplan: Cumhuriyet bir gece vakti ilan edildi; tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşendi

Hilal Kaplan: Cumhuriyet bir gece vakti ilan edildi; tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşendi
Yazısında Mustafa Kemal'in Nutuk’unda yer alan “'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve ark

Yazısında Mustafa Kemal'in Nutuk’unda yer alan “'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve arkadaşları görevlendirdim. Baylar, görüyorsunuz ki cumhuriyetin ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı çağırmaya ve onlarla görüşüp tartışmaya gerek görmedim. Çünkü, onların öteden beri ve doğal olarak bu konuda benim gibi düşündüklerinden kuşkum yoktu” sözlerine yer veren Yeni Şafak gazetesi yazarı Hilal Kaplan, “Mustafa Kemâl, Cumhuriyetin kuruluş hikâyesini böyle anlatır. Meclisteki vekillerin çoğunluğu mecliste bile yokken, kanun maddesi kabul edilir ve cumhuriyet bir gece vakti 'ilan edilmiş' olur” dedi.

Hilal Kaplan yazısında “Kendisi de Cumhuriyetin ilanının ardından hem devlet hem de parti başkanı olur. Üç mebus hariç İkinci Meclis›e girecek vekillerin hepsini bizzat belirler ve böyle böyle tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşenmiş olur” ifadelerine yer verdi.

Hilal Kaplan’ın Yeni Şafak gazetesinin bugünkü (29 Ekim 2014) nüshasında yayımlanan “Hangi Cumhuriyeti kutlamak?” başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

Hangi Cumhuriyeti kutlamak?

'Yemek yenirken; 'Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedim.

Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve arkadaşları görevlendirdim. (...)

Baylar, görüyorsunuz ki cumhuriyetin ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı çağırmaya ve onlarla görüşüp tartışmaya gerek görmedim. Çünkü, onların öteden beri ve doğal olarak bu konuda benim gibi düşündüklerinden kuşkum yoktu.'

Mustafa Kemâl, Cumhuriyetin kuruluş hikâyesini böyle anlatır. Meclisteki vekillerin çoğunluğu mecliste bile yokken, kanun maddesi kabul edilir ve cumhuriyet bir gece vakti 'ilan edilmiş' olur.

Kendisi de Cumhuriyetin ilanının ardından hem devlet hem de parti başkanı olur. Üç mebus hariç İkinci Meclis›e girecek vekillerin hepsini bizzat belirler ve böyle böyle tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşenmiş olur.

Resmî anlatının aksine, mebusların ezici çoğunluğunun cumhuriyet rejimiyle bir sorunu yoktur. Ancak cumhuriyetin oldubittiye getirilerek kurulmasından ötürü ‹gelmekte olan›ı hissetmektedirler ve bu rahatsızlığın esas kaynağıdır.

Takriri Sükûn Kanunu'ndan İstiklâl Mahkemelerine, Şark Islahat Planı'ndan Dersim katliamına, Varlık Vergisi'nden başörtüsü yasaklarına kadar hâlâ yansımalarını telafi etmeye çalıştığımız uygulamaların bu dönem içerisinde gerçekleştirildiğini düşününce endişe etmekte ne kadar haklı olduklarını bir kez daha anlıyor insan...

***

İstiklâl Mahkemeleri mazlumlarından İskilipli Atıf Hoca'nın adı 2012'de Çorum'daki bir devlet hastanesine verildi.

Diyarbekir Dağkapı Meydanı'nın adı, geçtiğimiz aylarda hem Şark Islahat Planı hem İstiklâl Mahkemesi mağduru Şeyh Said'in adıyla şereflendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde Dersim Katliamı için özür diledi.

Mevcut hükümet, eski devletin el koyduğu gayrimüslim vakıf mallarının önemli kısmını sahiplerine iade etti, iade süreci devam ediyor.

Başörtüsü yasakları büyük ölçüde kalktı, yer yerinden oynamadı ve hatta taşlar biraz daha yerine oturdu.

Bu gelişmelerin hiçbiri, tek parti döneminden bu yana gerçekleştirilen zulümlerin tamamen telafi edildiğini elbette göstermez. Lakin doğru istikamet üzere gidildiğine ilişkin güçlü emareler oldukları da bir gerçek. Şayet çözüm süreci de başarıyla nihayete ererse, cumhuriyet gerçekten kutlanmayı hak eden, halkın büyük çoğunluğunu kuşatmayı becermiş bir demokratik bir rejim niteliğine bürünecek gibi görünüyor.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • F-35 Türkiye'ye Törenle Teslim Edildi!21 Haziran 2018 Perşembe 20:13
  • Bahreyn "İsrail ile Diplomatik İlişki Kurduğu" Haberlerini Yalanladı21 Haziran 2018 Perşembe 16:38
  • Erdoğan : Koalisyon Olabilir21 Haziran 2018 Perşembe 14:36
  • "Canım Çiğerim Kürt Kardeşim!"21 Haziran 2018 Perşembe 14:17
  • Şimşek : OHAL için bir Sebep Kalmadı21 Haziran 2018 Perşembe 14:02
  • Cemil Bayık Yakalandı mı?21 Haziran 2018 Perşembe 12:27
  • Muharrem İnce'den Görevli Memura Ağır Küfürler21 Haziran 2018 Perşembe 12:11
  • Seçime 3 Gün Kala Son Anket!21 Haziran 2018 Perşembe 11:58
  • Siyonistler : 24 Haziran Seçimleri…20 Haziran 2018 Çarşamba 17:37
  • Kasım Süleymani O Ülkede Ortaya Çıktı20 Haziran 2018 Çarşamba 17:25
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim