• BIST 108.434
  • Altın 151,491
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3309
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 19 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 23 °C
  • Rize 16 °C

“Golan” tuzağı

Hakan Albayrak

Türkiye-Suriye yakınlaşmasına ne kadar seviniyorsam, bu yakınlaşmanın fevkalade sevimsiz bir yan etkisine –belki de yegane sevimsiz yan etkisine- o kadar üzülüyorum: Ankara'nın Şam nezdindeki saygınlığı maalesef Suriye'yi İsrail'in yörüngesine sokabilecek bir siyasi manevrada kullanılıyor.

İsrail Başkasabı Olmert'in Başbakan Erdoğan vasıtasıyla Suriye Cumhurbaşkanı Esed'e mesaj yolladığı, Esed'in de Erdoğan vasıtasıyla Olmert'e mukabelede bulunduğu malum. Bu diyalogun, 1967 yılından beri İsrail işgali altında bulunan Colan (Golan) bölgesi etrafında döndüğü de malum. Basına sızan haberlerden anlıyoruz ki, İsrail Suriye ile bir barış anlaşması imzalamak istiyor ve Suriye “Colan'ı geri verirsen olur” diyor. Peki Colan karşılığında İsrail ne alacak? İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer burası…

İsrail, zengin su kaynaklarına sahip olan Colan'ı Suriye'ye ancak HAMAS, İslami Cihad ve bilhassa Lübnan Hizbullahına verilen desteğin kesilmesi şartıyla iade eder. Bu İslami direniş örgütlerine Allah rızası için değil İsrail'le arasındaki savaş hukuku yüzünden destek veren Suriye yönetimi, Colan'ın iadesini de içeren ciddi bir barış teklifi karşısında böyle bir adım atmaktan imtina etmeyecektir. Nitekim HAMAS lideri Halid Meşal, El-Cezire Televizyonu'na verdiği son beyanatta, İsrail ile Suriye arasında bir barış sürecinin başlaması ve İsrail'in Colan'dan çekilmesi durumunda Suriye'nin Hamas hareketine zorluk çıkarabileceğini ifade etti. Önümüzdeki günlerde Hizbullah sözcülerinden de buna benzer beyanatlar duyabiliriz.

1970'lerin başında Ürdün sınırını ve 1970'lerin sonunda Mısır sınırını emniyete alan İsrail, şimdi Suriye ve Lübnan sınırlarını da emniyete alarak –dolayısıyla İran'ın buradaki mevcudiyetine son vererek- çemberi tamamlamayı hedefliyor... Emniyet çemberi tamamlandığında, Filistin İslami Direniş Hareketi'ni rahat rahat ezip, başkenti Kudüs olan tam bağımsız Filistin devleti projesinin önüne kolayca geçebileceğini hesap ediyor… Türkiye'nin böyle bir tezgâha alet olması ne acı.

“Suriye-İsrail barışı”ndan ibaret kalan bir “çözüm” yolunda arabuluculuk, Filistin topraklarındaki Siyonist işgal rejimini güçlendirme çabasına katkıdır. Hükümet arabuluculuk yapacaksa 1967'den beri İsrail işgali altında bulunan bütün toprakların sahiplerine iadesi için arabuluculuk yapmalı, İsrail'i Colan'la beraber Batı Şeria'dan da çekilmeye ve başkenti Kudüs olan tam bağımsız bir Filistin devletini kabul etmeye çağırmalıdır. Colan meselesini bu meselelerden bağımsız bir şekilde çözmeye kalkmak, netice itibarı ile bu meselelerin çözümüne sabotajdır.

 

Bu yazı toplam 1405 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim