• BIST 97.984
  • Altın 145,792
  • Dolar 3,5776
  • Euro 4,0020
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Konya 20 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Erzurum 21 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 19 °C

Halep ve Felluce’de açlık tehdidi

Ahmet Varol

Cenevre’deki görüşmelerden henüz bir şey çıkmış değil. Çünkü küresel emperyalizmin himayesi altındaki işgalci güçler, dikta rejiminden kurtulmak isteyen halkı temsilen masaya oturmayı kabul eden muhalefet tarafıyla eşit şartlarda pazarlık yapmayı kabul etmek istemiyor. Şimdilik onun kafasına silah dayayarak, tehdit ederek istediği şartları dikte etme imkânları olduğunu düşünüyor ve bu imkânları kaybetmeden stratejik oyunlarını yürütmekte ısrarlı davranıyor. Küresel emperyalizmi temsil eden BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura da bu oyunlarda işgalci katillerin önlerini açmak istiyor. O yüzden, görüşme öncesinde verdiği güvencelerin arkasında durmadı. 

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) tarafından yayınlanan rapora göre Ocak 2016’da 58 katliam gerçekleştirildi. Bunlardan sadece 33 katliam Rus işgal güçleri, 22 katliam rejime bağlı askerler ve ona destek veren milisler, 3 katliam da IŞİD militanları tarafından gerçekleştirildi. 

SNHR raporunda, bir saldırıda en az beş kişinin topluca katledildiği saldırıların katliam olarak nitelendirildiği vurgulanırken gerçekleştirilmiş olan katliamlar hakkında yer ve sayı bilgileri de ayrıntılı olarak veriliyor. 

Bu katliamlarda öldürülen insan sayısı ise 699 olarak verilirken, öldürülenlerden 174 kişinin çocuk, 112 kişinin de kadın, dolayısıyla bu sayılara göre öldürülenlerin %41’inin kadın ve çocuk olduğu ifade ediliyor. Bu bilgiler de gerçekleştirilen saldırılarda özellikle de katliamlara neden olan saldırılarda büyük ölçüde sivillerin hedef alındığını gözler önüne seriyor. 

Katliamlarda, saldırıları gerçekleştiren güçlere göre öldürülenlerin dağılımı ise şöyle: Rejim güçleri ve destekçi milislerin katliamlarında katledilen insan sayısı 172; bunların 44’ü çocuk, 34’ü kadın. 

Rus işgal güçlerinin katliamlarında katledilen insan sayısı 492, bunların 129’u çocuk, 65’i kadın.

IŞİD katliamlarında katledilen insan sayısı 35, biri çocuk, 13’ü kadın. 

Bütün bu saldırganları vahşet yönünden aynı kategoriye koymak mümkündür. Fakat verilen sayılar küresel emperyalizmin, IŞİD üzerinden oynadığı oyunlarla gerek Baas diktasının ve gerekse onun saltanatını sürdürmesi için dışarıdan destek veren işgal güçlerinin sergilediği vahşeti örtmeye çalışmasını gözler önüne sermesi açısından da düşündürücüdür. 

Bütün bu katliamları gerçekleştiren vahşi güçlerin işkencelerinde ve tek kişileri hedef alan saldırılarında ayrıca onlarca kişinin katledildiğini gözden uzak tutmamalıyız. 

Sergilenen vahşetin önemli bir boyutunu da insanları açlığa mahkûm ederek katletme uygulaması oluşturuyor. Son aylarda bazı yerleşim merkezlerini kuşatma altına alarak insanları toplu halde aç bırakma uygulamasına başvuran, özellikle Madaya’da yüzlerce insanı açlık yüzünden ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bu vahşi güçler son günlerde büyük yerleşim alanlarını kuşatmaya alarak bu uygulamaya başvurmak için saldırılar ve baskınlar düzenliyorlar. Verilen haberlere göre, Rus işgal güçlerinin havadan,  milislerin de karadan saldırıları yoğunlaştırdığı Halep’te bir milyon civarında insan böyle bir kuşatma ve “aç bırakma” tehdidiyle karşı karşıya. Madaya’da sergilenen vahşetin neden olduğu manzaralardan dolayı iyice gözleri korkan Halep ahalisi bu saldırılar ve baskınlar yüzünden evlerini terk ederek Türkiye sınırına doğru akın ediyorlar. Bu akın yüzünden Türkiye sınırında yeni bir mülteci dalgası ve büyük bir kalabalık oluşacağı, Türkiye’nin de bu yeni dalganın altından kalkmakta zorluk çekeceği tahmin ediliyor. O yüzden Avrupa ülkelerine doğru akın devam edebilir. Normal araçları ve yolları kullanmalarına izin verilmemesi durumunda mültecilerin yine denizlerde ciddi tehlikelerle karşı karşıya gelmeleri mümkündür. 

Benzer bir aç bırakma yöntemi uygulaması da katil Baas rejimiyle işbirliği içindeki Irak sultasına bağlı Halk Birlikleri veya Halk Gönüllüleri olarak tanımlanan milis güçleri tarafından El-Felluce’deki halka karşı uygulanıyor. Milisler bu uygulamalarına güya kısaca IŞİD veya DAİŞ adı verilen örgüte karşı yürüttükleri savaşı gerekçe gösteriyorlar. Fakat gerçekte bölgedeki tüm sivil halkı hedefe yerleştirmiş  ve bütün bu insanları böylesine bir vahşete maruz bırakmanın fetvalarını da mollalarından almış durumdalar.

yeniakit

Bu yazı toplam 320 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim