• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 11 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Erzurum -12 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 8 °C

Gazze’ye ablukanın on yılı

Ahmet Varol

Siyonist işgal yönetimi Gazze’yi 1967 savaşında Mısır’daki Nasır cuntasının ihaneti sonucu işgal etti. 1948’de çıkardığı 181 sayılı Genel Kurul kararıyla Filistin’i asıl sahipleriyle işgalci siyonistler arasında paylaştıran BM’nin 1967 Haziran Savaşı sonrası çıkardığı Güvenlik Konseyi kararlarına göre İsrail’in Gazze, Batı Yaka ve Doğu Kudüs’teki varlığı normalde işgal olarak tanımlandı. Fakat siyonist işgalcilerin buralardan çıkmaya zorlanması için hiçbir yola başvurulmadı. 

O yüzden işgalciler Gazze üzerindeki varlıklarını kalıcı olarak gördüler ve bu bölgenin önemli bir kısmını gasp ederek yalılar, köşkler inşa ettiler. Ancak Filistin direnişi karşısında tutunamamaları sebebiyle 2005 Ağustos’unda binalarını kendi elleriyle yıkarak çekilmek zorunda kaldılar. Bu çekilme sonrasında bölgeyle ekonomik ilişkilerini azaltmışlardı. 

Fakat 2005 sonu ve 2006 başında kademeli olarak gerçekleştirilen seçimde halkın, işgalciyi Gazze’den çıkaran direniş lehine oy vermesi üzerine bölgeyi kademeli bir şekilde tamamen ablukaya aldı. 

Uluslararası platformda bu ablukaya ve ambargoya büyük tepkiler olmasına, ablukanın delinmesi için çeşitli girişimlerde bulunulmasına rağmen küresel emperyalizm siyonist işgale destek verdiğinden, BM teşkilatı da onun bu insanlık dışı yöntemine son vermesini sağlamak için herhangi bir baskıya başvurmadığından ablukanın üzerinden on yıl geçti. 

Abluka tamamen insanlık dışı yöntemlerle ve tam bir vahşet sergilenerek sürdürüldü. Bazı zamanlarda zorunlu olarak kullanılan ilaçların sokulması bile engellendi. Tedavi için dışarı çıkmaları gereken hastaların çıkmasına; sınır dışında öğrenim gören öğrencilerin çıkışlarına veya girişlerine engel olundu. 

Bütün bu engellemeler yüzünden bugün bölge halkının büyük bir kısmı yoksulluk sınırının altında bir gelirle hayatını sürdürmek zorunda. Birçokları uluslararası yardım almaya ihtiyaç duyuyor. 

Bu konuda kamuoyuna verilen bazı özet bilgileri sizlere aktarmak istiyorum: 

Tahmini bölge nüfusu: 1 milyon 950 bin

Yoksulluk düzeyinin altında gelire sahip olanların oranı: %40

Uluslararası yardım alanların oranı: %80

Elektrik verilmesinin günlük ortalaması: 16 saat

Ekonomik gerileme: %50

Suların yaklaşık %90’ı sağlıklı değil

Sağlık merkezleri, ortalama kapasitelerinin %40’ı oranında hizmet verebiliyor. Bu yüzden hastanelerde ve sağlık merkezlerinde bazı zamanlarda talepler aylar sonrasına ertelenebiliyor. 

Daha önce ticarî amaçla kullanılan kapılardan şimdi sadece bir tanesi yani Kerem Ebu Salim kapısı kullanılıyor. Filistin’in 1948’de işgal edilmiş bölgesine sadece yolcu geçişleri için kullanılan Erez diğer adıyla Beyti Hanun kapısından geçişler, 2005 yılına nispetle %75 oranında azaldı. 

Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Rafah sınır kapısı artık tamamen Mısır cuntasının kontrolünde. Sisi cuntası da ablukanın katı bir şekilde uygulanması konusunda işgal yönetiminin bir kapı bekçisi görevi görüyor. O yüzden 2015 yılında bu kapı sadece 24 gün açıldı. 

Abluka bölgede işsizliğin de yaygınlaşmasına neden oldu. Çünkü ticaret ve sanayi alanında büyük sıkıntılar yaşandığı için birçok iş yeri faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. O yüzden gelinen durumda 272 bin civarında işsiz bulunduğu ifade ediliyor. Bunlar içinde doktora yapmış onlarca kişi ve 500 civarında yüksek lisans sahibi olduğu ifade ediliyor. 

İşgal rejimi Gazze’yi ablukaya aldığı gibi bir yandan saldırı ve baskınlarını da kesmedi. 2008’in sonlarında, 14 Kasım 2012’de ve 8 Temmuz 2014 tarihlerinde üç büyük savaş başlattı. Bunların üçünde de amacı Gazze’yi yeniden işgal etmek ve Filistin İslâmî Direniş Hareketi (Hamas)’ın bölgedeki bütün ileri gelenlerini gözaltına almaktı. Ancak her üçünde de direnişin kararlı bir şekilde karşı koyması sebebiyle üçünde de bu amaçlarını gerçekleştirme konusunda başarısız kaldı. Birincisinde kendisi tek taraflı savaşa son verdi. İkinci ve üçüncüde de Mısır’ın aracılığıyla ateşkes şartlarını kabul etti. Fakat şartlara uymayarak zaman zaman saldırıda bulundu. Son ateşkesin ablukayı kaldırma şartını yerine getirmemesinde arabuluculuk edenlerin ve uluslararası mekanizmanın gerekli sorumluluğu yerine getirmemesinin önemli payı oldu. 

yeniakit

Bu yazı toplam 272 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim