• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 3 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 11 °C

Fitneden Sonra Darbe Girişimi

Ahmet Varol

 

Arap dünyasında dikta rejimlerine karşı halk devrimi gerçekleştiren ülkeler içinde eski rejimin kazıklarını söküp atmada en başarılı ülke olmasına rağmen Libya da henüz istikrara kavuşabilmiş ve yeni yapıyı oturtma çalışmalarını rayına oturtabilmiş değildir. Bu ülkede de kendi halkının değerlerine bağlı ve global güçlerin dikteci politikalarından bağımsız bir siyasi irade oluşmasını istemeyen dayatmacılar bunu engelleyebilmek için özellikle fitne aracını kullanmaya çalıştı.

Global güçlerin ve onların güdümündeki yerel dikta rejimlerinin finanse ettiği fitne savaşında öncelikle Kaddafi’nin “yandaş” sayıp kendilerine daha çok imkân sunduğu aşiretlerden yararlanılmaya çalışıldı. Çünkü yeni dönemde onlara ayrıcalık tanınmayacak ve diğer aşiretlerle eşit tutulacaklardı. Bu aşiretlerin ülkenin tümünde kontrolü ele geçirmeleri mümkün görülmediğinden onların çıkardığı kargaşayla ülkeyi bölmek ve böylece bağımsız siyasi iradenin hâkim olacağı alanı daraltmak istiyorlardı. Ama bu planlarında başarılı olamadılar. Bu kez Kaddafi döneminde ihmal edilmiş bölgeleri tahrik amacıyla bir başka fitne politikasını devreye sokmak istediler.  Bu bölgelerde şartların iyileştirilmesi ve oluşmuş açığın kapatılması için yeni dönemde daha önce kollanmış bölgelerden kısma yapılarak buralara fazla kaynak aktarılması gerektiği fikrinin yayılmasına çalışılıyordu. Bingazi’deki geri kalmışlıkla Kaddafi’nin “yandaş” aşiretlerinin sahip olduğu imkânlar kıyaslandığında böyle bir propagandanın kabul görmemesi mümkün değildi. Ama ülke hassas dönemden geçiyordu ve diğer fitnede kullanılan aşiretlerin tahriki için dayanak oluşturulmuş olacaktı. Dolayısıyla şartları henüz bu ayrıcalıkları sunmaya uygun değildi.

Fitneyi finanse edenler bir yandan da eski rejimin kazıklarının sökülmesi aşamasında dağıtılmış rejim kalıntısı unsurlardan eşkıya çeteleri ve mafya grupları oluşturarak can ve mal güvenliğini ortadan kaldıracak ortam oluşturmak için yoğun çaba harcadılar. Amaçları Mısır’daki Baltacı fitnesine benzer karışıklığın alt yapısını oluşturmak, sonra da yeni yönetimin güven ve istikrarı sağlayamadığı iddiasıyla ya bir askerî darbeye ya da söz konusu çetelerin resmî kurumları basması suretiyle gerçekleştirilecek çapulcu darbesine gidecek yolu açmaktı. Bu amaçla bazı çeteler oluşturuldu ve birtakım çirkin saldırılar da gerçekleştirildi. Ama fitne savaşını finanse edenler Libya’da Mısır’daki Baltacı fitnesinde kullandıkları kadar çapulcu bulmakta zorlandıkları gibi yönetim de çapulcu gruplarının üzerine gitmede ve eski rejimin kalıntılarının organize olmasını engellemede hızlı hareket etti.

Bütün bu fitne oyunlarından istediğini elde edemeyen ve Libya’yla ilgili hesaplarının tutmadığını gören emperyalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin yine de bu ülkeden ellerini çekmeye niyetli olmadıkları anlaşılıyor. Fitne savaşlarında istedikleri noktaya gelemeyen ve bu amaçla kullandıkları araçlarının yavaş yavaş etkisini kaybetmekte olduğunu gören emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerinin Libya’da da bir Sisi planını devreye sokabilmek için acele ettiklerini gösteren gelişmeler var.

Savunma Bakanı Abdullah es-Sini’nin yaptığı açıklamalara göre 11 Şubat Salı sabahı başkent Trablus’ta bir askerî darbe girişimi ortaya çıkarıldı. İçlerinde Kaddafi dönemi subaylarının, yeni askerî yapıda görevli subayların ve sivillerin bulunduğu altmış kişilik komitenin darbe planı için düzenlediği toplantı istihbarat çalışmalarıyla ortaya çıkarıldı ve başarılı olması engellendi.

es-Sini’nin açıklamalarına göre darbeyi planlayan ekip şu an ülkenin parlamentosu görevi yapan Genel Ulusal Kongre’yi dağıtıp askerî geçici yönetim oluşturmayı ve bu yönetimin başına geçirilecek komiteye de Devrimi Koruma Yüksek Konseyi adını vermeyi planlıyordu.

Darbe girişiminin önlenmesi Libya açısından oldukça önemli bir başarıdır. Ama bu ülkeye yönelik tehlikelerin son bulduğu anlamına gelmez. Bu itibarla Suriye direnişinin zaferi Mısır’da gasp edilen devrimin kurtarılması ve diğer ülkelerde tehditle karşı karşıya olan devrimlerin korunması açısından son derece önemlidir. Bunu da inşallah Özel FM’de bu akşam 19.30’da başlayacak Dünya Döndükçe programımızda geniş çerçevede ele almaya çalışacağız.

yeniakit

Bu yazı toplam 338 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim