• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Konya -5 °C
  • Antalya 8 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Erzurum -16 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 8 °C

Fitnenin Yemen Uzantıları

Ahmet Varol

 

Bir binayı yıkmak, yenisini inşa etmekten kolaydır. Özellikle inşa edeceğiniz binayı her aşamasında, fitne mekanizmalarının saman altından yürüttükleri sulara veya açıktan yuvarladıkları kayalara karşı korumak zorunda iseniz. İnşa edeceğiniz bina bir toplumu yeni düzene kavuşturmayı amaçlıyorsa bunun çok daha zor olacağı ortadadır. O yüzden toplumsal değişim her zaman beklendiği ve arzu edildiği kadar hızlı olmuyor.

Bu açıdan, Resûlullah (s.a.s.)’ın Medine’de inşa ettiği bina da başlı başına bir mucizedir ve Yüce Allah’ın ona lütfuyla gerçekleşmiştir. O, bir devlet düzenine alışık olmayan, tamamen kabile ve aşiret yönetimleriyle yönetilen Arap yarımadasının göbeğinde bütün kurumlarını belli bir nizama ve iç disipline kavuşturduğu her yönüyle mükemmel bir devlet ortaya çıkarmıştı.
Yemen Islah Birliği Partisi Genel Başkanı Abdülvehhab el-Anisi de Türk Arap İlişkileri Merkezi (TAİM)’de yaptığı konuşmada Yemen’deki dikta rejiminin devrilmesinden sonra yerine inşa edilmesine çalışılan yapının yükseltilmesinde ve organlarının düzene sokulmasında karşılaşılan zorluklardan söz etti.
Bu zorluklar içinde geçmişten devralınan bazı dahilî problemler bulunmakla birlikte başta gelenler ve en çok risk oluşturanlar birtakım dış güçlerin yerli ayaklarını oluşturan fitne unsurları. Dün ülkede keyiflerine göre at oynatırken bugün saltanatlarının elinden alınmış olmasının acısını çıkarmaya çalışanlar da dün kendilerine karşı savaş verdikleriyle bugün aynı cepheye geçmiş yeni yapının oturmasını engellemek amacıyla fitne savaşı veriyorlar.
Abdülvehhab el-Anisi, Yemen’de oynanan oyunların Mısır ve Tunus’ta oynananların aynısı olduğuna dikkat çekti. Yani kullanılan metotlar ve arka planda duran merkezler aynı. Sadece icracılar farklı. Siz buna Gezi Parkı fitnesini de dahil edebilirsiniz.
Yemen’de istikrarın sağlanmasını ve yeni yapının oturmasını engelleyebilmek için öncelikle eski çıbanları kaşımaya çalışıyorlar. Bunların başında da Güney meselesiyle Husi ayaklanması geliyor. İlginç olan bir şey ise dün Husi meselesiyle başı dertte olan Ali Abdullah Salih’in elemanlarının bugün Husilerle aynı cephede durarak yeni yönetimin oturmasını engellemeye çalışmaları. Fakat bilindiği üzere Husi hareketinin eskiden beri baş destekçisi İran. Abdülvehhab el-Anisi, İran’ın eskiden beri Yemen üzerinde stratejik hesaplarının olduğunu ve bu hesaplarından vazgeçme niyetinde olmadığını dile getirdi. Yeni yapılanmadan kendi planları ve hesapları açısından memnun olmadığı için Husi hareketi kanalıyla müdahalelerini sürdürüyor.
Mısır’da askeri darbe gerçekleştirilmesiyle zafer kazanmış havasına giren Suudi Arabistan ve BAE bu zaferi Yemen’de de kazanabilmek için uzun süreden beri fitne merkezlerini finanse etmeye devam ediyor. Anlaşıldığı kadarıyla bu ülkede kullandıkları siyasi organların başını da ülkenin eski solcu liderlerinden Ali Sâlim el-Biyd çekiyor. Bu kişi aslında Ali Abdullah Salih sultasından memnun değildi ve ona karşı başlatılan hareketi desteklemişti. Ama Mısır’ın Batıcı, laik siyasi liderleri gibi o da devrim sonrasında halkın kendisini desteklemeyip İslâmi hareketin tarafına yönelmesine kızmış olmalı ki dün reddettikleriyle bugün işbirliği yapmakta sakınca görmüyor. Üstelik bu işbirliğinde bölgede saltanatlarını sürdürmeye devam eden diktatörlerden yardım ve destek de alabiliyor. Bu ülkeler için ise önemli olan kullandıkları adamın siyasi çizgisi ve anlayışı değil ilerlemesini istemedikleri aracın önüne takoz koyabilmesi. Suudi Arabistan, Yemen’i arka bahçesi olarak görmek istiyor. BAE ise tüm Arap dünyasında İslâmî oluşumların siyasi iktidara dönüşmesine karşı çok yönlü savaş başlattığı için bu konuda kendine her şeyi mubah sayıyor.
Verilen bilgilerden anlaşıldığına göre eski yönetim kalıntıları şimdi adeta bir mafya çetesi gibi çalışıyorlar. Devletin bazı iktisadî kuruluşlarını siyasi iktidarı terk etmeden önce tahakkümlerine almışlar. Şimdi bu kurumları yeri geldiğinde yeni düzenin oturmasını ve istikrar sağlanmasını engellemek amacıyla yönetimin ayağına çelme takmada kullanıyorlar. O yüzden ülkede hâlen yaşanmakta olan ekonomik sorunların birçoğunun arkasında Ali Abdullah Salih’in adamlarının mafya çetesinin parmağı olduğu düşünülüyor.

yeniakit

 

Bu yazı toplam 544 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim