• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 7 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Erzurum -6 °C
  • İzmir 6 °C
  • Rize 2 °C

En çok Dinleme Yapılan 2. İl Diyarbakır

En çok Dinleme Yapılan 2. İl Diyarbakır
HSYK Teftiş Kurulu müfettişlerinin yaptığı inceleme sonrası TMK kapsamında kurulan mahkemelerde en çok dinlenen illerin sıralaması ortaya çıktı.

576 bin 343 dinlenen kişi sayısı ile en çok dinlenen il sıralamasında İstanbul ilk sırada yer aldı.

İstanbul'un ardından ise Diyarbakır geliyor. Diyarbakır'da 204 bin 276, İzmir'de 192 bin 524, Adana'da ise 183 bin 355 kişi dinlendi.

Ankara'daki dinleme sayısı ise 100 bin 122. Van'da 57 bin 273, Malatya'da 46 bin 563, Erzurum'da 32 bin 290, Antalya'da 29 bin 357, Bursa'da 24 bin 126 ve Samsun'da 6 bin 945 kişi  dinlendi.

HÜDA PAR Polisi Suçüstü Yakalamıştı

Ortaya çıkan bu veriler akıllara Hür Dava Partisi'nin 3 Aralık 2013'te Diyarbakır'da düzenlediği bilgilendirme seminerine giden parti üyelerini, yasadışı olarak kayda alan polislerin suçüstü yakalanmasını getirdi. 

Olayın ayrıntıları o dönem İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) şöyle yansımıştı:

"Hür Dava Partisi tarafından verilen bilgilendirme seminerinde kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin seminer verilen salonun önünde yasadışı görüntü almaları ve dinleme yapmalarına tepkilere neden oldu.

Olayla ilgili olarak konuştuğumuz HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Vedat Turgut, bu provokasyonun takipçisi olacaklarını ve peşini asla bırakmayacaklarını söyledi. Olayı provokasyon olarak değerlendiren Turgut, yasadışı kayıt alan 21 KL 246 plakalı araçtaki şahıslardan birinin, atletli olduğu ve alkol alarak cihazlar başında durduğu halde 'görev başındayız' dediğini ifade ederek, ''İçki sofrası kurarcasına atletli bir şekilde bira içerek görev mi olur?'' diye sordu.

''Üye ve gönüllülerimiz taciz edildi'' 
Parti üye ve gönüllülerinin gizli bir şekilde görüntülenerek taciz edildiğini ifade eden Turgut, ''HÜDA PAR Diyarbakır İl başkanlığınca seçim bilgilendirme semineri veriyorduk. Bu bağlamda üye ve gönüllülerimizi davet etmiştik. Seminer başlamadan önce görevli arkadaşlarımız salonun girişinde şüpheli bir aracın olduğunu söylediler. Daha sonra 21 KL 246 plakalı aracın içerisinde kimliği belirsiz kişilerin görüntü aldıkları ve etkinliğe gelenleri tek tek tespit ettikleri, fotoğraf çekerek gelenleri taciz ettikleri tespit edilmiş.'' dedi.

''Bizler polisiz'' 
Araçtakilerin kendilerinin polis olduklarını söylediklerini fakat kimlik göstermekten kaçındıklarını dile getiren Turgut, ''Arkadaşlarımız araçta kim var kim yok diye müdahalede bulunarak camları birkaç kez tıklamalarına rağmen içeriden ses seda gelmemiş. Daha sonra haber vermeleri üzerine aracın yanına gittim. Araca müdahale ettiğimizde araçta 3 şahıs vardı. İçlerinden birisi atletliydi ve önlerinde bira şişeleri vardı. Kim olduklarını sorduğumuzda kendilerinin polis olduklarını söylediler ama kimlik istediğimiz zaman da kimlik göstermiyorlardı. Görevli olduklarını söylüyorlar ama görev kâğıtlarını göstermiyorlardı.'' şeklinde konuştu.

''Polis ekipleri aracı görmelerine rağmen malum aracı inkâr ettiler'' 
Polis ekiplerinin araçtaki şahısların polis olduklarını ve tanıdıklarını söylemeleri üzerine aracın gitmesine izin verdiklerini ifade eden Turgut şöyle devam etti: ''Henüz Batman olayı provokasyonu hatırımızda canlı canlı dururken bir provokasyonda burada mı olacak korkusuyla gönüllü ve üye kardeşlerimiz aracın etrafını kuşattılar. Polis ekipleri teyit etsin düşüncesiyle polis ekiplerini aradık. Polis ekipleri gelip aracı gördüler. İlgili komiserler 'Bunlar bizim polis arkadaşlarımızdır Başkanım. Sıkıntı yok araç gidebilir bizim arkadaşlarımızdır. Biz size yardımcı olacağız' telkininde bulunduktan sonra gönüllü üyelerimize 'Aracın gitmesine izin verin. Zaten komiser arkadaşların aracı emniyetin aracı olduğunu söylediklerine göre muhatabımız komiser arkadaşlardır biz komiserlerle konuşacağız' dedik. Ne hikmettir ki araç gidip araçtaki şahıslar ortadan kaybolduktan sonra muhatabımız olan komiser, 'Araç nerede, aracın plakası neydi' gibi acayip sorular sormaya başladı. Biz daha da şüphelendik. Kendilerine aracı teslim alanlar sizlersiniz, teyit eden sizlersiniz. Biz aracı bırakmıyorduk. Siz arkadaşlarınız olduklarını söyledikten sonra, biz aracı bıraktık. Dolayısıyla muhatabımız sizsiniz, biz bu konuyla ilgili sizi tanıyoruz, sizi muhatap alıyoruz' şeklinde konuşmalarımız oldu. Bunlar görüntülerde de kayıtlı olmasına rağmen kendileri bunu kabul etmiyorlar. Kendileri aracı ikrar ettiler 'Araçtakiler polis arkadaşlarımızdır. Dolayısıyla araç emniyetin aracıdır. Görev icabı buraya gelmişler' demelerine rağmen araç gidip malum şahıslar kaybolduktan sonra sahiplenmeyerek 'Biz böyle bir aracı görmedik. Anlattığınız şahısları da tanımıyoruz. Biz o zaman yoktuk, gelince araç burada değildi' gibi cevaplarla geçiştirmeye çalıştılar.''

''Seçim süreci nedeniyle provokasyonlar artacaktır'' 
Seçim sürecine girmeleri nedeniyle her an bu gibi provokasyonlarla karşılaşabileceklerini söyleyen Turgut, ''Seçim sürecine giriyoruz. Dolayısıyla görünen o ki bu tür provokatif olaylar elbette olacak. İşin ilginç tarafı derin 2 grup, bir tarafta derin KCK/derin PKK, öte taraftan derin devlet işliyor ve bizler bunun farkındayız. Halkımızın da bunu görmesi gerekir. 90'lı yıllar gibi olmayacaktır bu böyle biline! Zira halk bilinçlenmiş, dolayısıyla herkes bunu görüyor ve olup bitenin şuurundadır. Derin devlet yıllarca bu bölgede binlerce cinayet işledi. Yüzlerce faili meçhul var. On binlerce insan kayıptır. Bunun cevabını da vermek zorundadır. Ergenekon ve JİTEM'e yönelik operasyonlar, soruşturmalar maalesef Fırat'ın batısına yöneliktir. Fırat'ın doğusunda hâlâ kirli oyunlar var ve devam etmektedir. Bu konuda yüzlerce örnek var, binlerce şahit var. Ama ne hikmetse kimse buraya bakmamakta ve bu bölgede yaşananları görmemektedir. Dolayısıyla halk kendi kendini müdafaa edecek ve kendi asayişini kendisi sağlayacak duruma gelmiştir. Bu da çok üzüntü verici bir durumdur, dolayısıyla düşündürücüdür de'' şeklinde konuşarak üzüntüsünü ifade etti.

''Olayın takipçisi olacağız ve asla peşini bırakmayacağız!'' 
Yapılan provokasyonun takipçisi olacaklarını belirten Turgut, ''Yarından tezi yok bu konunun takipçisi olacağız. Bu provokasyonun arkasında kim var? Şayet polis ise polis görev kâğıdını göstermeksizin ne hakla yasal bir partinin gönüllü ve üyelerini kayda alabilir, taciz edebilir? Tabiri caizse ne hakla fişleyebilir? Eğer görev başında ise ikinci bir sorun da nasıl atletli bir şekilde alkol alarak, af edersiniz bir nevi içki sofrası kurarcasına hareket ediyorlar. Bunun takipçisi olacağız. Gizli kapaklı hiçbir şey kalmayacak, derinlerde hiçbir şey kalmayacak. Derindekiler ancak birbirleriyle uğraşacaklar. Halkla uğraşmasınlar, halk bilinçlenmiştir ve halkımız derinlere cevaplarını da verecektir. Dediğim gibi bu provokasyonun peşini bırakmayacağız, takipçisi olacağız.'' şeklinde ifade etti.

''Derinler bu halkın arasından çekilsinler!'' 
Derin kişilerin bu halkın arasından çıkması gerektiğini belirten Turgut, ''Diyeceğim şey bu halk mazlum, mustazaf bir halktır. Bu halk çok çileler çekti, çok eziyetler çekti. İstirhamımız şu ki kimse oyunlar oynamasın. Kimse derinlerde bir şey karıştırmasın. Zira bu halka tekrardan acı çektirilmesine kimsenin hakkı yoktur'' ifadelerini kullandı." (Ajansrlar / Hürseda Haber)









 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim