• BIST 103.966
  • Altın 145,605
  • Dolar 3,4973
  • Euro 4,1834
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Konya 23 °C
  • Antalya 30 °C
  • Diyarbakır 36 °C
  • Erzurum 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Rize 26 °C

Egemenlik, kayıtsız şartsız kimin?

Abdurrahman Dilipak

Egemenlik, kayıtsız şartsız kimin?

 

“Milletindir” diyeceksiniz; değil mi?
Hayır yanıldınız.. Millet egemenliği yetkili kurullar eliyle kullanılır. O da tek başına Parlamento değildir..


Anayasa Mahkemesi"nin resmi sitesinde; "Meclis"in yetkilerini kötüye kullanmasını engellemek" için kurulduğu yazılı. Mahkeme"nin kuruluşuyla “Meclis üstünlüğünün sona erdiği” vurgulandı.
İşte böyle. Yurttaşlık Bilgisi yeniden yazılmalı.
Şimdi Meclis; egemenlik hakkını geri kazanma mücadelesi veriyor..
Madem öyle, o zaman böyle. Ahmet İyimaya bir Anayasa değişikliği teklifinde bulundu. Teklife göre, Meclis başvuru halinde Anayasa Mahkemesi"nin kararını askıya alabilsin..
Bir başka öneri, Senato kuralım, iki Meclis olsun, Anayasa Mahkemesi"ne gerek kalmasın.
Bir başka öneri, Anayasa Mahkemesi üyeleri, Meclis tarafından atansın..
Şimdiye kadar ki bildiklerimize göre,
- Bu karar keyfîdir ve Anayasa"yı ihlâldir.
- Millet iradesine karşı çıkıştır.
- Hukuka aykırıdır.
- Anayasa Mahkemesi"nin “yasak koyma” yetkisi yoktur.
Anayasa Mahkemesi"nde yargıçlar tartışmışlar: “Peki; Meclis, seçimler 20 yılda bir yapılsın derse, bunu da kabul edecek miyiz?”
Şimdi de bizim sormamız gerekiyor:
“Peki Anayasa Mahkemesi, kendini yasama organı yerine koyar, ve Anayasa"yı hiçe sayan kararlar alırsa, ne yapacağız?”
Birincisi ihtimal hesabı idi, ikincisi vâki bir gerçek.
Ve ikinci gerçek, 1. ihtimal üzerine kurgulanmış..
Bu karar Türkiye"de Demokrasi ve Cumhuriyet"in askıya alındığı oligarşik ve juristokrasik bir diktatörlüğün ilanıdır.
Hukuka uygun olmayan, uluslararası sözleşmelere aykırı bir karar, “yok hükmünde”dir.
Bu kararın mefhumu muhalifi; bir hukuk cinayetidir ve bazı rektörler bu hukuk cinayetinin tetikçiliğini üstlenmişlerdir.
Bu karar “yok hükmünde”dir ve CHP ile DSP bu darbe girişiminin suç ortaklarıdır..
Bu karar; hükümet, parlamento, milletvekilleri, hukuk kuruluşları ya da insan hakları derneklerince; AİHM, BM İnsan Hakları Komiserliği ve Avrupa Konseyi"ne götürülmelidir..
Bana kalırsa bütün ihtimaller masaya konulmalıdır.
Hükümetten çekilmek, sine-i millete dönmek dahil..
Derhal, Anayasa Mahkemesi"ne parti kapatma davası ile ilgili olarak verilen savunma geri çekilmelidir. Verilecek karar şimdiden bellidir ve bu karar da, daha önceki gibi “Malûmu ilam” olacaktır.
Anayasa Mahkemesi, bugünkü hali ile meşruiyeti tartışmalı bir yapıya dönüşmüştür..
Başbakan, millete ve Meclis"e bir şeyler söylemeli.
Cumhurbaşkanı duruma vaziyet etmelidir.
Ne yapılacaksa hemen yapılmalıdır.
Parlamentonun, milli egemenliğin yegâne temsilcisi olduğu kuralı yeniden hakim kılınmalı, bu maksatla, parlamento tarafından derhal bir bildiri yayınlanmalıdır. Anayasa Mahkemesi"nin sayfasındaki o yazı derhal kaldırılmalıdır.
Parlamento onuruna sahip çıkmalı, millet de parlamentoya sahip çıkmalıdır.
Ankara ve İstanbul"da milli egemenlik mitingleri ve yürüyüşleri düzenlenebilir.. “Milli irade”ye ipotek koymak isteyenlere karşı milletin sesi yükseltilmeli..
Arabalarımıza siyah kurdela bağlayabiliriz, evlerimize siyah bayrak asabiliriz..
Ses ver Ankara!
Kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı siyaset güçlerine karşı yapacak bir şeyiniz yoksa, hâlâ niye orada duruyorsunuz?
Çetelerle, Sarıkız"la, darbecilerle baş edemiyorsanız, orada işiniz ne?
Mafiaya, petrol ve uyuşturucu kaçakçılarına, devleti hortumlayanlara karşı ne yapacaksanız şimdi yapın!
Yarın çok geç olabilir.
İçeride bir çatışma başlarsa bu iş nerede durur bilmem. Ulusal bütünlük ne hâl alır, onu da bilmem..
Herkes her şeyi biliyor.. “Germeyelim” lafını filan da bırakın artık.. “İkna” çabalarını da!
Çünkü bu bahaneler kabak tadı verdi ve ciddiyetini kaybetti. Sıkmaya başladı, anlamı kalmadı..
Ya bu deveyi güdersiniz, ya bu diyardan gidersiniz..
Selam ve dua ile.

 

vakit

Bu yazı toplam 1066 defa okunmuştur.
Yorumlar
kahya
10 Haziran 2008 Salı 06:36
Bakın en iyisi...
bakın en iyisi istikbali kıbleyi tayin etmek. Herkes hür bir şekilde kendi istikbali kıblesini seçsin bu seçişide açık olarak ilan etsin. Münafıklar da Gayri Müslimlerde Müminlerde belli olsun herkes kendi kıblesine dönsün. Ama kati sürette açık olsun ve şeffaf olsun. Hiç kimse kimseden korkmasın. Romayı kıble edenler Romaya dönsün, Kabeyi kıble edenler Kabeye dönsün Münafıklarda kıblesiz kalsın. Ne Şehid Ne Gazi ...... Yoluna gitti Niyazi. Olsun ve bitsin. Bu işleri başka hiç bir sistem ve dayatma çözmez. İsterseniz bin yıl deneyin. Gene çözemezsiniz. Bırakın İnsanlar serbest olarak kıblesini ve saflarını belli etsinler. Yine siz bilirsiniz. Raşid halifeler devrinde açıktan oy verilirdi ve açıktan hükmedilirdi. Şimdi gizli. Halbuki bizim içimizde bir gizli düşman var.O bize yeter.O ise Şeytan. Hadi varmısınız.Herkes kendi gerçek Kıblesini tayin etmeye ve O kıblesine hür bir şekilde dönmeye.İşte işin sırrı burada.Münafıklığın alameti üçtür.Yalan söylmek,emanete hıyanet, hakda durmamak
88.76.56.223
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim