• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 15 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 16 °C

Görüşmeler Gölgesinde Bomba Yağmuru

Ahmet Varol

Bazı medya organlarında, Özgür Suriye Ordusu’yla Baas rejimi arasında ateşkes veya sivil hedeflerin vurulmaması konusunda anlaşma sağlandığına dair haberlerin yayınlandığı sırada rejim güçleri varil bombalarını savunmasız sivil insanların üzerine yağdırarak katliamlar yapmaya devam ediyordu. Ancak kısa süre sonra ÖSO tarafından yapılan, herhangi bir ateşkes anlaşması sağlanamadığına dair açıklamalar söz konusu haberlerin kamuoyunu yanıltma ve katliamların üzerine yeni bir perde çekerek imaj düzeltme operasyonu gerçekleştirme amacına yönelik olduğunu ortaya koyuyordu. 

Herhangi bir ateşkes sağlanamadığı ÖSO tarafından bildirilirken, sadece sivil hedeflerin vurulmaması yönünde bir anlaşma sağlanmış olabileceği tahminlerini de en başta vakıa ve Baas’ın izlemeye devam ettiği strateji yalanlıyordu. Çünkü sivil hedeflerin vurulması suretiyle kayıp verdirme stratejisi direnişçilerin değil rejimin işine yarıyordu. Zaten olayların başladığı tarihten bu yana Baas’ın ülkenin bir kısmında da olsa hâkimiyetini koruyabilmesini sağlayan strateji de sivil hedeflerin vurulması suretiyle savunmasız insanlara ağır kayıplar verdirme yöntemidir. Bundan vazgeçmesi durumunda cephe çatışmalarında çok daha fazla yıpranacağını ve hâkimiyet alanının daha hızlı bir şekilde daralacağını biliyor. O yüzden kesin bir ateşkes sağlanamadığı sürece sadece sivil hedeflerin vurulmamasını kabul eden bir anlaşmaya razı olacağını tahmin etmek şu anki Suriye gerçeğine terstir. Ayrıca fiili durum da zaten bunu yalanlıyor. 

Sivil hedeflerin vurulmaması üzerinde anlaşma sağlandığı haberlerinin medyada dolaştığı saatlerde Baas güçleri Halep taşrasında yer alan el-Etarib kasabasının üzerine atılan varil bombalarıyla yeni bir katliam gerçekleştirdi. Bunun dışında da değişik bölgeleri hedef alan hava saldırıları gerçekleştirilerek sivil insanların hunharca katledilmesi işlemi sürdürüldü. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yapılan açıklamada Baas rejiminin varil bombalarının yanı sıra son dönemde sivil hedeflere yönelik olarak daha önce kullandıklarından farklı, yeni model misket bombaları attığını dile getirdi. Bu bilgi Baas’ın sadece kimyasal bombalar değil farklı niteliklerde ve tüm uluslararası anlaşmalarda yasaklanan silahlar ve bombalar kullandığını, bunlarla korkunç katliamlar yapmaya devam ettiğini gösteriyordu. BM ve ona yön veren uluslararası güçler ise kimyasal bombalarla ilgili göstermelik anlaşmayı diğer saldırılara ve toplu imha silahlarına perde yaparak Esed’in vahşi katliamlarını rahatça sürdürmesine imkân tanıyorlar. 

Bu arada İkinci Cenevre Görüşmeleri’nin de Baas katliamlarının üstüne perde çektiği gözleniyor. Görüşmeler aşamasında saldırıların ve rejim tarafından sergilenen şiddetin dozajının artırılması sebebiyle savunmasız insanlar arasındaki can kaybında ciddi artış olduğu ifade ediliyor. Hazırlanan raporlara göre İkinci Cenevre Görüşmeleri’nin başladığı 22 Ocak’tan bu yana Baas ve onun ayakta kalması için destek veren  dış güçler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda öldürülen insan sayısı günlük ortalama 230’a çıktı. Yani daha önceki günlük ortalamanın iki katı. Savaşın başlamasından bu yana geçen süre içinde en yüksek günlük ortalama. Bu durum Cenevre görüşmelerinin katillere daha çok insan öldürmeleri için fırsat verme ve kamuflaj rolü oynadığını gösteriyor. 

Ne yazık ki fitne savaşı için bir cephe açmış olan IŞİD (Irak Şam İslâm Devleti) elemanları da Baas güçlerine karşı değil direniş güçlerine karşı saldırılar gerçekleştirmeye devam ediyorlar. Son dönemde IŞİD’in tutumundan ve izlediği çizgiden rahatsız olmaları sebebiyle onun saflarını terk eden birçok silahlı eleman oldu. Ama fitne savaşının neden olduğu tahribat dikta rejiminin ve destekçilerinin saldırılarından daha ağır yaralara neden oluyor. 

Fakat bütün bunlara rağmen direnişin kararlılığından geri adım atmadığını ve zulüm rejiminin de ciddi kayıplar verdiğini hatırlatmak gerekir. Bu konudaki bilgi ve değerlendirmelere de inşallah müteakip yazımızda yer vereceğiz. 

Özel FM’de inşallah bu akşam 19.30’da yayınlanacak Dünya Döndükçe programımızda Libya’daki ikinci darbe girişiminin biraz ayrıntılı tahlilini yapmaya çalışacağız. Programın ses kaydını www.vahdet.info.tr’den dinleyebilirsiniz.

yeniakit

Bu yazı toplam 341 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim