• BIST 97.454
  • Altın 222,294
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 2 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 18 °C

Gazze’ye saldırılar ve ateşkes

Ahmet Varol

Gazze’de “Büyük Dönüş Yürüyüşü” 30 Mart’taki Toprak Günü’nden beri aralıklarla sürdürülüyor. Bu etkinliğin başlatılmasındaki amaç Filistin halkının vatanından vazgeçmeyeceğinin, yurduna dönmek için mücadeleye devam edeceğinin mesajını vermek, Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması için siyonist işgal rejimini sıkıştırmak ve dünya kamuoyunun dikkatini Filistin’de olanlara çekmekti. Eylemlerin tamamen sivil amaçlı olacağı, sadece “barışçıl” gösteriler ve eylemler düzenleneceği, işgal güçleriyle herhangi bir çatışmaya girilmesinin amaçlanmadığı etkinlikler öncesinde yapılan açıklamalarda dile getirilmişti. Ancak siyonist işgal güçleri bu gösterilere silahlı saldırılarla ve füzelerle karşılık verdiler. Bunun üzerine Filistinli direnişçiler de işgalcilerin silahlı saldırılarına ve füzelerine kuyruklarına yanıcı maddeleri taktıkları uçurtmalarla ve balonlarla karşılık verdiler. Filistinli gençlerin gönderdiği yakıcı maddelerin takıldığı uçurtmalar ve balonlar özellikle Gazze çevresindeki yahudi yerleşim merkezlerinde tam anlamıyla bir kâbusa neden oldu. Bu gerçeği işgal devletinin başbakanı Netanyahu da itiraf etti. İşgal rejimi Filistinli gençleri bu balonları ve uçurtmaları göndermekten vazgeçmeye zorlamak için Gazze’ye yönelik ablukayı daha da katılaştırdı. Gazze’nin dünyayla ticari ilişkisini sağlayan tek kapı durumundaki Kerem Ebu Salim kapısını kapattı ve bu kapının önünde yüzlerce tırı bekletti. Gazze’ye sokulması engellenecek maddelerin listesine yenilerini ekledi. Öyle ki küçük bebeklerin beslenmesi için kullanılan biberonları bile Gazze’ye sokulması engellenecek maddeler listesine dâhil etti. Ama direnişçi gençler işgal rejiminin baskılarına karşı boyun eğmeyi değil direnmeyi ve işgalciyi daha fazla zorlamayı tercih ettiler. Gazze çevresindeki yahudi yerleşim merkezlerine yeni uçurtmalar ve balonlar göndererek işgalcilerin kâbuslarının daha da büyümesine neden oldular. Bu balonlar ve uçurtmalar karşısında iyice zorlanan işgal yönetimi BM temsilcisini ve Mısır yönetimini devreye sokarak bu balonların ve uçurtmaların gönderilmesini durduracak bir ateşkes sağlanmasını istedi. Filistin direnişi de ateşkes için işgal rejiminin saldırılarını kesin bir şekilde durdurmayı taahhüt etmesini, Kerem Ebu Salim kapısıyla Rafah sınır kapısının kesintisiz bir şekilde açılmasını ve Gazze’ye uygulanan ablukanın kademeli bir şekilde kaldırılmasını şart koştu. Bazı haber kaynaklarında işgal yönetiminin bu şartları kabul etmeye yanaştığı dile getirilmişti ki işgal rejimi Gazze’ye yönelik saldırılarını birden tekrar şiddetlendirdi. İşgal rejiminin bunu yapmasındaki amacı Filistin direnişinin isteklerine boyun eğmek zorunda kalmaksızın, kendi planını ona dayatmak için onu sıkıştırmaktı. Bu amaçla yoğun saldırılar düzenledi. Saldırılarında sivil veya askeri hedef farkı gözetmiyordu. Dokuz aylık hamile bir hanımı bir buçuk yaşındaki bebeğiyle birlikte şehit etti. Saldırıda bayanın eşi de ağır yaralanmıştı. Filistin direnişi işgal güçlerinin bu sıkıştırma amaçlı saldırılarına füze saldırılarıyla karşılık verdi ve durum iyice gerginleşmeye başladı. Bunun üzerine Mısır devreye girerek ateşkes konusunda aracılık etti. Mısır’ın arabuluculuğu sonucu füze saldırılarının karşılıklı durdurulması konusunda bir ateşkes sağlandı. Ancak bu ateşkes kapsamlı bir ateşkes değildir. Gerek işgal güçlerinden kaynaklanan tehdit ve gerekse bu tehdide direnişçilerin yakıcı balonlarla ve uçurtmalarla karşılık vermeleri ihtimali devam etmektedir. Ablukanın hafifletilmesi konusunda da herhangi bir ilerleme kaydedilmiş değildir. Yeniakit

Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim