• BIST 97.859
  • Altın 145,775
  • Dolar 3,5783
  • Euro 3,9984
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 21 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 32 °C
  • Erzurum 22 °C
  • İzmir 20 °C
  • Rize 19 °C

Değinmeler

Ahmet Varol

Dünyada önemli gelişmeler devam ediyor. Suriye yine gündemin ana konusu durumunda. Bu arada daha başka önemli gelişmeler de yaşanıyor. Bugünkü yazımızda bazılarına kısa notlarla temas etmek istiyoruz. Bazı gelişmelerle ilgili ayrıntılardan da inşallah müteakip yazılarımızda ve her hafta Cuma günü saat 19.30'da Özel FM'de yayınlanan Dünya Döndükçe adlı programda söz edeceğiz. Bu programlarımızın ses dosyalarını kişisel web sitemizden de (www.vahdet.info.tr) dinleyebilirsiniz.

Suriye'de Annan planına göre Baas rejimine tanınan insan doğrama mühleti sona erdi. Baas diktası verilen mühleti kendi siyaseti açısından "azami verimle" değerlendirebilmek için mümkün olduğu kadar çok insan katletmeye çalıştı. Dolayısıyla bölgeden gelen haberlerden öğrendiğimize göre Annan planının açıklandığı tarihten itibaren kendine verilen mühlet içerisinde en az bin insan daha katletti. Resmiyette çekilme işleminin başladığının ilan edilmesinden sonra bile hedefteki bölgelerde kan dökülmesi ve insan katli sürdü. Mühletin sona ermesinden sonra güya kendini sağlama alabilmek için muhaliflerden saldırı düzenlemeyeceklerine dair yazılı belgeler istedi. Oysa bunun amacı işi yokuşa sürmek ve yeni saldırıların gerekçelerini oluşturmaktır.

Baas rejiminin durup dururken Türkiye sınırı ötesine saldırı düzenlemesi kendine göre acaba kurnazca bir oyun mudur yoksa aptallık mı? Mevcut şartlarda Türkiye'yle savaşa girmenin Baas'a ağır oturacağını kendisi de tahmin edebilir. Ama Türkiye'nin müdahalesinin Rusya ve İran gibi ülkelerin de Suriye lehine müdahil olmasına gerekçe oluşturacağını böylece olayın bölgesel alana ve sınır dışına taşınacağını umuyor olabilir.

Normalde Annan planının Suriye'de kan dökülmesinin ve katliamın önüne geçemediği, Baas diktasının da katliamları durdurma konusunda hiçbir olumlu intiba vermediği halde İran'ın hâlâ "Esed'e fırsat verin" çağrısında bulunmasını anlamak zor. Esed'e fırsat verilmesi reforma değil kan dökmeye, katliama ve zulme fırsat verilmesi demektir. Suriye halkı bu adama ve babasına kırk yıldan fazla süredir fırsat veriyor. Zulmün sona ermesi için meydanlara çıktığı dönemde de reform yapmasını isteyerek fırsat vermişti zaten. Ama o verilen fırsatları sadece zulüm ve katliam için kullandı. Daha ne fırsatı vereceksiniz?

Mısır'da cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylar listesi belirlendi. Geçmişte sadece bir adayla girilen, Hüsni Mübarek'in son dönemlerinde birden fazla adayla girilmesine imkân tanınan ama onun dışındaki adayların sadece figüran olarak kullanıldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aday listesi bu kez hayli uzun. Fakat birkaç tane favori isim var. Aday listesinin mahkeme tarafından onaylanmasından sonra isimler üzerindeki ateşli tartışmalar başlayacak. Biz de inşallah daha sonra bu isimleri biraz tanıtmaya çalışacağız.

Mısır'da bir yandan cumhurbaşkanlığı için hazırlıklar sürerken ve tartışmalar alevlenmeye başlarken diğer yandan halkın iradesiyle seçilen Meclis'teki temsil oranlarına göre şekillendirilen Anayasa Komisyonu mahkeme tarafından ilga edildi. Aslında bu ilga kararı mahkemenin iddia ettiği gibi toplumun farklı kesimlerinin yeterince temsil edilememesinden değil halk iradesi üzerinde hâlâ dayatmacı zihniyetin baskın çıkma çabalarından kaynaklanıyor. Çünkü seçim zaten halkın farklı kesimlerinin parlamentoda yeterince temsil edilmesi için yapılıyor ve parlamentodaki ağırlığın aynen korunabilmesi için Anayasa Komisyonuna da yüz kişilik kalabalık bir grubun katılması sağlanmıştı. Ancak uluslararası güçlerin Mısır'daki çıkarlarının himayesi ile görevlendirilen kesimlerin endişesinin etkili olduğunu sanıyoruz.

Bütün bu sıcak gelişmelerin gölgesinde Güney Asya'nın küçük ama zengin devleti Brunei'nin sultanı Muda Hasanal Bolkiah Türkiye'yi ziyaret etti. Malezya'nın kuzeyinde yer alan, nüfûsunun çoğunluğu Müslüman, yarıya yakını Malay, petrol zengini Brunei'yi 1984'te bağımsız olmasından beri yöneten ve kısaca Hasan Bolkiah diye tanınan bu kişinin ziyareti Türkiye'yle ilişkileri geliştirmeyi amaçlıyordu.

Aynı günlerde Başbakan Tayyib Erdoğan'ın da Çin çıkartması vardı. Son dönemde ekonomik alanda bayrağını yükselten bu iki ülkenin ilişkilerini geliştirmeleri de ekonomik işbirliğini güçlendirme amaçlı.

yeniakit

Bu yazı toplam 776 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim