• BIST 96.400
  • Altın 144,423
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 11 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Erzurum 12 °C
  • İzmir 21 °C
  • Rize 15 °C

Eylemci ailelerin sayısı artıyor

Eylemci ailelerin sayısı artıyor
Van'da yaşayan Çağan ve Deniz aileleri imam hatip lisesinde okuyan kızlarının terör örgütünce kaçırıldığını belirterek, Diyarbakır'da oturma eylemi yapan ailelere katıldı.
Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklar arasında imam hatip lisesi öğrencileri de bulunuyor.

Çocukları terör örgütünce kaçırılan ve seslerini duyurmak için bir araya geldikleri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünden uzaklaştırılan ailelerin oturma eylemi, refüjde devam ediyor.

Ellerinde çocuklarına ait fotoğraflarla günlerdir eylem yapan ailelere her gün yenileri katılıyor. Van'da yaşayan Çağan ve Deniz aileleri de imam hatip lisesinde aynı sınıfta okuyan kızlarının terör örgütünce kaçırıldığını belirterek, ailelere destek için Diyarbakır'a geldi.

Oturma eylemini sürdüren ailelere katılan Songül Çağan ve Sünye Deniz, kızlarının fotoğraflarını ellerinden düşürmüyor.

Gözü yaşlı anneler Çağan ve Deniz, Van Erciş İmam Hatip Lisesi'nde yatılı okuyan kızlarının yakın arkadaş olduğunu ve aynı sınıfta öğrenim gördüklerini anlattı.

Kızlarının 12 Mayıs'ta birlikte kaçırıldığını kaydeden anneler, sabah okula gönderdikleri kızlarından bir daha haber alamadıklarını söyledi.

Van Erciş İmam Hatip Lisesi 2'inci sınıfta yatılı okuyan ve yurtta kalan Mihriban Çağan'ın (16) annesi Songül Çağan, "Kızım yurda gitmişti. Yurttan çıktıktan sonra bir daha haber alamadık. Ben kızımı istiyorum, barış istiyorum. Başbakana sesleniyorum, Selahattin Demirtaş'a sesleniyorum; lütfen kızımı geri getirin, tüm annelerin çocuklarını geri getirin" dedi.

"Kızım 16 yaşındaydı. Küçüktü okumak istiyordu" diyen anne Çağan, kızının sağlık sorunları olduğunu da dile getirerek, "Kızım daha önce fıtık ameliyatı olmuştu ve bağırsak hastalığı vardı. 2 kere beyin kanaması geçirmişti" diye konuştu.

Sevgi Deniz'in (16) annesi Sünye Deniz de kızının yaşının küçük olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

 "Kızlarımız aynı sınıfta okuyordu, yakın arkadaşlardı. Bizim kızlarımızın yaşı daha çok küçük, kızlarımız okumak istiyordu. Lütfen çocuklarımızı bize geri verin. Tüm yetkililere sesleniyorum; çocuğumuzu geri istiyoruz."

Oğluna kavuşmak için 3 ineğini satıp Diyarbakır'a geldi
 
Erzurum'da çobanlık yaparak geçimini sağlayan Lütfiye Bozoğlu da 2 ay önce kandırılarak dağa götürülen oğluna kavuşmak için 3 ineğini satarak Diyarbakır'a geldi.

Van, Erzurum, Antalya ve Adana'dan gelenlerle sayıları 28'e yükselen ailelere destek vermek için Erzurum'dan gelen Bozoğlu ailesi de çocuklarına kavuşuncaya kadar belediyenin karşısındaki refüjde oturma eylemini sürdürmekte kararlı.

5 çocuk annesi Bozoğlu, AA muhabirine, çobanlık yaparak yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü'nde okuyan 20 yaşındaki oğlu Sedat Bozoğlu'nun 2 ay önce kandırılarak dağa götürüldüğünü söyledi.

Oğlundan 2 aydır haber alamadığını ifade eden Bozoğlu, "Diyarbakır'a oğluma kavuşmak için geldim" dedi.

"Geldiği gün düğününü yapacağım"

Bozoğlu, şöyle konuştu:

"Oğlum 20 yaşında ama gözümde hala küçük bir bebek. 3 ineğim vardı sattım, oğlumun yoluna düştüm. Barış istiyorum. Allah rızası için, 'büyük, küçük' demeyin, çocuklarımızı gönderin. Ana anadır. Ana babanın gözünde çocuk 3 yaşında da çocuk, 50 yaşında da çocuktur. Oğlum kandırıldı, evladımı parayla sattılar. Tüm çocukları kandırıp, örgüte parayla satıyorlar."

Bozoğlu, çocuklarını maddi zorluklarla büyüttüğünü, imkansızlıklar nedeniyle gözyaşı döktüğünde oğlunun kendisini teselli ettiğini anlatarak, "Çobanlıkla geçimimizi sağlıyorduk. Durumumuz iyi değildi. Ama oğlum bize çok düşkündü. En büyük umudumuz Sedat idi. Bana, 'Anne ben okuyacağım, sizi saraylarda yaşatacağım. Sen ağlama anne, seni bu çileden kurtaracağım' diyordu" diye konuştu.

Tüm anneler olarak çocuklarına kavuşana kadar eylemi sürdüreceklerini dile getiren Bozoğlu, "Gerekirse açlık grevine de başlayacağız. Çünkü benim oğlum böyle bir hayatı istemiyordu. Oğlumun eline silah değil, kalem, kitap yakışıyor. Oğluma kavuştuğum gün onun davullu zurnalı düğününü yapacağım."

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim