• BIST 80.570
  • Altın 556,24
  • Dolar 2,2185
  • Euro 2,7745
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Erzurum 6 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 17 °C

Erdoğan, Fethullah'çı Değil

Erdoğan, Fethullahçı Değil
ABD eski büyükelçisi Jeffrey, Aralık 2009'da merkezini uyarmış. Cumhurbaşkanı hakkında herkes Gülenci diyor ama Erdoğan öyle görünmüyor. Hatta Başbakan Gülenci cephenin o kadar dışında ki, Gülenciler onu bir yük olarak görüyor

Wikileaks belgelerinde Fethullah Gülen ve cemaatini konu alan gizli yazışmalar geniş bir yer tutuyor. Belgelere göre ABD'nin Gülen'e bakışı zamanla yumuşamış.


Taraf gazetesinin günlerdir okurlarına "bomba" tanımlamasıyla duyurduğu Wikileaks belgeleri yayımlanmaya başladı. Yayımlanan ilk belgeler ise Fethullah Gülen cemaatine ilişkin belgeler oldu. Büyük çoğunluğu 2000'li yıllara ait olan 11 bin civarındaki telgraf arasında, yirmiden fazlası doğrudan Gülen cemaatine ayrılmış durumda.


Gülen cemaati ve Fethullah Gülen'e ait belgelerin büyük bir çoğunluğunda ise ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'in imzası var.


HÜKÜMET YEŞİL KART VERMEK İSTEMEDİ


Gülen'in ABD'de de Yeşil Kart sahibi olması sürecinde yaşanan davalara ilişkin konuşan Jeffrey, "Gülen, Yeşil Kart'ını hükümet kararıyla değil, abd mahkemelerinin kararıyla aldı. ABD hükümeti onu korumadı. ABD hükümeti, Gülen'in Yeşil Kart talebini reddedince, o kişisel olarak ABD mahkemesine başvurdu ve mahkeme kararıyla Yeşil Kart elde etti" diye özetledi.


Yine Jeffrey'in 4 Aralık 2009 tarihli KİŞİYE ÖZEL statülü telgrafla, "Washington'a 'ABD, GÜlen'i niye himaye ediyor" sourusna karışlık olarak gazetecileri resmen şu cevabın verilmesi tavsiyesinde bulunmuş:


"ABD, Bay Gülen'i himaye etmmektedir ve kendisinin ABD'de bulunması bir siyasi karara dayanmamaktadır. Bay Gülen, ABD'de sürekli oturum için başvuruda bulunmuş ve 2008'de sonuçlanan uzun bir hukuki süreç sonunda Federal Mahkeme'nin, kendisinin çok sayıda yazılı eserin sahibi ve dünya çapında bir dini örgütün lideri sıfatıyla 'olağanstü yetenekli yabancı' olarak görülmeyi hakettiği yönündeki kararı üzerine bu hakkı elde etmiştir. Bir Yeşil Kart sahibi olarak, Bay Gülen bu statünün getirdiği bütün imtiyazlara sahiptir. ABD'de bulunuşu, ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikasının bir göstergesi olarak görülmemelidir."


DEVLETİ YIKMAZ AMA DEĞİŞTİRİR...


ABD'nin Fethullah Gülen'i bakışını genel hatlarıyla yansıtan "KİŞİYE ÖZEL" bir diğer telgraf 11 Kasım 2003 tarihini taşıyor. Bu tarihte, Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Fethullah Gülen Davası'nın kesin hükme bağlanmasını 4616 sayılı Şartla Salıverme ve Dava ve Cezaların Ertelenmesi Yasası kapsamında beş yıl süreyle ertelenmiştik. Zaten dönemin Ankara Büyükelçisi W. Robert Pearson'un yazdığı telgrafın başlığı da, "Türk Sivil Toplumu: İslami lider Fethullah Gülen aleyhindeki hüküm ertelendi." Pearson, Gülen'i o telgrafta şöyle tarif etmiş:


"1970'lerde işe başladığında çok daha militan olan Gülen, ekümenik (evrensel) bir anlayışla ilgilendiğini iddia eden ama kökleri yoğun biçinde İslami olan bir ruhani liderdir. Bu hareket diğer İslami tarikatlar gibi çalışıyor ama nispeten daha hiyerarşik ve daha disiplinli. Gülen ve takipçileri, eski Cumhurbaşkanı Demirel ve baş-laikçi-milliyetçi eski Başbakan Ecevit dahil olmak üzere kendi içinde çok geniş bir yelpazedeki Türk siyasetçileriyle iletişim halinde ve onlardan kamuoyu önünde destek almış durumda."


AÇIK VE YAKIN TEHDİT YOK


Bu telgrafın sonundaki "YORUM" bölümü ise daha ilginç ifadeleri barındırıyor...


"Her ne kadaar, tecrübelerimize göre, bu hareket devletin baskısı altında gizemli bir hale geldiyse, temsilcileri bize karşı daha temkinli davranıyorsa ve dolayısıyla hedefini okumak zor oluyorsa da, devletin Gülen'e yönelik tacizi, bize bulanık ve keyfi şekilde yorumlanmış bir dizi delile dayalıymış gibi görünüyor. Ayrıca, daha militan İslamcıların Türiye'deki bazı Gülen yapılanmalarına girdiklerini de tecrübe ettik. Ama Gülencilerle kapsamlı ve sürekli temaslarımıza dayanarak şu sonuca varıyoruz:


Gülen'in yaklaşımı öylesine tedrici ve onun kurmayları militan olarak karalanmamak konusunda öylesine sakıngan ki, bu hareket Devlet'e karşı açık ve yakın bir tehdit oluşturmamaktadır.


Belgelerden: Gülenciler, laik düzeni dramatik biçimde yıkmak istemiyorlar, onlar içeriden değişim pşinde. Tedrici yaklaşımıyla Gülen, Devlete karşı açık tehlike değil.


GÜL; GÜLENCİ; ERDOĞAN: YÜK


ABD eski büyükelçisi Jeffrey, Aralık 2009'da merkezini uyarmış. Cumhurbaşkanı hakkında herkes Gülenci diyor ama Erdoğan öyle görünmüyor. Hatta Başbakan Gülenci cephenin o kadar dışında ki, Gülenciler onu bir yük olarak görüyor.


FBI'DEN GÜLEN RİCASI


Fethullah Gülen'in ABD'de yasal koşullarda ve sık sık ülkeyi terketme zorunluluğu olmadan yaşayabilmesi için verdiği hukuk mücadelesinde önüne çıkan en büyük engel Federal Soruşturma Bürosu'ydu (FBI). Nitekim, Gülen'in avukatları "Yeşil Kart" için açtıkları davada, bu talebi reddeden Göçmenlik Bürosu'nun yanı sıra dönemin ABD Yurtiçi Güvenlik Bakanı Michael Chertoff ve FBI Direktöre Robert S. Mueller'dan da şikayetçi oldular.


Bu konu ise ABD'nin İstanbul Başkonsolos Vekili Simith'in telgrafına konu oluyor ve telgrafta Gülen'le ilgili ilginç bir ricada bulunuluyor...


"Gülencilerin ABD'nin Gülen'e karşı olumsuz tavırları konusundaki spesifik endişesinin, Gülen'in avukatının 'Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası'dan yararlanarak elde ettiği 2004 tarihli bir FBI raporundan kaynaklandığı anlaşılıyor. Türk Ulusal Polis Teşkilatı'n4n irtibatlı olduğumuz üç üst düzey yetkili, kısa süre önce bu konuyu İstanbul'daki 'legat'ın (İstanbul Başkonsolosluğu'ndaki FBI'ı temsil eden diplomat) dikkatine getirdiler ve bu görüşmeden aynı zamanda Gülen'le ilgili basılı malzemeler sunularak, FBI'ın, kendisi hakkında bir tür 'temiz kağıdı' verp veremeyeceğini sordular. (Not: Legat, bu tip bir kağıdı bir PR kampanyası başlatmakta kullanma niyetini gözönünde tuttuğu için, buna yanaşmadı.)"


Gülen'in ABD'de oturma izni alabilmesi için devreye giren 3 üst düzey polis FBI'dan temiz kağıdı istemiş.


Gülenciler emniyete hakim...


Amerikan gizli yazışmalarında Gülencilerin Türk Polis Teşkilatı'na egemen olduğu izlenimi aktarılıyor. 2005 tarihli bir belgeden: Üç üst düzey polis İstanbul'daki FBI temsilcisiyle görüşüp, Gülen hakkındaki olumsuz raporun değişmesi için temiz kağıdı talep etti.


taraf

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | :