• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Konya 0 °C
  • Antalya 10 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 6 °C

Furkan Savaşı TANIK ve Sanığı da Ayırdı

İbrahim Küçük

Muhterem insan İsmail Heniyye Gazze"deki savaşın ismini Furkan Savaşı olarak adlandırmıştı. Belki bu isimlendirme birilerine olağan operasyon isimlendirmesi gibi gelmişti. Ama bir kaç hafta sonra anlaşıldı ki bu isimlendirme olağan bir isimlendirme olmayıp belki mucahidlerin kalbine ilham-ı ilahi ile muşavere neticesinde dile aksetmiş hak bir sözdü.

Furkan Savaşı ki hemde nasıl bir furkan... Şu ana kadar hep anlaşıla gelmiş olan furkan kavramını dahi geleneksel ve istilahi manasından ayırabilecek nitelikte bir ayırd edici. Yalnızca hak ile batılı ayır edici değil, zalimle mazlumu ayırd edici değil aynı zamanda zalimle kafirin farkınıda belirginleştirdi. İslam akaidi ve fıkhındaki tüm tanımlamaları ortaya döküverecek bir savaş oldu Furkan Savaşı. Kafir nedir, zalim nedir, zalim kafir nedir, zalim olmayan kafir nedir, kafir olmayan zalim nedir, mümin zalim nedir, küfr-ü inadi nedir, küfr-ü cehliye nedir, kalp, dil ve eşya ile zulum nedir, bu zulme razı olmak nedir vs daha bir çok tanımlama fitne kazanında madenleri ayrışıp da altun madenin geriye kalıverdiği gibi insanoğlu müminli kafirli dökülüverdi...

İslam fıkhının ve siyasetinin müntesiplerine öğretmek istediği zalim başkadır kafir başkadır öğretisini Furkan Savaşı 22 günde öğretiverdi. Görüldü ki Chavez gibi bir gayr-i müslim zulümden beri kalabiliyor ve tavır alabiliyordu. Ya da Batı ve Doğu"nun halkları, aydınları, idarecileri zulmü görüp onaylayanlar ve onaylamayanlar diye ayrışıveriyordu.

Gayr-i müslimlerin dünasındaki zulmün yanındaki duruşu bir nebze anlayabilsek de kendilerini mütedeyyin saflarda gösteren, Türkiye içerisindeki statükoya karşı durduğunu beyan eden birilerinin zulme TANIK olduğu halde zulme karşı direnişe “terörist” yaftasını sürmeye kalkışması anlaşılabilir bir şey değildir. Ve bu tür müşahidlerin oturup “terörist” kavramını kime göre ve hangi ölçüye göre değerlendirdiğini iyice düşünmesi gerekiyor. Başbakan"ın onurlu çıkışını onaylayıp bu çıkışın “Hamaslı teröristleri” arkalamakla alkası yok diyebiliyorsa ya böyle birinin perde arkasında Başbakan ile konuyu net bir şekilde konuşmuş olması gerekiyor ya da Hamas"a düpe düz iftira atmış oluyor. Yazık ki zan ile çeşitli dünyevi korku ve menfaatler sebebi ile direniş ordusuna iftira atmak cami duvarına bevletmekten daha çok bela ve musubetleri kişinin üzerine çekicidir. Zira Filistin halkı tıpkı Resulullah(s.a.v) dönemindeki Medine halkı gibi savaşçılarının arkasında her türlü zor şartlara rağmen durabilmiş çoluk çocuklarını, mallarını, canlarını İslam"a feda etmişlerdir. Hamas mücahidleri Gazze"ye uzaydan inmiş de değillerdir. Buradan “halkına acımayan” gibi garip bir tanımlama ile konuşurken Hamas"ın aynı zamanda halkın kendisi olduğunu göremiyor musunuz? Ailesi ile birlikte şehid olan İçişleri Bakanı Said Siyam ve daha niceleri kendileri zırhlı binalarda oturuken halkını ateşe mi attılar diyorsunuz? Gazzeli bir ailenin dört çocuk dünya getirmeyi hedeflediğini ve bunlardan birini ilme, birini ticarete diğer ikisinide direniş ordusuna vermek istediğini biliyor musunuz? “Hamas ayrı halk ayrı” görüşünün kökten yanlış bir ifade olmasını da bir kenara bırakınız. Zalim ile mazlumu ayır edebilmek için önce kişinin kıblesini doğru seçmesi gerekiyor. Kâbe"nin Rabbi için Kâbe"ye dönersek eğer zulme TANIK"ların  şu sorulara cevap vermesi gerekecektir;

Eğer Hamas kendi halkının katledilmesine zemin hazırladığı ve Siyonistler"e direndiği için “terörist” hareketler serdediyorsa;

1-    Resulullah(s.a.v) Mekke"de aleni tebliğe geçerek kendine inanan kadın, çocuk ve acizlerin hayatını riske attığı için o bahsettiğiniz tanımlamaya giriyor mu?

2-      Yine Medine"ye yapılan muhasaralarda Resulullah(s.a.v.), müşriklere teslim olmayıp, şehri müşriklere teslim etmeyip şehir halkının tamamını öldürülmekle  karşı karşıya getirdiği için o bahsettiğiniz tanımlamaya giriyor mu?

3-      Resulullah(s.a.v.), halkının içerisinden ordusuna mucahidler seçerek halkındaki kadınları dulluk, çocukları yetimlik riskine attığı için o bahsettiğiniz tanımlamaya giriyor mu?

4-      Resulullah(s.a.v.)"in takipçilerinden verebileceğimiz binlerce örenekten meşhurluğu sebebi ile Kerbela"dan sorarsak; Hz. Hüseyin yanındaki kendi ailesinden kadın ve çocuklara rağmen Yezid"e boyun eğmeyip nefsi mudafa ve zulme kıyam eksenli kılıncına sarılması yine TANIK"lık makamınca “teröristlik” mi olacaktır.

5-       Yukaridaki soruları fazlaca İslâmi bulup günümüz ile kıyaslanmaz, softa(!) bir bakış açısı olarak görülebilir hesabı ile soruyu güncelleştirip sorarsak: Toprakları işgal edilen, edilmek istenen her devlet yada otorite bu işgale göz yummayıp gerektiği kadar bedel ödeyip özgürlük ve bağımsızlık mucadelesi verirdiğinde bunun adı direnip, halkını riske attığı için  terörist oluyorsa sorarız: Dünyada terörist olmayan otorite var mıdır?

6-      Son olarak eğer Hamas, Siyonistler"in Gazze halkını bombalayacağını bildiği halde direnerek halkının katledilmesine göz yumuyor ve Hamas"ın attığı füzelerle Siyonist halktan ölenler oluyor diye(ki Gazze savaşında ölen sivil İsrailli yoktur) Hamas"a “terörist” yaftası yapıştırılıyor da Hamas"ın savunma füzesi atacağını bile bile Gazze halkına bomba yağdıran Siyonistler'e kendi halkını riske soktuğu için ve Gazze"deki bebekleri dahi katlettiği için İsrail"e neden terörist damgası vurulmuyor?

 

Hal böyleyken, bu Batı karşısında ezik Doğulu aydın komplekslerini bir kenara bırakıp, okur yazarlığı da bir kaç dakikalığına askıya asıp, Siyonist öğretili kavramları tartmak yerine şeref, izzet, özgürlük, “Ekmeksiz yaşarım ama hürriyetsiz asla!” gibi değerlere Kâbe cihetinden tekrar TANIK olunmalıdır.

 

Şunu da iyi biliyoruz ki yazmayı öğretmek için kağıt kalem gerekli, siyahla beyazı göstermek için ışık ve göz gerekli ama şerefi öğretmek için sadece şereflilik hasleti gerekli dolayısıyla bu hasleti olmayanlar Hamas"ın şeferli direnişini tıpkı şeref yoksunu Siyonistler"in baktığı zaviyeden bakarak değerlendireceklerdir. Ve bunun için maymunlar üçtür. Birincisi; Zaten maymun olanlar, İkinicisi; Zulmettiği için maymunlaşanlar, üçüncüsü; Maymunluğa sebebiyet veren fiile TANIK olup zulme rıza gösterdiği için maymunlaşanlar. Allah bizleri mücrim maymunlardan ve maymun TANIK"lardan beri tutsun...

Bu yazı toplam 21010 defa okunmuştur.
Yorumlar
baris
12 Şubat 2009 Perşembe 09:14
sunnet
bunlar sunnet diyince sadece namaz ve abdest saniyorlar resulullahin fiili sunnetleride var bu sorulari bu sekilde soranlardan allah razi olsun, cunku sunneti hatirlatmislar.. bugun biri putlarinizi birakin diyerek bir put kirsa duzen bozdu diye terorist ilan edenler aslinda hz ibrahime terorist diyiyorlar, resulullaha a terorist diyiyorlar,peygamberimiz ebu cehili islam cagirdi bizde papazlari cagiriyoruz diyenler mukayesesini iyi yapmali cunku resulullah ebu cehili islam cagirdi lakin musriklerle iftar acmadi onlara inanmasanizda oruc tutun demedi yada sizde Allaha inaniyorsunuz ( ki mekke musrikleri inaniyordu )bizde gelin bir olalim demedi.. neyse ben icimdekileri yazdim soruyu soran habereditorden allah razi olsun
88.226.7.22
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim