• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Konya 24 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Erzurum 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 22 °C

Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?

Mehmet GÖKTAŞ
erbakanhocanezamankaybettiSaadet Partisinin 11 Temmuz Pazar günü yapılan olaylı kongresinde Erbakan Hoca kaybetti. Hoca"nın sunduğu listeden başta Numan Kurtulmuş olmak üzere kırk üç üye o anda istifa etti ve Numan Kurtulmuş"un kendi listesi kazandı.

Hatta Erbakan Hoca kongrede aldığı bu yenilgiden sonra ciddi bir yenilgi daha almıştır; Numan Kurtulmuş"un listesinden GİK üyesi olarak seçilen ve eski yönetimde de olan, kendisine yakın olarak bilinen 25"e yakın partiliyi konutuna çağıran Hoca, “Numan Kurtulmuş"a karşı istifa” etmelerini istemiş. GİK  üyelerinin ise Erbakan"a, “Hocam istifa etmemiz söz konusu olamaz. Bizler seçilmiş genel başkanımız Numan Bey"in arkasında duracağız. Zaten kongre sürecinde Numan Kurtulmuş"a karşı izlediğiniz politika Milli Görüş hareketine ve Saadet Partisi"ne ciddi anlamda zarar verdi” şeklinde cevap vermişler, Hoca da onların bu tavır karşısında sessiz kalarak odasına çekilmiştir.

Biliyoruz, Hoca yılmayacak, Saadet Partisini yeniden ele geçirmek için elinden geleni yapacak. Baktı olmadı, “Küçücük olsun, fakat sadece ve sadece benim olsun” diye yeni bir parti kuracak…

Fakat şu husus unutulmamalıdır ki, onu da kaybedecek. Anadolu"da bir söz vardır: Bir insanın ipinin kıvrağı açılmaya görsün, sökülür gider artık.

Görebildiğim kadarıyla bu noktada Müslümanların ortak düşüncesi şudur:

Erbakan Hoca böyle bitmemeliydi, kendisini bu şekilde bitirmemeliydi, sonu böyle olmamalıydı, ömrünün son demlerini çok daha güzel  geçirebilirdi.

Fakat şu anda herkes itiraf etmektedir ki, Erbakan Hoca yanlış yapmıştır, kaybetmiştir.

ASLINDA HOCA NE ZAMAN KAYBETTI BILIYOR MUSUNUZ?

Meşhur Bingöl konuşmasının ardında durmadığından, o konuşmanın bedelini ödemediğinden, özellikle cezaevine girmediğinden dolayı Hoca"nın tükeniş süreci başlamıştır.

Erbakan Hoca, 25 Şubat 1994 tarihinde Bingöl"de yaptığı o meşhur konuşmasında:

“Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, "Türküm, doğruyum, çalışkanım." Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, "Ya öyle mi, ben de Kürdüm, daha doğruyum, daha çalışkanım" deme hakkını kazandı….”

Hatırlanacağı üzere, bu konuşmasından dolayı hakkında soruşturma açıldı, yargılanmaya başladı.

Ne yazık ki Erbakan Hoca bu konuşmasının ardında dimdik durmadı, duramadı.

“Evet, ben böyle düşünüyorum, böyle inanıyorum, bu coğrafyanın derdi budur, kanayan yarasının sebebi budur, sözlerimin ve iddiamın arkasındayım…” demedi Erbakan Hoca.

“Bu kaset montajdır, Kaset mahkemede delil olamaz …” gibi savunmalar yaptı.

Bu şekildeki bir savunma Müslümanların yüreklerini derinden yaraladı, yarınlara olan ümidine sekte vurdu.

Erbakan Hoca aslında o gün kaybetmişti.

Ne ilginçtir ki, buna rağmen hapis cezası almaktan da kurtulamadı.

Bu defa da hapse girmemek için direndi, “Evimi boyatacağım, badana yaptıracağım…” gibisinden Müslümanların başını önüne eğdirecek cinsten mazeretler ileri sürdü.

O günkü milletin ma"şeri vicdanını çok iyi hatırlıyorum, eğer Erbakan Hoca Bingöl konuşmasının karşılığı olarak cezaevine girseydi hem kendisi kazanacaktı, hem Müslümanlar kazanacaktı, hem bu ülke kazanacaktı.

Ve "Yaşı ilerlemiş bir Başbakanını bir konuşmasından dolayı cezaevine atan" bu despot rejim büyük bir yara alacaktı.

Cezaevinin kapısına kadar yüz binlerce, belki milyonlarca insanın refakatinde içeri girecek ve aynı şekilde dışarı çıkacaktı.

Mehmed Göktaş / Doğruhaber

Bu yazı toplam 4068 defa okunmuştur.
Yorumlar
Zaferhan
10 Aralık 2010 Cuma 14:11
Kaç yazınızdan içerde yattınız Syn.Göktaş
Yazarlık kolay meslek, en fazla tazminat davalasıyla işi götürürsünüz.Zaten tazminat davalarında çapınıza göre tazmin miktarı belirlenir.Bu güne değin fikri platformlarda yazısından dolayı yargılanıp hapse giren cefa çeken köşe yazarına tesadüf etmedim...Ya falanca sermaye grubuna ya rakip köşe yazarına sövme hakaret yazısı dışında fikri bir yazısından dolayı takibe uğrayan malesef göremedim...
195.245.227.107
Gönül Dostu
21 Temmuz 2010 Çarşamba 04:34
Yüreğinize Sağlık
Saygıdeğer Hocam,
Yazınızda ki bir çok hususa katılıyorum. Elinize, yüreğinize sağlık. Sayın Erbakan Hocamız'ında hakkını teslim ediyoruz, bu ülkeye çok önemli hizmetleri oldu, büyük bir kadro kazandırdı. Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Ancak kendi yetiştirdiği ve ekip olarak beraber çalıştığı insanlara da zaman zaman haksızlık yaptığına şahit oluyoruz. Hülasa sizinde ifade ettiğiniz gibi bazı yanlış kararları oldu siyasi hayatında. Halbuki bizler kendisine halen saygı ve sevgi duyuyor olmalıyız her şart altında. Bir tabii lider, ombudsman konumunda; her ihtiyaç duyulduğunda fikirlerine, görüşlerine başvurulan biri olmak kendisine, gönüllere yıkılmaz taht kurma imkanını iyi değerlendiremedi. Ama bundan sonrası için ümitvarız inşaallah...
Yorumlarında, sizin şahsınıza yönelik "hangi partiye oy verdiğiniz konusunda" hezeyanda bulunalarıda insaf ve iz'an sahibi olmaya davet ediyorum. Herkes belli bir partiye oy vermek zorunda mı?!
Selam ve saygılarımla...
78.169.236.206
fehmikaya
19 Temmuz 2010 Pazartesi 08:41
SAYIN GÖKTAŞ
sayın göktaş sizin oy verme konusundaki fikirlerinizi biliyoruz acaba son parlemento seçimlerinde akp ye oy verdiğinizi duydum doğrumudur
88.247.38.239
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim