• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Konya 28 °C
  • Antalya 30 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Erzurum 31 °C
  • İzmir 32 °C
  • Rize 24 °C

Filistin’de hükûmetin istifası

Ahmet Varol

Bugünlerde Türkiye’de bir koalisyon hükûmeti oluşturulması konusunda tartışmalar, yorumlar ve çeşitli formüller üzerindeki görüşler gündemi oluştururken Filistin’de de Rami Hamdallah başkanlığındaki uzlaşma hükûmetinin istifa girişimlerinden kaynaklanan bir çalkantı ve tartışma var. Aslında Filistin’de, en azından bazı meselelerin üzerine gidilmesi ve insanların sıkıntılarının kısmen giderilmesi için önemli bir dönem olan Ramazan’da böyle bir girişim çok zamansızdı. Her ne kadar hükûmet kendisinden bekleneni sunma konusunda elle tutulur bir şey ortaya koyabilmiş olmasa da bu konuyu hem Ramazan sonrasına ertelemesi hem de uzlaşmanın bütün taraflarıyla bağlantılı bir şekilde gerçekleştirmesi usûle daha uygun olurdu. 

Filistin’deki mevcut hükûmet, Mahmud Abbas’ın ve ona bağlı ekibin, Filistin İslâmî Direniş Hareketi’nin 2006 seçimlerinde elde ettiği zaferi hazmedememesi sebebiyle çıkardığı sorunlar yüzünden oluşan bölünmüşlüğe son verilmesi amacıyla sürdürülen çabalar ve pazarlıklar sonucu Mısır’ın başkenti Kahire’de imzalanan ittifak anlaşmasına binaen kurulan uzlaşma hükûmetidir. O yüzden sadece Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih örgütünü değil aynı zamanda Hamas’ı temsil ediyor. 

Uzlaşı hükûmeti sıfatı taşımasından ve Kahire Anlaşması’na imza atan tüm tarafları temsil ediyor olmasından dolayı her iki tarafa karşı da sorumlulukları vardı. Fakat maalesef bu sorumluluklarını yerine getirmedi. Bir uzlaşı hükûmeti gibi değil Abbas hükûmeti gibi davrandı. Anlaşmada kabul edilen maddelere dâhil edildiği halde Gazze’de İsmail Heniyye döneminde istihdam edilen memurları kadroya almamakta ısrar etti. O yüzden onların maaşlarını uzun süre ödemedi. Uzun süren protestolar, eylemler ve baskılar sonrası ödemek zorunda kaldığında da çeşitli problemler çıkardı. 

İşgal rejiminin saldırılarında büyük yıkıma maruz kalan Gazze’nin yeniden imarı ve mağdur edilen insanların yaralarının sarılması için Arap ülkelerinden resmî yollarla gönderilen yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmadı. 

Batı Yaka bölgesinde İslâmi hareket mensubu siyasi tutukluların serbest bırakılması şartının yerine getirilmesi için bir girişimde bulunmadığı gibi yeni tutuklamalar gerçekleştirdi. Özellikle üniversitelerde öğrenci meclisleri seçimlerinde İslâmi hareketi temsil eden adayların önemli başarılar gerçekleştirmelerini hazmedemediği için güvenlik elemanlarının üniversitelere baskınlar düzenlemelerine ve İslamî hareketi temsil eden öğrencileri tamamen siyasi sebeplerle tutuklamalarına hiçbir itirazda bulunmadı. 

Bunların dışında da birçok uygulamasıyla ve izlediği politikayla bir uzlaşı hükûmeti olmaktan ziyade Mahmud Abbas’ın kurmaya çalıştığı siyasi diktatörlüğün sopası gibi hareket ettiği görüldü. 

Bu özelliklerine rağmen İslâmî hareket onu istifaya değil görevlerini ve verdiği sözleri yerine getirmeye çağırdı. Şimdi hemen Ramazan’ın başında, uzlaşmanın taraflarıyla ayrı ayrı irtibata geçme ihtiyacı duymadan istifa çalkantısı çıkarması ardından da Abbas’ın arkasında duran siyasi locanın İslâmî hareketi devre dışı bırakma işaretleri veren bazı girişimlerde bulunması adeta siyasi darbe gerçekleştirme oyununa benziyor. Yani işi oldu bittiye getirerek kendi ağırlıklarını koyacakları yeni bir formülle çıkmayı planladıkları gözlemleniyor. 

İslâmi hareketin böyle bir darbeye razı olmayacağı, kurulacak yeni hükûmetin de daha önce kabul edilmiş olan Kahire Anlaşması’nın şartlarına uygun bir şekilde belirlenecek ve o anlaşmanın yüklediği sorumlulukları üstlenecek uzlaşma hükûmeti olması üzerinde ısrar edeceği, öyle olmaması durumunda ise kurulacak hükûmeti kabul etmeyeceği tahmin ediliyor. 

İslâmi hareketin itirazlarındaki gerekçelerin kamuoyuna yansımasını engellemeyi ve gerçeklerin üstünü örtmeyi başarmaları durumunda ise onu suçlu çıkarma, onun uzlaşmanın önünü tıkadığı yalanına başvurma oyunu oynamaları mümkündür. Daha şimdiden “Filistin’de iki hükûmetli döneme geri mi dönülüyor?” tarzında yorumların Arap medyasında görülmeye başlamasının bu konuda kafaları karıştırdığını sanıyoruz. 

İslâmî hareket uzlaşmanın rafa kaldırılmasından ve yeniden iki hükûmetliliğe dönülmesinden yana değildir. Ancak kabul ettiği anlaşmanın şartlarının da gereği gibi yerine getirilmesi konusunda ısrarlıdır. 

yeniakit

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim