• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Konya 31 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Rize 25 °C

Cunta can almaya devam ediyor

Ahmet Varol

Mısır’daki zalim cunta rejimi bir yandan yargı kılıfını kullanarak insanları sırf siyasi düşüncelerinden, fikirlerinden ve inançlarından dolayı idam cezalarına mahkûm etmeye devam ederken bir yandan da verilen cezaların sadece yargı kararı ve tehdit aracı olarak kalmaması aynı zamanda infaz yoluyla bir intikam aracı olarak değerlendirilmesi için muhtelif taktiklere başvuruyor. 

Verilen cezaların “haklı (!)” gerekçelere dayandırıldığını iddia etmek için öne sürdüğü yalan ve iftiralara ikna çabalarında hizmetindeki medya araçlarını da bu amaçla seferber etmiş durumda. Yürüttüğü yoğun kampanyalardan birinin ardından Mahmud Ramazan adlı genç hakkında, cuntayı destekleyen bazı çocukları çatıdan attığı yalan ve iftirasına binaen verilen idam cezasını infaz etti. Böylece aynı zamanda idam kararlarının infaza taşınması aşamasına geçildiği işareti verilmesi amaçlanıyordu.

Fakat daha önce muhtelif yazılarımızda da dile getirdiğimiz üzere idamlar sadece yargı kararlarının infazından ibaret değil. Ayrıca birçok kişi işkence veya sağlık hizmetlerinden yoksun bırakma yoluyla dolaylı biçimde idam edildi. Bu tarz idamlardan biri de Müslüman Kardeşler’in liderlerinden ve aktif siyasetçilerinden Dr. Ferid İsmail Abdülhalim’e karşı gerçekleştirildi. 

Etkili bir dava ve hareket adamı olan Dr. Ferid İsmail, 1957’de Mısır’ın Fakus şehrinde dünyaya gelmişti. 1980’de Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi ve doktorasını da bu alanda yaparak Zekazik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Müslüman Kardeşler’in siyasi kanadı olarak kurulan Adalet ve Hürriyet Partisi’nin Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi. Hüsni Mübarek diktasının devrilmesinden sonra gerçekleştirilen ve Mısır Arap Cumhuriyeti tarihinde insanların oylarını serbestçe kullanabildikleri ilk seçimlerde bu partinin listesinden Halk Meclisi’ne girdi. Mecliste Ulusal Güvenlik Komitesi’nin başkan vekilliği yaptı. 

Diktatör Sisi’nin küresel emperyalizmle ve bölgesel güçlerle işbirliği yaparak gerçekleştirdiği darbenin ardından Eylül 2013’te Dr. Ferid İsmail de zindana atıldı. Onu Zekazik Hapishanesi’ne yerleştiren zulüm rejimi zindanda hem baskı hem de psikolojik işkence uyguladı. Ayrıca tek kişilik hücreye kapattı. 

Bu muameleler ve işkence zaten karaciğerden rahatsız olan Dr. Ferid İsmail’in hastalığının hızla ilerlemesine neden oldu. Fakat vahşette sınır tanımayan cunta yönetimi, hastalığının ilerlemesini onu dolaylı yoldan idam etmek için iyi bir fırsat olarak düşünmüş olmalı ki aynı zamanda tedavi için alması zorunlu ilaçlarını kesti. 

Oğlunun verdiği bilgilere göre Dr. İsmail, ölümünden beş gün önce ilaçlarını alamaması sebebiyle bilinç kaybına maruz kaldı. Buna rağmen cezaevi yönetimi yine bir süre hastaneye kaldırmadı. Çünkü hastaneye kaldırıldıktan sonra öleceğinden, artık sağlığına kavuşmasının mümkün olmayacağından emin olmak istiyordu. İki gün böyle bilinç kaybı halinde göstermelik bir şekilde cezaevi revirinde tuttu. Hayata dönmesinin mümkün olmayacağından emin olduktan sonra da Manial Üniversite Hastanesi’ne kaldırdı. İki gün orada gözlem altında tutulduktan sonra 13 Mayıs Çarşamba günü öldüğü resmen açıklandı. 

Cuntanın İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Ferid İsmail’in ilerleyen karaciğer hastalığı sebebiyle öldüğünü ve ölümünün de hapishanede değil hastanede gerçekleştiğini iddia ederek güya kendini savundu. Oysa hastalığı olan bir insanı ilaçlarından yoksun bırakarak durumunun ağırlaşmasına neden olmanın onu zehirleyerek öldürmekten farkı yoktur. Aynı şekilde hastalığı ilerleyen birini komaya girdikten sonra hastaneye kaldırmak da onu ölümün eşiğine getirdikten sonra zulüm yönetimine savunma gerekçesi oluşturma amaçlı bir taktikten başka herhangi bir anlam taşımaz. 

Ferid İsmail üniversite öğrenciliği sırasında ve meslek hayatında önemli teşkilat çalışmalarında bulunmuş, gayretli, dürüst, iyilik sever kişiliğiyle tanınan ve çevresinde çok sevilen değerli bir dava önderiydi. Eczacılık alanında meslek örgütlerinde aktif rol oynamıştı. Yüce Allah’tan şehadetini kabul etmesini, kendisine rahmet ve mağfiretle muamele etmesini diliyoruz. 

Sisi cuntasının onu idam etmek için başvurduğu uygulama ne derece vahşi canavar olduğunu gözler önüne seriyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 396 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim