• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 19 °C

Devletin yokluğu

Merve Kavakçı

Pakistan militanlara karşı ofensif saldırıya geçti, bu hafta içinde, diyor haber. Malum, Pakistan 11 Eylül sonrası ABD’nin başlattığı teröre karşı savaşta ABD’nin müttefiki olarak yer almıştı. Şimdi yaptığı bununla örtüşüyor. Verilen bilgiye göre, Afganistan sınırında bulunan bir aşiret bölgesinde aktif olarak bulunan “yabancı ve yerli militanlar”a karşı başlatılmış bu operasyon. Aslında Amerika, uzun müddettir bu harekatı başlatması için Pakistan’a baskı yapıyormuş. Dünyadaki son gelişmelerden dolayı olsa gerek, şimdi Pakistan ABD’nin istediği noktaya gelmiş, ve uzun süredir beklenen operasyon başlamış…

Şimdi bunu bir tarafa bırakıp IŞİD’e dönelim. Kendilerine Irak İslam Şam Devleti adını veren grup Irak topraklarında ilerlemeye devam ediyor. Hakimiyet kurdukları bölgeye bir yenisini eklemişler ve Telafer’i de almışlar.

Şimdi soru şu, Pakistan’ın karşı harekât başlattığı militan grup ile IŞİD ve civar başka yerlerde aktif olan benzeri organizasyonların hakimiyet altına aldıkları yerlerde öne çıkan ortak özellikleri nedir? Cevap kısa ve net. Hepsinin bu bölgelerden haraç vesaire yani bir nev’i vergi topluyor olabilmesi.

Al Kaide’nin özünü oluşturan Taliban’a baktığınızda da, Afrika’daki El Sebab’ı incelediğinizde de aynı şeyi görürsünüz. Bu su anlama gelmektedir: Devlet orada yok olmuştur. Resmi devlet mevcut değildir, bu mevcudiyetsizlikten doğan boşluk da bir şekilde doldurulacaktır. Otorite eksikliği bu grupların işine yarar, sistemin boşalttığı bu yeri hemen doldururlar. Para, haraç, vergi toplama onların hakimiyette konumlanmalarını kendi zihinlerinde meşru hale getirir.

Şimdi gidip Pakistan’ın Afganistan sınırında başlatmış olduğu operasyondan etkilenen halkla konuşsanız, duyacaklarınız sürpriz olmayacaktır. Size “militant” addedilen bu örgütlere belli bir haraç ödediklerini, bunun karşılığında da hizmet aldıklarını söyleyeceklerdir. Bölge halkını, diğer savaş-lordlarından, civar bölgelerdeki başka aşiretlerin işgalinden bu grupların koruduğunu iddia edeceklerdir. Yani yaşadıkları bölgenin güvenliği bu gruplara bırakılmış durumdadır. Peki devlet denen aparatus varken bu tür teşkilatlar nasıl hakimiyet kurarlar? Bunun da cevabı çok basit: aslında devlet var gibi gözükürken aslında yoktur. Mevzubahis devlet ancak mesela Afganistan üzerinden örneklendirirsek, sadece başkent Kabil ve yakın çevresinde hakimiyet kurmuştur. Ülkenin biraz derinlikleri içine gidiniz devlet-mevlet göremezsiniz.

Pakistan’ın Afganistan sınırına yaklaştıkça da benzer bir tabloyu çağrıştıracak bir manzara karşınıza dikilir. Evet Pakistan güçlü bir devlet yapısına sahiptir. Bata çıka yürüyen ağır aksak da olsa bir demokrasi benzeri siyasi makinesi vardır. Militer zihniyetin hakimiyeti mevcut olduğundan da bir miktar güçlü ordusu vardır. Hal böyle iken ülkenin merkezden uzaklaşıp civar bölgelerine inildiğinde otorite boşluğunun açığa çıkmasına engel olamaz.

Bu yazı toplam 471 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim