• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 19 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Erzurum 4 °C
  • İzmir 21 °C
  • Rize 10 °C

Direnişe dört cihetten kıskaç

Ahmet Varol

Kendi ülkesinde canını tehlikelerden koruyabilmek için kameraların karşısına geçip basın toplantısı yapmaktan korkan, sadece ara sıra ve muhtemelen yerin altında rejim kanallarından birinin kameralarının karşısına geçip askerlerine moral vermeye çalışan katil Beşşar Esed, Moskova’da kendini güvende görmekten dolayı çok rahat olduğunu medya elemanlarına da hissettirmeye çalışıyordu. 

Rusya’nın Suriye’de hava saldırıları başlatmasının üzerinden fazla zaman geçmeden Esed’i Moskova’da ağırlaması ve oradan dünyaya mesaj vermesine imkân sağlaması bu saldırıların asıl amacının Baas’ın geleceğini sağlama almak olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Zaten aşağıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere Rusya’nın kendisiyle aynı hedefi vuran IŞİD’le savaşa girmesi saçma olur. 

İşte bu savaşta katil dikta rejimine karşı özgürlük ve hak mücadelesi veren direniş güçlerinin dört cihetten kıskaca alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Bunların başında havadan uçaklarla ateş yağdıran ve silahlı sivil gözetmeden insanları imha eden Rus güçleri geliyor. Onlara karadan destek veren rejim güçleri ve İran’ın gönderdiği milis güçler güneyden ve batı tarafından saldırı düzenliyorlar. Onlarla işbirliği içindeki PYD kuzeyden hem kontrolü ele geçirdiği bölgelerden kendisini istemeyen halkı göçe zorlayarak hem de direniş güçlerini sıkıştırarak saldırıyor. Doğudan ve kuzeydoğu cihetinden de IŞİD güçleri yine aynı amaca hizmet ederek Baas’la savaş halindeki direniş güçlerine darbe vuruyor. Bunların tümünün aynı hedefi vurması aynı amaç etrafında birleştiklerini gösterir. 

Her şeyden önce İran’ın yönlendirdiği milislerin, Rusya’nın ve uluslararası koalisyonun bölgeye müdahalesinde gerekçe olarak IŞİD’in kullanılmasına rağmen bu örgütün kamuflaj amaçlı bazı ufak tefek saldırılar dışında ciddi anlamda sıkıştırılmaması onun Suriye direnişini kıskaca almak için başvurulan taktiklerde kullanılmak üzere gündemde tutulduğunu gösterir. Örgütün hâkim olduğu bölgelerin bir kısmının Irak’a ait, Suriye’ye ait kısmının da yine Irak sınırları yakınında olmasına rağmen Irak tarafından çok fazla sıkıştırılmadığı açıktır. Çünkü Irak tarafından sıkıştırılması durumunda milis güçlerini bu tarafa çekmek zorunda kalacağı, Baas’la savaş halindeki direniş güçlerini arkadan vurma fırsatı bulamayacağı biliniyor. 

Kuzey bölgelerde PYD karşısında çok çabuk dökülen ve yüzlerce köyü bu örgütün militanlarına bırakıp kaçan IŞİD’in Baas’la savaş halindeki direniş güçlerini arkadan vururken öyle olmadığını, bütün gücüyle yüklendiğini görüyoruz. Çünkü PYD ile savaşı göstermelikti, yüzlerce köyü de zaten ona teslim etmek için emaneten aldığını gelişmeler açıkça ortaya koydu. 

Küresel emperyalizmin doğu ve batı kanadının yani hem ABD hem de Rusya’nın PYD ile işbirliği yapması, ona havadan sandıklarla silahlar atması boşuna değildi. Bu silahların aynı zamanda Türkiye’de ortalığı karıştırmaya devam eden PKK’nın arka kapıdan silahlandırılması gibi bir amacı olması ihtimali bulunmakla birlikte öncelikli amacı tabii ki katil Baas rejimini sıkıştıran direniş güçlerine karşı savaşması için PYD’yi güçlendirmektir. Ama önce taktik icabı birtakım çatışmalara giren sonra da ABD’nin gönderdiği toyotalara binip kaçan IŞİD militanlarının sözde savaşı da silahlandırma işleminin üstünü örttü. 

Güney ve batı cihetten ise rejimin askerî güçleri ile İran’ın dünyanın değişik bölgelerinden toplayıp gönderdiği çapulculardan oluşan milis güçler saldırıyor. Aslında rejimin askerî güçleri büyük ölçüde dağıldı. Son zamanlarda Şebbiha çetelerinin pek isminin duyulmaması bu çetelere katılmaları için toplananların da çoğunun dağıldığına delalet eder. Dolayısıyla güney ve batı cihetten kara saldırılarını sürdürenler İran’ın gönderdiği veya topladığı milislerdir. 

Bütün bunlara rağmen biz yine de Suriye konusunda karamsar ve ümitsiz değiliz. Suriye direnişi sadece Baas’la değil küresel emperyalizmle ve onunla işbirliği içindeki ihanet güçleriyle savaşıyor. O yüzden zor bir savaşın içindedir. Ama önünde kararlılıkla direnmekten başka seçenek olmadığını, direnmediği takdirde seçiminin yine ölüm olacağını biliyor. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin bütün gücüyle yüklenmesine rağmen direnişi yıldıramamasının sebebi de budur.

yeniakit

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim