• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Erzurum 13 °C
  • İzmir 23 °C
  • Rize 21 °C

Fidan'ın Alınacağını İhbar Eden Binbaşı MİT'e "Darbe Olabilir" Dedim!

Fidan'ın Alınacağını İhbar Eden Binbaşı MİT'e "Darbe Olabilir" Dedim!
"1996'da mezun olduğumuzda İstanbul’da bizi Fetullah Gülen’in yanına götürdüler"

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen, Fethullah Gülen'in planlayıcısı olmakla suçlandığı darbe girişimi öncesinde Millî İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) "Hakan Fidan alınacak" ihbarı yapan Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli Binbaşı O.K. ile yapılan görüşme tutanağı ortaya çıktı. Hürriyet gazetesinin haberine göre, dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak, Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen ve bir katibin isminin olduğu tutanakta, pilot binbaşının adı ve imzası yer almadı. Bu tutanağa göre, Binbaş O.K., MİT'e yaptığı ihbarı şöyle anlattı:

"Deniz Aldemir’in arabasındaydık. ‘Telefonu kapat’ dedi. Radyonun sesini yükseltti. ‘Senin hizmetten olduğunu biliyorum, bu akşam faaliyetimiz var, ben Cooger helikopteriyle Hakan Fidan’ı alacağım, sen Murat Bolat’la uçacaksın, çok kan akacak’ dedi. Vatan aleyhine bir şey yapılacağını anladım.

"Aklıma MİT geldi. Saat 13.55 gibi nizamiyeden çıktım. Deniz Binbaşı’ya mesaj attım. ‘Ben uçamam’ dedim. Taksiyle 14.20 gibi MİT’e vardık. Kapıdaki görevliye ‘MİT’e TSK içindeki paralelcilerle alakalı bilgi vermek için geldim’ dedim.


"Saat 15.00 civarı iki kişi geldi. Anlattım. Tedirgin oldular. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta ‘darbe faaliyeti olabileceğini’ söyledim. ‘Hakan Fidan’ı almaktan kasıt ne’ diye sordular. Ben de ‘çok kan akacak’ dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. ‘Darbe olabilir’ kelimesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum."

MİT raporunda ne yazmıştı?

İhbarın yapıldığı andan MİT Müsteşarı Fidan'ın Genelkurmay Başkanlığı'ndan ayrıldığı saate kadar yaşananların anlatıldığı MİT'in 15 Temmuz raporunda, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde istihbarat toplanamadığı için darbe girişiminin tarihi konusunda net bir bilgiye ulaşılamadığı" ifade edilmişti.

İşte MİT'in Meclis'e sunduğu 15 Temmuz raporu

Tutanakta imzası bulunan savcılar görevden alınmıştı

Tutunakta imzası bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak 15 Temmuz'dan sonra görevden alınarak, tenzili rütbe ile Yargıtay’a düz savcı olarak atanmıştı. Görevden alınmasının arkasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı 15 Temmuz darbe girişiminde tanık olarak çağırma girişimi olduğu ileri sürülmüştü. Öte yandan 15 Temmuz gecesi televizyona çıkarak darbeciler hakkında gözaltı kararını açıklayan, darbe girişimine ilişkin geçen hafta çatı iddianameyi hazırlayan Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen de görevinden alınmıştı. Başsavcıvekili İşçimen’in 'pasif' göreve atanmasının perde arkasında Adalet Bakanlığı’nın Anayasal Büro’yu kontrol etmek isteğinin olduğu öne sürülmüştü.  

Hürriyet gazetesinin haberine göre, 11 Ağustos 2016 tarihli görüşme tutanağında binbaşının adı ve imzasının olmaması, "Görüşülen kişinin kimliğinin gizli kalması gerektiğinden imzalanmasına gerek olmadığına karar verilerek, iş bu tutanak huzurda bulunan şahıslar tarafından imza altına alınmıştır" diye açıklandı.

"Bizi Gülen'e götürdüler"

Konyalı olduğunu beyan eden O.K., ortaokulu Akşehir’de okuduğunu belirterek, “Akşehir’de yurda yazıldım, yurt Fetullahçılarındı. Benim harp okulundayken iltisağım camide, ara ara bazı evlerde 2 haftada bir Konya’dan gelen abiler aracılığıyla buluşmalar şeklinde oluyordu" dedi. Öğrencilik yıllarında irtibat kurduğu abilerin isimlerini veren O.K., “1996 yılında mezun olduğumuzda İstanbul’da bizi Fetullah Gülen’in yanına götürdüler. Mezun grubu olarak birlikte İstanbul’daki FEM dershanesinde yanına gittik. Bize hiçbir şey söylemedi. Yanında misafir vardı. Yarım saat kadar oturup çıktık” bilgisini verdi. Örgütteki kod adının Tarık olduğunu söyleyen O.K.’nın açıklamaları özetle şöyle:

“Balyoz ve Ergenekon sürecinde F. Gülen’in şizofren seviyesinde olduğunu ve vatana ihanet içerisinde olduğunu anlamaya başladım ve fikirlerim değişmeye başladı. 2014’ten sonra beni ısrarla davet etmelerine rağmen toplantılarına gitmedim.

"Evliliğimi cemaat içerisinde gerçekleştirdim. Ömer kod adlı bir abi bana resim gösterdi. Eşim kolejde müdür ve malum yapının içerisindeydi. B.B. ve A.O. isimli iki çocuğum var. B ismini örgüt, B’yi ben; A isimini ben, O ismini de örgüt koydu. Çocuklar 4 ve 6 yaşınalar. Çocuklarımın isimlerini Malatyalı A.K. isimli abi vasıtasıyla örgüt lideri koydu. A.K. çocuk doktorudur. Malatya’da 2009-2013 yılları arasında kaldım.

"(Son görevi size nasıl tevdi ettiler sorusuna) Onu bir türlü anlamış değilim. Kendilerinden olduklarını düşündüğüm personelin bir kısmını çağırmamışlar. Kendilerinden olanları sakladıkları için göreve çağırmadıklarını düşünüyorum.

"11 Temmuz’dan itibaren ailemle Akçay tatil kampındaydık. 13 Temmuz’da Tabur Komutanım Binbaşı Deniz Aldemir aradı, cuma günü görevde olmam gerektiğini söyledi.

"Deniz Aldemir’in arabasındaydık. ‘Telefonu kapat’ dedi. Radyonun sesini yükseltti. ‘Senin hizmetten olduğunu biliyorum, bu akşam faaliyetimiz var, ben Cooger helikopteriyle Hakan Fidan’ı alacağım, sen Murat Bolat’la uçacaksın, çok kan akacak’ dedi. Vatan aleyhine bir şey yapılacağını anladım.

"Aklıma MİT geldi. Saat 13.55 gibi nizamiyeden çıktım. Deniz Binbaşı’ya mesaj attım. ‘Ben uçamam’ dedim. Taksiyle 14.20 gibi MİT’e vardık. Kapıdaki görevliye ‘MİT’e TSK içindeki paralelcilerle alakalı bilgi vermek için geldim’ dedim.

"Saat 15.00 civarı iki kişi geldi. Anlattım. Tedirgin oldular. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta ‘darbe faaliyeti olabileceğini’ söyledim. ‘Hakan Fidan’ı almaktan kasıt ne’ diye sordular. Ben de ‘çok kan akacak’ dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. ‘Darbe olabilir’ kelimesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum.

"Benim (MİT’le) irtibatım bu olayla başlamıştır. Ertesi gün MİT’ten beni aradılar, ‘Güvenlik için seni birkaç gün misafir edelim’ dediler. Yarım saat sonra bir ekip gelip beni aldı."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim