• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya -4 °C
  • Antalya 8 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Erzurum -18 °C
  • İzmir 7 °C
  • Rize 0 °C

Haftar’ın petrolü ele geçirme oyunları

Ahmet Varol

Halife Haftar, Libya petrolüne hâkim olmak için daha önce de çeşitli ataklar yapmıştı. Petrol ihracında kullanılan önemli limanlardan olan Sidre limanını ele geçirmiş ve buradan kaçak yollarla petrol satması için Suud mafyası kendisine yardımcı olmuştu. Suud mafyası Kuzey Kore bandıralı gemilerle Haftar’ın gasp ettiği petrolü alıyor ve karşılığında kendisine yine gemiler dolusu silah veriyordu. Bunun ayrıntısını Yeni Akit’te 14 Mart 2014’te yayınlanan “Hicaz korsanlarının Libya oyunu” başlıklı yazımızda vermiştik. 

Şimdi de Libya’nın tam petrol ihracatını yeniden düzene sokmak ve ülke ekonomisine biraz taze kan sağlamak amacıyla çabalar başlattığı sırada ihanetçi Haftar’ın milisleri harekete geçerek petrol ihracında kullanılan en önemli limanlara el koydular. 

Libya halkı 2011’de diktaya karşı devrim gerçekleştirdiği için yeni düzenini oturtma çabalarını sürdürdüğü 2012’de petrolden 36 milyar dolar gelir sağlamasına rağmen bu yılın başından beri elde ettiği gelirin miktarı haberlere göre henüz 2 milyar 100 milyon dolar civarında. Petrol ise Libya ekonomisine hayat veren kaynak. O yüzden petrol ihracatını yeniden düzene sokması ve bu kaynaktan elde ettiği geliri normal düzeye çıkarması gerekiyordu. 

Tam Trablus’taki hükûmetin bu amaçla çalışmalarını hızlandırdığı sırada ihanet çetesinin başı Haftar’ın milis güçleri de harekete geçtiler ve Bingazi’nin aşağısında yer alan Zuveytine, oranın karşısında yer alan Re’su Lanuf ve buranın biraz kuzey batısında yani yukarısında yer alan Sidre şehirlerinin limanlarına el koyduklarını, kontrolün tamamen kendi silahlı militanlarına geçtiğini duyurdular. 

Bu limanların bulunduğu sahil bir hilale benzediğinden ve buralardan petrol ihracı yapıldığından bu bölge petrol hilali olarak adlandırılır. Yani söz konusu üç limanı ele geçirmekle Haftar milisleri Libya’nın petrol hilaline el koymuş oluyordu. 

Baskınlar yoluyla bu limanları ele geçirmekte, uzlaşma hükûmetine bağlı El-Bunyanu’l-Mersus adlı güçlerin Libya IŞİD’i olarak bilinen silahlı örgütle savaşla meşgul olmalarını bir fırsat olarak değerlendirmişlerdi. 

Çete başı Haftar’a bu fırsatı veren tabii ki uzlaşma anlaşmasına rağmen kendisine bağlı milis güçleri dağıtmamasıydı. Oysa gerçek anlamda bir ittifak sağlanabilmesi için bu milislerin dağıtılması, ya tamamen silahsız hale getirilmeleri veya devletin resmî silahlı güçlerine ilhak edilmeleri gerekiyordu. Ama Haftar öyle yapmadı. Çünkü gerçek amacı bir ittifak sağlamak değil imzaladığı anlaşmayı bir atlama taşı olarak kullanmak suretiyle hedeflediği siyasi hakimiyeti elde etmekti. 

İşte böyle bir niyet taşıdığı için uzlaşma anlaşmasının gerektirmesine rağmen kendisinin siyasi destekçisi durumundaki Tobruk Meclisi’ni de dağıtmadı. Bu meclis önce onu orgeneral yaparak Libya askerî birliklerinin genel komutanı ilan etmiş, sonra da mareşal yapmıştı. Militanlarının son dönemde ülkenin petrol hilaline el koymasına da destek verdiğini açıkladı. Yani ülkenin tümü üzerinde kirli bir oyun oynayan çete başı Haftar bir tarafta silahlı milislerine yaptırdığını öbür tarafta Tobruk’taki meclisine onaylatarak meşru hale getiriyordu. Trablus’taki uzlaşma hükûmetini ve Devlet Yüksek Meclisi’ni de by pass etmiş oluyordu. 

Trablus’taki Devlet Yüksek Meclisi Haftar’ın petrol hilalini ele geçirmesinden rahatsız olduğunu ve bunun tehlikeli bir atak olduğunu, böyle bir şeye razı olmayacaklarını açıkladı. 

Haftar’ın militanlarıyla zaten savaş halinde olan Bingazi Devrimcileri Meclisi de bu gelişmelerden ciddi şekilde rahatsız. 

Fakat küresel emperyalizmin bir maşası olan Haftar’ın bir yandan Trablus’taki meclise ortak olurken diğer yandan kendi milis güçlerini ve Tobruk’taki meclisini dağıtmaması böyle bir sonuç doğurmuştu. Libya’daki IŞİD’in uzlaşma hükûmetine bağlı silahlı güçleri uğraştırması da onun adamlarının işlerini kolaylaştırdı. Olayları iyi tahlil ettiğimizde oyunların ne kadar çok birbirine benzediğini görüyoruz. 

Haftar’ın şimdi iki önemli amacı var. Birincisi petrol üzerindeki hâkimiyetini uzlaşma hükûmetine baskı ve ona istediğini yaptırmak için kullanmak. İkincisi ülkenin bölünmesi ihtimaline karşı en zengin kaynakları elinde tutmak. Küresel emperyalizm de onun vasıtasıyla Libya petrollerini ele geçirmek istiyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim