• BIST 97.314
  • Altın 145,276
  • Dolar 3,5651
  • Euro 4,0025
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 19 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Erzurum 18 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 18 °C

Cumhurbaşkanı yine Buteflika

Ahmet Varol

Cezayir’de geçtiğimiz hafta yani 17 Nisan 2014 Perşembe günü bir cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirildi. Kesin sonuçları biz geçen haftaki son yazımızı yazdıktan sonra ortaya çıktığından değerlendirmesini bu güne bıraktık. Ancak Özel FM’de 18 Nisan Cuma akşamı yayınlanan Dünya Döndükçe programında kısa bir değerlendirmesini yaptık ve kesin sonuçlarının belli olmamasına rağmen Buteflika’nın kazanmasının kesin olduğunu dile getirdik. 

Çünkü halkın özgür iradesine karşı gerçekleştirilen askerî darbenin tayiniyle cumhurbaşkanı yapılan Abdülaziz Buteflika’nın bu seçimlerde yeniden aday gösterilmesi ona bir dönem daha bu yetkinin verilmesi kararının alındığını ortaya koyuyordu. Onu hiçbir zaman Cezayir halkı seçmedi. Bu ülkede küresel güçlerin çıkarlarının bekçiliğini yapan derin güçler halkın özgür iradesini kullanması durumunda kimi seçtiğini tecrübe etmişti ve sandık başına gittiklerinde özgürce seçim yapmalarına bir daha hiç müsaade etmedi. O yüzden seçimi cuntanın karanlık güçleri yapıyordu. Halk sadece o güçlerin seçimlerini kitabına uydurmak, önceden yapılan seçime meşruiyet kazandırmak amacıyla oy vermeye çağrılıyordu. 

Sağlık sorunlarından dolayı Buteflika’nın adaylığı tartışılıyordu. Felç geçirdiği ve bu görevi artık sürdüremeyeceği söyleniyordu. Ama 77 yaşında olmasına ve sağlık sorunlarına rağmen dördüncü kez aday oldu ve tekerlekli sandalyeyle sandık başına gelip oyunu vererek halka, icap ederse hasta yatağından da ülkeyi yönetebileceği mesajı verdi. 

Onun bu haliyle aday gösterilmesi peşinen seçimi kazandığını gösterdiği gibi aynı zamanda derin güçlerin şimdilik ellerinde uygun bir alternatiflerinin olmadığını da ortaya koyuyordu. Olsaydı bir ayağı çukurdaki adamı emekli etmeyi tercih edeceklerdi. Derin cunta onun ismini biraz sembolleştirdiğinden ve kendine göre karizma yaptığından onunla rakiplerine baskın çıkma oyunları oynamaları daha kolay oluyordu. 

Yapılan açıklamaya göre seçimlere katılma oranı yüzde 51 oldu ve onların yüzde 81’i cuntanın adamına oy verdi. Yani bir ayağı çukurdaki Buteflika tek başına, karşısına rakip olarak çıkan beş adayın aldığı toplam oyun dört katından çok oy almıştı. Gerçi verilen rakamların hiçbirine kimse inanmıyordu. Her şeyden önce katılım oranının yüzde 51 civarında olduğu iddiası yeterince inandırıcı değildi. Çünkü oy verme hakkına sahip olanların büyük çoğunluğu iradelerinin sandığa yansımayacağını bildiklerinden sandık başına gitmemeyi tercih etmişti. Ama cuntanın derin güçlerinin onların yerlerini boş bırakmadığı gitmeyenlerin hesabına Buteflika lehine oy kullandıkları ve katılım oranının bu şekilde artırıldığı tahmin ediliyor. Sandık başına gitmeyenlerin hesabına kullanılan oylar da hepsi Buteflika’ya gittiği için aslında boykot oranını ona çıkan oy sayısını da nazarı dikkate alarak hesaplamak belki doğruya daha yakın sonuç verir. Bu açıdan bakıldığında muhalif adaylar Buteflika’yla yarışmadı onun için yapılan oylamaya “çok adaylı” görünümü verme işlemine mankenlik yapmış oldular. 

Bununla birlikte Cezayir cuntasını Arap dünyasındaki diğer dikta rejimlerine nispetle daha insaflı ve biraz daha gerçekçi sayabiliriz. Diğer ülkelerde muhalif adaylara paylaştırılan oyların toplamı hiçbir zaman diktatörün aldığı oyun onda birini geçmez. 

Cezayir seçimlerinde de muhalif adaylar seçimlerin dürüst olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduklarını söylemişler. Kimi kime şikâyet edeceksin? Hırsızı çete başına mı şikâyet edeceksin yoksa çete başını hırsıza? Cuntanın hâlâ devleti derinden yönettiği bir ülkede böyle bir şikâyetten sonuç çıkmayacağını da bilmiyorlar. O yüzden diktaya karşı siyasi muhalefeti güçlendirmek amacıyla yeni siyasi partiler kurma planlarını da gündeme getirmişler. 

Fakat yeni partiler kurulmasıyla çözümler bulunması mümkün değil. Toplumların siyasi iradelerini rehin almış durumdaki dikta rejimine ve onun derin güçlerine karşı özgür iradenin harekete geçirilmesi amacıyla bir güç birliği oluşturulmasına ihtiyaç var. Halkların özgürlük mücadelesini Cezayir’e de taşımak ve cuntanın bütün kalıntılarını bu ülkeden çıkarmak gerekiyor. Böyle bir mücadele Mısır’da devrilen diktanın cuntanın silahlarıyla geri dönmesi oyununun da bozulmasına vesile olacaktır.

yeniakit

Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim