• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Konya 22 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 29 °C
  • Rize 24 °C

Gücün haklıdan yana kullanılması

Ahmet Varol

Bundan önceki yazımızda vurguladığımız üzere terör iki yüzlü bir kart dolayısıyla iki tarafıyla kesen bir kılıçtır. O yüzden terör hakkında teşhisin iyi konması ve birleştirilen güçlerin, onun iki tarafının da etkisiz hale getirilmesi için değerlendirilmesi gerekir. Bu başarılırsa Putin terörünün sergilediği şiddet karşısında bileği güçlendirmek için siyonist teröre yanaşma ve onunla ilişkileri yeniden düzenlemek için bazı zulüm uygulamalarını görmezden gelme ihtiyacı duyulmaz.  

Siyonist terör İslâm âleminin en büyük belasıdır. Uluslararası siyonizm önce ideolojik yapılanmayla ortaya çıktı. Sonra ideallerini gerçekleştirmek için örgütler kurmasıyla birlikte teröre de başvurdu. Emperyalizm bu süreçte bir yandan siyonizmin kurduğu terör örgütlerini himaye ederken ve onun ideallerini gerçekleştirmesi için örgütlerine yardımcı olurken bir yandan da onlara karşı savaşıyormuş gibi görünüyordu. Tıpkı bugün IŞİD’e karşı yaptığı gibi. 

Aslında Müslüman halkların aynı delikten tekrar ısırılmaması ve küresel emperyalizmin geçmişte uluslararası siyonizmin örgütsel terörü karşısında izlediği politikadan ibret alarak bugün IŞİD üzerinden oynadığı oyunu görebilmesi gerekirdi. 

Siyonist terör “İsrail” adında bir devlet kurduğunu ilan edince İngiliz sömürgeci güçler hemen Filistin topraklarından çekildi. Siyonist terör örgütleri de kendilerini ilga ederek tek bir devletin çatısı altında birleştiklerini açıkladılar. Fakat terör yönünden değişen olmadı. Uluslararası siyonizmi temsil eden yapı bu kez örgütsel terörden devlet terörüne dönüştü. Altmış yedi yıldan beri de orada varlığını sürdürme ve hâkimiyet alanını genişletme amaçlı politikalarını tamamen terör yoluyla yürütüyor. 

İşgal rejiminin resmi terörü yürütmek için belli noktalara yerleştirdiği işgalci askerler, son dönemde de Filistinli gençlerin işgal zulmünden kurtulmak ve kutsal değerlerini korumak amacıyla başlattıkları Kudüs İntifadası’nı gerekçe göstererek, gençleri “eyleme hazırlandıkları” iddiasıyla sokak ortasında öldürüyorlar. 

Siyonist terörün sivil kanadını oluşturan yerleşimci militanlar da resmî terörün yargı kurumu tarafından özellikle korunuyor. Bunun en bariz örneği: 30-31 Temmuz 2015 gecesi, Batı Yaka’nın Nablus vilayetine bağlı Duma köyünde, Devabişe ailesini gece uykuda yakan, bir buçuk yaşındaki Ali adlı bebeğin olay yerinde, baba Sa’d ile anne Riham Devabişe’nin ciltlerinin yüzde doksana yakın oranda yanmasına ve bu yüzden hastanede hayatlarını kaybetmelerine, dört yaşındaki Ahmed isimli çocuğun da cildinin büyük kısmının yanmasına neden olan siyonist yerleşimci çetenin lideri psikolojik sorunları olduğu gerekçesiyle serbest bırakıldı. Çetenin elemanlarından biri de ev hapsine mahkûm edildi. 

İşte bu terör tüm İslâm âlemini ilgilendiren bir tehlike ve tehdittir. Onun bugün bu derece cüretkâr olabilmesinin sebebi, mağdur ettiği halkın haklarını savunacak İslâm âleminin darmadağın olması, güçlerini birleştirmemesi, hakkı ve adaleti hâkim kılma konusunda sorumluluğunu yerine getirmemesidir. Terörün biri karşısında güçlü olma gerekçesiyle diğerinin kucağına oturursak bu kahramanlık olmaz. 

Suriye’de ise terör kılıcı iki tarafıyla, hak arayanların başlarını kesiyor. Burada teröre karşı mücadelede sadece IŞİD tarafı öne çıkarılıp, Baas - İran - Rusya tarafı ihmal edilirse birleştirilen güçler haklının hakkını savunmada zayıf kalacak ve amaç gerçekleşmeyecektir. 

Bilgi: Ribat dergisinin Aralık 2015 sayısı için yazdığımız “Çağdaş emperyalizmin global stratejisi: Terör ekip terör biçmek” başlıklı yazıda emperyalizmin terör politikasını farklı boyutlarıyla ele almaya çalıştık. Bu yazımızı kişisel web sitemizden (www.vahdet.info.tr) de okumanız mümkündür.

Tebrik: Kıymetli dostumuz, değerli ilim ve dava adamı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın rektörü olduğu Mardin Artuklu Üniversitesi, merkezi İngiltere’nin Oxford şehrinde bulunan, Uluslararası Liderler Kulübü (ICL) ve Avrupa Rektörler Kulübü (CRE) iş birliği ile yönetilen Avrupa İş Kurulu (EBA) tarafından verilen Uluslararası Socrates Ödülü’ne layık görüldü, kendisi de yılın rektörü seçildi. Ağırakça hocayı başarılarından dolayı tebrik ediyor, Yüce Allah’ın kendisini her zaman hayırlı çalışmalara muvaffak etmesini diliyorum. 

yeniakit

Bu yazı toplam 297 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim