• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 15 °C
  • Rize 13 °C

Hamas işgalcilerle görüştü mü?

Ahmet Varol

Siyonist işgal rejimiyle masaya oturmamanın, açıktan veya gizli olarak onunla görüşmememin Filistin İslâmi Direniş Hareketi (Hamas) açısından bir ilkesel mevzu olduğunu, 1987’de kuruluşunu ilan ettiği tarihten bu yana bu ilkesinden geri adım atmadığını, bundan önce de onun işgalcilerle ilişkiye girdiğine dair iddiaların tümünün asılsız çıktığını, bu yalan ve iftiraların arkasında bazen işgalciyle ilişkiye girmekte sakınca görmeyen siyasi rakiplerinin bazen de işgal rejiminin bizzat kendisinin yer aldığını hatırlatarak söze başlamak istiyorum. 

Son dönemde Hamas’ın işgalci siyonistlerle irtibat halinde olduğu iftirasını yaklaşık on beş gün önce Abbas’ın yakın çevresinden ve Fetih örgütü ileri gelenlerinden Cemal Muheysin piyasaya sürmüştü. Oysa bu yalan ve iftira Hamas’ın resmî sözcüsü Sami Ebu Zuhri tarafından yalanlandı. Ebu Zuhri konuyla ilgili açıklamasında Muheysin’in söz konusu iftirasının aslında Abbas yönetiminin işgalcilerle yaptığı güvenlik işbirliğinin üstünü örtmek amacıyla kullandığı ucuz bir suçlama yöntemi olduğunu dile getirdi. 

Ama ilginçtir ki iftira ve yalanlarla yıpratma propagandası yürütenlerin iddialarına pür dikkat kulak verenlerin ne hikmetse o iftiraların yalanlanması açıklamalarından haberleri bile olmaz. Dolayısıyla yorumlarını da doğruların dile getirildiği açıklamalara göre değil yalancıların iftiralarında ortaya atılan asılsız bilgilere göre şekillendirirler. 

Oysa ister bir kişi isterse bir hareket, teşkilat, örgüt veya parti hakkında olsun, kendisi için ilkesel saydığı, kesinlikle yapmayacağını açıkladığı bir hususta söylediğinin aksini yaptığını iddia edebilmek için güçlü bir delille konuşmak gerekir. 

İddia eğer müddea aleyhin siyasi rakibi veya aleyhtarı tarafından ortaya atılmışsa ve bir belgeye dayanmıyorsa güçlü değil zayıf bir delil bile olamayacağı gibi geçerliliği de yoktur. İddiayı ortaya atan taraf yalan söylemekte ve iftira atmakta sakınca görmüyorsa söylediklerinin tartışılmaya değer bir yanı bile olamaz. Bu gibi iddialarda en fazla karşı tarafın ne diyeceğine bakılır. Karşı tarafın reddetmesi durumunda iddia sahibinin tüm açıklamaları artık katlanıp çöpe atılır. Nitekim Cemal Muheysin de bunu bildiği için kendisi bile iddiasında ısrarlı olmadı. 

İkinci olarak Hamas’ın işgalci siyonist nezdinde meşrulaşma gibi bir amacı yoktur ve şimdiye kadar hiç olmadı. Çünkü böyle bir amacının olması için önce kendisinin siyonist işgali meşru sayması gerekir. Bu konu da Hamas açısından ilkesel bir mevzudur ve şimdiye kadar izlediği siyasetinde Filistin’in 1948’de ele geçirilmiş bölgesindeki işgali de diğer bölgelerindeki işgali de gayrimeşru saydığını her zaman dile getirmiştir. Dolayısıyla işgalci siyonist nezdinde Hamas’ın meşruiyet kazanmakta olduğu yorumu ona bir itibar ve değer de kazandırmaz. 

Diğer yandan, şu anki Netanyahu hükümetinin İsrail tarihinin en sağ yani en köktenci hükümeti olduğu iddiasıyla, Hamas’la ilişkiye girdiği ve bu hareketin işgal yönetimi nezdinde meşruiyet kazanmakta olduğu iddiası kendi içinde büyük bir çelişki içermektedir. Siyonist rejimin sol partileri bile Hamas İsrail işgalini meşru saymadığı sürece onunla doğrudan ilişkiye girilmesine ve meşrulaştırılmasına karşıdır. “En sağ” olarak tanımlanan ve bizim de “siyonistlikte en aşırı” nitelemesi yapmayı uygun gördüğümüz mevcut hükümetin veya bu hükümete ortak siyasi partilerden birinin Hamas’la gizli ya da açıktan ilişki içine girmeleri onu meşrulaştırma yönünde adımlar atmaları mümkün değildir. 

Özellikle işgalci siyonistlerin Batı Yaka’da İslâmî Direniş Hareketi’nin üst düzey liderlerinin evlerini yıktıkları şu günlerde, siyonist işgalcilerle arasındaki güvenlik işbirliği gereği İslâmi hareketin ileri gelenlerinin peşlerini kovalayan Mahmud Abbas yönetiminin yalan üretme mekanizmaları tarafından ortaya atılmış saçmalardan bu tür sonuçlar çıkarılması ise son derece tutarsız ve çelişkili yorumlar yapılması demektir. 

Bugün aslında Fas seçimleri öncesi siyasi tablo üzerinde bir değerlendirme yapmayı düşünmüştüm. Ama Hamas hakkındaki iftiraların Türkiye medyasına da taşınması sebebiyle bu konuyu atlamamak gerektiğini düşündüm. Fas seçimlerini de inşallah sonuçların belli olmasından sonra değerlendiririz. 

yeniakit

Bu yazı toplam 449 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim