• BIST 106.707
  • Altın 162,106
  • Dolar 3,9074
  • Euro 4,6284
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Konya 2 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Rize 6 °C

Hamas İsrail’i tanır mı?

Ahmet Varol

Farz edin ki bereketli bir arazide huzur içinde yaşadığınız bir eviniz vardı. Bir eşkıya grubu geldi, komşularınızın bazı çıkarlar karşılığı size ihanet etmesinden de yararlanarak ve silah gücünü kullanarak bu evi gasp etti. Eşyalarınızı kapıya atıp sizi evin bahçesinin bir kenarında ayazda yaşamak zorunda bıraktı. Ama yeniden evinizi geri alabileceğiniz korkusuyla sizi orayı tamamen terke zorlamak için sürekli saldırıp rahatsız ediyor. Siz de duruma razı değilsiniz ve eviniz üzerindeki tüm haklarınıza yeniden kavuşmak istiyorsunuz. Bu yüzden devam eden bir sorun içindesiniz. 

Sorun uzayınca ailede üç farklı görüş ortaya çıktı. 

Büyük kardeş “eğer biz evin eşkıya grubuna ait olduğunu söyler, üzerindeki haklarımızdan vazgeçersek bahçenin kenarına küçük bir baraka yapmamıza razı olacak ve artık bizi rahatsız etmeyecek. Gelin bunu kabul edelim ve kötü bir barakada da olsa güven içinde yaşayalım” diyor. 

Ortanca kardeş; “barakada olmaz, tam güvenceye alınmış, sapasağlam bir ev yapma imkânı tanınırsa eşkıyaların gasp ettiği evin onlara ait olduğunu kabul ederiz; üzerindeki haklarımızdan vazgeçeriz” diyor. 

Küçük kardeş de; “bahçeye bizim ikinci bir ev yapmamıza razı olsalar da bunun karşılığı asıl evimiz üzerindeki haklarımızdan vazgeçmek, haramilerin gaspını meşru saymak olmamalı” diyor. 

Filistin’de siyonist işgal karşısındaki ihtilaf da bunun gibidir. Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih hareketi siyonist işgali zaten meşru olarak tanıdı ve karşılığında talep ettiği kendi kendini savunma gücünden bile yoksun bir devlet kurulmasının onaylanmasıdır. Diğer direniş gruplarını da buna zorluyor. 

Bazı direniş grupları siyonist işgalin artık bir realite olduğunu, bunu yok etmenin mümkün olamayacağını, dolayısıyla bir devletin sahip olması gereken tüm haklara ve yetkilere sahip Filistin devleti kurulması karşılığında mevcut realitenin meşru temele dayandırılmasının da onaylanmasını tercih ediyorlar. 

İslâmî direniş ise siyonist işgali gayri meşru gasp olarak tanımlamak ve bunu asla meşru kabul etmemek gerektiğini bir ilke olarak kabul etmiştir ve bu ilkesinden kesinlikle vazgeçmemiştir. Dolayısıyla bugün için realiteyi değiştirmek mümkün olmasa da işgali meşrulaştırmama ilkesinden vazgeçilmemesi gerektiğini söylüyor. Bu ise vakıayı değil meşru olmayan uygulamayı tanımamak, reddetmek anlamındadır. İşgal edilmiş Filistin topraklarının bir bölümü üzerinde bağımsız bir Filistin devleti kurulsa dahi bunun karşılığının kalan topraklar üzerindeki meşru haklardan tamamen vazgeçmek, bu topraklar üzerindeki işgali meşrulaştırmak olmaması gerektiğini söylüyor. 

Filistin İslâmî Direniş Hareketi (Hamas) bunu bir ilke olarak hem kitaplarına yazmıştır, hem de bu konuya açıklık getirme ihtiyacı duyduğu her açıklamasında dile getiriyor. Onun bu ilkesinden vazgeçme noktasına kadar getirildiğini iddia edebilmek için hareketin en üst düzeyindeki yetkililerinin ağzından çıkmış ve resmi organları tarafından reddedilmemiş kesin bilgiye ihtiyaç vardır. Böyle bir bilgi olmadan ortaya atılan iddia geçersiz olduğu gibi devleti diplomatik alanda temsil konumunda olanlar tarafından ortaya atılması da bir dikkatsizliktir. 

Filistin İslâmî Direniş Hareketi’ni şimdiye kadar Arap dünyasında da devlet düzeyinde, siyonist işgali meşru kabul etmeye ikna için pek çok girişim oldu. Ama bu bu girişimlerin hiçbiri onun tavrını değiştirmedi ve bu konuda ilkesinden asla taviz vermedi. 

Filistin topraklarının bir kısmı üzerinde Filistinlilere ait ikinci bir devlet kurulmasını kabul etmekle, bunun karşılığının işgali meşrulaştırmak, gasp edilmiş haklardan vazgeçmek ve gasp edicilerin eylemini onaylamak olmasını kabul etmek farklıdır. Filistin’deki İslamî direnişin reddettiği de bu ikincisidir. Yoksa bir Filistin devletinin kurulması değil. Bu devlet o toprakların tümü üzerinde kurulamadığında bir bölümü üzerinde de kurulabilir. Ama karşılığında diğer haklardan vazgeçilmesi gerekmez. 

Siz belki bugünün şartlarından ve önünüzdeki engellerden dolayı realiteyi değiştiremeyebilirsiniz. Ama ilkelerinizi ve ideallerinizi muhafaza edebilirsiniz. Hamas da bu konuda ilkelerinden ve ideallerinden bir adım geri atmış değildir. Bugün direnişe devam ediyor olmasının sebebi de budur. 

 

akit

Bu yazı toplam 543 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim