• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 15 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 20 °C
  • Rize 14 °C

Gazze Zaferi Kutlu Olsun!

Ahmet Varol

Yüce Allah, şöyle buyuruyor: 

“Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz. Size bir yara dokunduysa karşı topluluğa da benzer bir yara dokundu. Allah’ın gerçekten iman etmiş olanları ortaya çıkarması ve aranızdan şehitler edinmesi için bu günleri böyle aranızda döndürürüz. Allah zalimleri sevmez.” (Ali İmran, 3/139-140)

“O (düşman) topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ummadığını umuyorsunuz. Allah ilim sahibidir, hakimdir.” (Nisa, 4/104)

Burada vurgulanan husus Filistin direnişi açısında da çok önemlidir: Dünyevi açıdan bakıldığında, düşmanın insafsız ve ölçü tanımaz olması sebebiyle siz daha ağır bir bedel ödemiş olabilirsiniz. Ama sahip olduğunuz inanç ve değerlere binaen bunun ebedi âlemde de bir karşılığı olduğunu düşünüyorsunuz. Böylece Allah’tan onların ummadıklarını umuyorsunuz. Bu ümit sizin yaralarınızı hafifletiyor. Ama size insaf etmeme konusunda sınır, herhangi bir ahlâkî ölçü tanımayan düşmanınız kaybettiğini ebediyen kaybettiğine inandığı için aldığı yara içine daha fazla oturuyor. O yüzden çektiği ızdırap çok daha fazladır. 

Zaten Filistin’e saldıran siyonist işgalciyi sonunda direnişin şartlarını kabul ederek ateşkese razı olmaya zorlayan da işte bu fark olmuştur. Bu fark olmasaydı belki daha büyük katliamlar yapmakta ve daha şiddetli yıkımlar gerçekleştirmekte ısrarlı olacaktı. Dolayısıyla ateşkes onların uzlaşmaya yanaşmaları değil mecbur kalmalarıdır. Bu itibarla, anlaşmanın içeriği ne olursa olsun, savaşın işgalcinin kabul etmek zorunda kaldığı şartlara bağlanan ateşkesle sonuçlanması işgalcinin artık devam edemeyeceğini ilanıdır. Aksi takdirde siyonist saldırganın Filistin direnişini kesin teslim olmaya, beyaz bayrak kaldırmaya ve şartsız bir şekilde silah bırakmaya mecbur etmekten başka bir sonuca razı olması mümkün değildi. 

Bunun yanı sıra ateşkes anlaşmasında tamamen Filistin direnişinin şartlarının pazarlık konusu olduğu, işgal rejiminin ileri sürdüğü şartların geçerliliğinin olmadığı dikkatten kaçırılmamalı. 

Netanyahu’ya akıl verenler Gazze’nin yeniden imarına izin verilmesi karşılığında direnişin de silahlarını teslim etmesini ve İsrail açısından tehdit oluşturan tünelleri kendi eliyle imha etmesini şart koşması teklifinde bulunuyorlardı. O da bu tavsiyeleri dikkate almıştı ve onun bu yöndeki isteklerini Mısır cuntası lideri Sisi, direniş heyetinin önüne koydu. Ama direniş tarafı böyle bir şartın konuşulabilmesi için işgal rejiminin de silahlarını teslim etmesi ve ordusunu dağıtması gerektiğini aksi takdirde böyle bir şeyi gündeme bile almayacaklarını açık göğüslülükle ifade etti. 

Dolayısıyla Mısır aracılığıyla yürütülen dolaylı pazarlıklarda konuşulan şartlar direnişin öne sürdüğü şartlar oldu. Bunlardan bazılarının hemen uygulanmak bazılarının da içeriğinin bir ay sonra konuşulması şartıyla gündeme alınması Filistin direnişinin zaferini zedelemez. Çünkü uygulamasının başlatılması üzere kabul edilen ve zamana bırakılan şartların her iki gruba girenleri de direnişin şartlarıdır. Kabul ettiren direniş, kabul etmek zorunda kalan ise işgal rejimi tarafı olmuştur. 

Zamana bırakılan şartlar da ortaya atılmamış, Allah’ın izniyle Filistin direnişi bu kez eşeğini daha sağlam kazığa bağlamanın yollarını araştırmıştır. Hamas’ın önde gelen siyasi liderlerinden Muşir el-Mısri, Gazze limanı, havaalanı ve geçtiğimiz Haziran’da Netanyahu’nun kopardığı fırtına sürecinde Batı Yaka ve Kudüs’te göz altına alınan iki binden fazla tutsağın özgürleştirilmeleri gibi ateşkes uygulamasının başlamasından bir ay sonra yeniden görüşülüp sonuca bağlanmak üzere prensipte onaylanan maddelerin uygulamaya geçirilmesi konusunda Filistin direnişinin elinde işgale karşı kullanabileceği önemli kartlar bulunduğunu, dolayısıyla bu şartların uygulamaya geçirilmesini işgal rejimine kabul ettirmeyi başarabileceğini dile getirdi. Bunların başında da savaşta esir alınan işgalci askerler kartı yer alıyor. Yani işgal rejimi ateşkes karşılığında onların serbest bırakılmasını bile şart koşamamış direniş onları, askıya alınan maddelerin uygulamaya geçirilmesi aşamasında kullanmak üzere saklamıştır.

yeniakit

Bu yazı toplam 315 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim