• BIST 110.179
  • Altın 155,916
  • Dolar 3,8576
  • Euro 4,5431
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 9 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Erzurum 0 °C
  • İzmir 10 °C
  • Rize 16 °C

Hicaz Korsanlarının Libya Oyunu

Ahmet Varol

Mısır’da kanlı darbeyle, meşru iktidara el koyan ve  bugün de gayri meşru saltanatını sürdürebilmek için hukuk dışı uygulamalarını sürdüren Sisi cuntasına şartsız destek veren Hicaz Korsanları (resmi adıyla Suudi Arabistan Krallığı)’nın desteğiyle Şubat ayı içinde Libya’da iki ayrı darbe girişimi oldu. Her ikisi de başarısız kalan bu darbe girişimlerinden 14 ve 20 Şubat tarihlerinde yayınlanan yazılarımızda ayrıntılı söz etmiş ve  arkasında söz konusu korsanların parmağının olduğuna işaret eden bazı önemli hususlara temas etmiştik. 

O zaman ilginç olan bir gelişme Hicaz Korsanları’nın hizmetindeki el-Arabiyye kanalının her iki girişimde de darbecilere açıktan destek vermesiydi. Hatta ikincisini girişim değil başarılı bir darbe olarak kamuoyuna yansıtmaya kalkışmış ve darbecilerin aynen Mısır cuntası gibi ültimatom verdikleri, Ulusal Genel Kongre üyelerinin de tanınan mühlet dolmadan alanı terk etmek için taslarını taraklarını toplamada acele ettikleri yönünde haberler yayınlamışlardı. Yani hayallerini vakıa gibi dünyaya yansıtmada hayli heyecanlı oldukları ve bu heyecanlarını ekranlara yansıtmada acele ettikleri çok belirgindi. 

Çünkü Mısır’da Sisi yoluyla gerçekleştirdiklerinin aynısını Libya’da gerçekleştirmek ve böylece bu ülkede de halkın diktaya karşı kazandığı zaferi geri almak istiyorlardı. Fakat siyasi yönetimin erken tedbir alması ve darbe planı için yönlendirilen kadronun çalışmaları hakkında önceden bilgi temin etmesi her iki girişimi de başarısız kıldı. Ancak halkın zulme karşı kazandığı zaferi geri alma konusunda ısrarlı olan Hicaz Korsanları ve onlarla işbirliği içindeki Körfez Korsanları’nın ülkeden ellerini çekmeye niyetlerinin olmadığını biz söz konusu darbe girişimleriyle ilgili değerlendirmelerimizde de dile getirmiştik. 

Bu kez ülkede federal yapıya gidilmesinin zeminini oluşturma iddiasıyla hazırladıkları fitne oyununu organize etme çalışmalarına biraz daha fazla ağırlık vermeye başladılar. Federal yapıya gidilmesi iddiasıyla oluşturulan silahlı grupların ülke ekonomisinin ana kaynağını oluşturan petrolün ihraç edilmesinde kullanılan bazı limanlara el koymaları işte bu oyunun bir parçasıdır. 

Silahlı grupların  el koyduğu Sidre limanından, Kuzey Kore bandıralı bir gemiye petrol yüklenmesi işinin ve Ali Zeydan hükûmetinin buna engel olamamasının son dönemde Libya’da bir siyasi çalkantıya neden olduğu biliniyor. Söz konusu gemi her ne kadar Kuzey Kore’den kiralanmış olsa da kiralama işleminin bir Suud şirketi tarafından gerçekleştirildiğini hatırlatalım. Her ne kadar Riyad’daki Hicaz Korsanları hükûmeti olayın dışında görünmeye çalışsa ve Libya’daki silahlı milislerle irtibata geçerek ülkenin petrolünü yasa dışı yollarla gasp işinin bir şirket tarafından gerçekleştirildiği görüntüsü verilse de bu işin Riyad’daki korsanların bilgisi ve hatta onayı dışında gerçekleşmesi asla mümkün olamaz. Ama biz sadece onaylarıyla değil talepleri ve yönlendirmeleri ile gerçekleştiğine inanıyoruz. 

Bu olay Riyad’daki siyasi iktidarın tam anlamıyla bir korsanlar saltanatı olduğunu da bütün açıklığıyla gözler önüne serdi. Çünkü Libya’da hükümetin düşmesine neden olan petrol alımı tamamen hukuk dışı uygulamalarla, uluslararası anlaşmalara aykırı yöntemlerle ve resmî hükûmeti devre dışı bırakıp devletin tanımadığı silahlı milislerle irtibata geçilerek gerçekleştirilen satın alma yani korsanlıktır. Suudi Arabistan’da yani Hicaz Korsanları’nın yönetimindeki ülkede böyle bir işlemi herhangi bir şirketin yapmasıyla devletin yapması arasında hiçbir fark yoktur. 

Böyle bir korsanlığın öncelikli amacının da para kazanmak olacağını sanmıyoruz. Maksat para kazanmak olsaydı işi kuralına uygun yapmaları daha sağlıklı olurdu. Birinci amaçları iki ayrı darbe girişimiyle deviremedikleri siyasi iktidarı bu yolla devre dışı bırakmak ve zayıflatmaktır. İkinci önemli amaçları ise silahlı milislere para kaynağı temin edilmesi ve kontrol altına aldıkları bölgelerinde kademeli bir şekilde siyasi iktidarı da ele geçirmeleri için onlara yardımdır. Yani kendi kasalarından para çıkmadan onlara finans kaynağı temin etmiş oluyorlar. Bu destek aynı zamanda milislerin kendilerine mahkûm olmalarını sağlama stratejisinde de işlerine yarayacaktır.

yeniakit

Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim