Doğu Türkistan'a destek bildirisi

Doğu Türkistan'a destek bildirisi

Doğu Türkistan'da yaşanan olaylarla ilgili memur, işçi ve işveren örgütleri ile çeşitli sivil toplum örgütleri ortak açıklama yaptı

ürkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, Doğu Türkistan'da yaşanan olaylarla ilgili, "Din ve vicdan hürriyetini baskı altında tutan uygulamalar büyük bir zulme dönüşmüştür" dedi.

TESK, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Hak-İş, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Türk-İş başkan ve temsilcileri Doğu Türkistan'da yaşanan olaylarla ortak basın açıklaması yaptı. 

TOBB İkiz Kuleler'deki toplantıda söz konusu kuruluşlar adına basın açıklamasını okuyan TESK Başkanı Palandöken, 20 milyonu aşkın Müslüman Uygur Türkünün yaşadığı Doğu Türkistan'da, Müslümanların baskı ve şiddete maruz kaldığını söyledi. 

Ramazan ayının ilk günü başlayan olayların halen sürdüğünü anımsatan Palandöken, olaylar sırasında Çin'in resmi verilerine göre onlarca, insan hakları kuruluşlarına göre binlerce Uygur Türkü'nün yaşamını yitirdiğini ifade etti. 

Bölgeyle sağlıklı iletişim kurulamadığının altını çizen Palandöken, özellikle Yarkent şehrine bağlı iki köyde büyük insanlık dramı yaşandığı bilgisinin geldiğini bildirdi. 

Türkiye-Çin ilişkilerine büyük önem verdiklerini belirten Palandöken, "Ancak yaşanan haksızlığa ve insan hakları ile bağdaşmayan uygulamalara sessiz kalamayız. Uygur Özerk Bölgesi'nde din ve vicdan hürriyetini baskı altında tutan uygulamalar büyük bir zulme dönüşmüştür" ifadesini kullandı. 

YARDIM FAALİYETLERİ BİLE ENGELLENİYOR

Bölgede en temel insan hakkı olan dini vecibelerin yerine getirilmesinin bile engellendiğini kaydeden Palandöken, aşırı sert müdahaleler ve idamların giderek arttığına dikkati çekti. 

Seyahat özgürlüğü ve haber alma özgürlüğünün de engellendiğini dile getiren Palandöken, her türlü iletişim kanalının kapatıldığını söyledi. 

Yardım kuruluşlarının dahi bölgeye girmesinin engellendiğini ve bölgeden sağlıklı haber alınamadığını anlatan Palandöken, "Bölgenin dünya ile bağının kesilerek bu şekilde karantinaya alınması, durumun vahametiyle ilgili endişelerimizi arttırmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. 

"KONUYU ULUSLARARASI KURULUŞLARA TAŞIYACAĞIZ" 

Dünya kamuoyunun konu hakkında bilgilendirilmesi ve endişelerin giderilmesinin aciliyet arz ettiğine işaret eden Palandöken, şöyle devam etti:

"Endişeleri gidermenin öncelikli yolu, dünyadan soyutlanmış olan bölgeyi, özellikle Yarkent'i tekrar sağlıklı iletişim kanallarıyla dünyaya bağlamaktır. Bu kapsamda bölge acilen yardım kuruluşlarına ve uluslararası insan hakları gözlemcilerine açılmalıdır.

Yaşanan toplumsal huzursuzluğun bir güvenlik problemine dönüşmemesi için, insanların en doğal hakkı olan din özgürlüğü üzerindeki baskı ortadan kaldırılmalıdır. Bizler işveren, işçi, memur, esnaf ve çiftçi kesimi olarak, bugüne kadar Filistin, Irak, Suriye'de ve dünyanın her bölgesinde sıkıntı yaşayan kardeşlerimizin yanında olduk. Sıkıntılarını hafifletmek adına maddi ve manevi her türlü desteği verdik, veriyoruz. 

Bu kapsamda; Doğu Türkistan'da yaşanan olayları ve atılması gereken adımları üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlara taşıma kararı aldık. Böylece uluslararası camianın konuya daha duyarlı hale geleceğine inanıyoruz. Toplumumuzun tüm kesimlerinden de aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz."

Gelişen Türkiye-Çin ilişkilerinin Uygur Bölgesi'nde yaşayanlara olumlu yansımasını beklediklerini belirten Palandöken, hükümetin bölgede demokratikleşmeyi cesaretlendirecek her türlü tavsiye ve atacağı her türlü adımı desteklediklerini sözlerine ekledi. 

Ortak basın toplantısına, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu, Türkiye Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, TİSK Başkanvekili Erol Kiresepi, TZOB Başkan Danışmanı Hasan Hüseyin Coşkun katıldı.