• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya -2 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Erzurum -20 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 5 °C

Fransa - Almanya ikilisinin özgürlüğü

Ahmet Varol

Avrupa Birliği’nin paralel iki başı olmaya çalışan Almanya ve Fransa’nın hak, hukuk, adalet, özgürlük ve polis şiddeti konusunda iki yüzlülüğünü son günlerde meydana gelen bazı gelişmelerle bir kez daha gördük. 

Gezi olaylarında her tarafı yakıp yıkanların sergilediği şiddeti protesto hakkı ve özgürlük olarak tanımlayanların, Frankfurt’ta Avrupa Merkez Bankası’nın yeni genel müdürlük binasının açılışı münasebetiyle düzenlenen gösterilerde, göstericilerin biraz tuzu kaçırması karşısında Almanya polisinin sergilediği şiddeti son derece haklı çıkarmaları bu iki yüzlülüğü gayet açık bir şekilde gözler önüne serdi. Bu olaylar Türkiye medyasına yeterince yansıdı ve hakkında muhtelif yorumlar, değerlendirmeler yapıldı. 

Ama aynı günlerde Fransa’da meydana gelen ve Frankfurt’taki olayların gölgesinde kalan bir başka önemli gelişme de yine bu iki yüzlülüğün Fransa boyutunu göstermesi açısından oldukça dikkat çekiciydi. 

Bilindiği üzere Fransa’ya hâkim anlayış Charlie Hebdo adlı mizah dergisinin Müslümanların bütün kutsal değerlerini aşağılayan, peygamberlerine çirkin şekilde hakaret eden saldırgan karikatürlerinin yayınlanmasını fikir hürriyeti olarak lanse etti. Oysa bu karikatürler fikir değil açıkça saldırıydı ve tepkilere neden oluyordu. Sonunda Avrupa’daki Müslümanların da tümünü rahatsız eden, genel olarak İslam âleminin tasvip etmediği bir patlamaya neden oldu. Fransa bu olay bahanesiyle dünyayı ayağa kaldırırken sebebi ortadan kaldırma konusunda bir adım atmaya yanaşmadı. 

Aynı Fransa, geçtiğimiz günlerde Zeon ûnvanıyla tanınan yahudi asıllı bir Fransız çizeri, siyonist işgal rejiminin katliamlarını eleştiren ve bu katliam gerçeğini gayet açık bir şekilde gözler önüne seren çok anlamlı bir karikatüründen dolayı hakkında “antisemitizm” ithamıyla açılan davadan dolayı gözaltına aldı. 

Merak edip konuyla ilgili haberlere bakarak karikatürü inceleyenler fark etmişlerdir. Vermeye çalıştığı mesajın yahudilikle uzaktan yakından ilgisi olmadığı için antisemitizm kategorisine sokulması imkânsızdır. Vermek istediği mesaj tamamen siyonist işgal rejiminin saldırılarını, Filistinlileri hedef alan vahşi tutumunu hedef alıyor ve gayet isabetli de bir anlam taşıyor. Filistin haritasına bir hançer görünümü verilip işgalci siyonist tarafından Filistinli çocuğun göğsüne saplanarak her tarafın kana bulanması şeklinde. Bu da Filistin topraklarını işgal eden siyonist zihniyetin ne olduğunu çok mükemmel bir şekilde anlatıyor. Bazen bir karikatür uzun bir yazıyla anlatılabilenden fazlasını kısa bir mesajla verebiliyor. Bu karikatür de o nitelikte. 

Karikatürü çizen genç çizer de suçlanmasına karşı yaptığı açıklamada antisemitizmin aslında Avrupa’daki siyonist lobilerin kendilerini sağlama almak amacıyla kullandıkları kalkan olduğu gerçeğini dile getirdikten sonra kendisinin de yahudi ama antisiyonist olduğunu hatırlatarak suçlanan karikatürünün de antisiyonist bir mesaj içerdiğine dikkat çekmiş. 

Karikatürcünün Avrupa medyasının ikiyüzlü ve sahtekâr tutumu hakkında vurguladığı hususlar da çok anlamlı. Açıklamalarında Avrupa’nın ve hizmetindeki medya organlarının özgürlük anlayışlarının sadece Charlie zihniyetindekilere özel olduğunu, Fransa’nın nazarında da Charlie zihniyetinde olmadığın zaman terörist sayılmayı göze almak zorunda kalacağını hatırlatarak son derece isabetli ve anlamlı mesajlar vermiş. 

Ben bu vesileyle Zeon’un başka karikatürlerini de incelemeye çalıştım. Gerçekten siyonist işgalciliğin kirli yüzünü gözler önüne seren gayet anlamlı karikatürleri var. Karikatürlerinde siyonist işgalcinin bütün kirlerini ve pisliklerini, arkasındaki ABD desteğinin sunduğu imkân ve araçlarla temizlemesinin örnekleri de ortaya konmuş. Anlaşıldığı kadarıyla onun bu anlamlı karikatürleri Avrupa’daki siyonist lobileri epeyden beri rahatsız ediyordu ve sonunda Filistin toprakları üzerindeki gayri meşru işgallerinin vahşi yüzünü gözler önüne seren karikatürü onlar açısından bardağı iyice taşırdı ve yine antisemitizm sopasından yararlandılar. Onların bu sopadan böylesine çarpıtma yaparak yararlanabilmelerine kapı açan Fransa’nın Müslümanların peygamberlerine bile hakaret edilmesini fikir özgürlüğü sığınağına alması ise iki yüzlüğünü iyice ibraz etti. 

yeniakit

Bu yazı toplam 318 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim