• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Konya 17 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 11 °C

Çöpleşen kafalar ve toplanmayan çöpler

Ahmet Varol

Bu sıralarda Türkiye halkı büyük ölçüde kendi gündemiyle meşgul olduğundan ülke dışında meydana gelen gelişmeler çok fazla gündemlerinde yer kaplamıyor. Bunun yanı sıra Türkiye dışında da zihinleri büyük ölçüde konuşan silahlar meşgul ediyor. Toplanmayan çöplerin çok fazla dikkatleri çekeceği düşünülmüyor. Ama konuşan silahlarla toplanmayan çöpler birbirinden tamamen bağımsız değil. Ayrıca asıl sorun zulüm rejimini ayakta tutmak için cepheye militan yetiştirmekle meşgul olanların henüz devam eden yaz sıcağında her tarafa çirkin kokular yayılmasına neden olan çöpleri toplamaya fırsat bulamamalarından kaynaklanıyor. 

Ben Lübnan’ı en az on beş kez ziyaret ettim. Kuzeydeki Trablus şehrinin kırsal kısmından güneyde “İsrail” denen ama bizim 1948’de işgal edilmiş Filistin dediğimiz toprakların sınırlarına kadar birçok şehri ve beldeyi ziyaret ettim. Başkent Beyrut’un işlek bölgelerinin sokakları çok dardır. O yüzden de çevreyi etkileyen olumsuzluk hızla çok sayıda insanı rahatsız eder. Şu yaz sıcağında bir ay boyunca sokakların başına bırakılan çöplerin toplanmamasının insanları ne şekilde rahatsız edeceğini de tahmin etmek mümkündür. 

O yüzden Lübnan ahalisi artık ortaya çıkan durumun tahammül güçlerini iyice aştığını dile getirmek amacıyla “Kokunuz Çıktı (Tala’at Râihetukum)” sloganıyla caddelere, sokaklara ve meydanlara çıkarak gösteriler yapmaya başladılar. Ülkede uzun süreden beri devam eden çözümsüzlüklerin merkezinde yer alan siyasi güçlerin sözde ittifakıyla kurulan hükümet ise çöp krizine çözüm bulmak için adım atmak yerine göstericileri ortalığı gereksiz yere karıştırmaya kalkışmakla suçlayıp güvenlik güçlerini üstlerine sevk ederek şiddete başvurdu. Bu insanların, biriken çöp yığınlarının kokularının iyice etrafı sarmasına kadar sabretmeyi tercih etmeleri aslında yaptıkları gösterilerin ve sergiledikleri tepkilerin ne kadar gerekli ve anlamlı olduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Ama güvenlikçilerin müdahalesi çatışmalara, birçok kişinin yaralanmasına, bazı iş yerlerinin zarar görmesine neden oldu. 

Lübnan’da asıl mesele ise sokaklarda yığınlar haline getirilen çöplerden değil bu ülkeyi yönetme iddiasındaki siyasi akımlara yön verenlerin kafalarının iyice çöpleşmesinden, kokmasından kaynaklanıyor. O yüzden protesto eylemlerini organize edenlerin bu hareketlerinde “Kokunuz Çıktı” sloganını kullanmaları gayet anlamlıdır. Çünkü insanları en çok rahatsız eden ve harekete geçiren koku sokaklardaki çöplerin toplanmamasından kaynaklanan sorunun çözümü için herhangi bir girişimde bulunmayan kafalardan etrafa yayılmaktadır. Çöplerden çıkan koku da buna karışmış ve iyice rahatsız edici bir hal almıştır. 

Suriye’deki katil Baas rejiminin ayakta kalmasını sağlayan gerilla gücünün bu ülkeye sevkinde kullanılan kapılar Lübnan ve Irak’tır. İran’ın talimatıyla Esed’e takviye güç gönderen ve kendini “Hizbullah” diye adlandıran örgüt de uzun süreden beri Lübnan’da siyasi boşluktan yararlanıyor. Ondan dolayı bir yıldan fazla zamandır cumhurbaşkanlığı seçimini engelliyor. Bunu başarabilmek için de kendileriyle işbirliği içindeki siyasi gruplarla birlikte cumhurbaşkanlığı seçimi oturumlarını boykot ediyor. Dolayısıyla parlamento toplanamıyor. Bu siyasi taktikte tabii o örgüt tek başına bu işi başarıyor değil. Hıristiyan Mişel Avn’ın liderliğini yaptığı parti başta olmak üzere “8 Mart Grubu” içinde yer alan bütün siyasetçiler de destek veriyor. 

Lübnan anayasasına göre cumhurbaşkanının hıristiyanlardan seçilmesi gerekiyor. Ama Hizip işi sağlama almak için kendisinin istediği birinin seçilmesini önce garanti etmek sonra seçimlere katılmak istiyor. 

Parlamentonun işlememesi genel seçimlerin yapılmasını da engelliyor. Çünkü Hizip bu konuda da boşluğun sürmesini ve böylece Baas zulmüne destek konusunda Lübnan kapısının hep açık kalmasını, herhangi bir engel veya zorluk oluşmamasını istiyor. 

Bu durum ve birkaç yıldan beri bazı konularda devam eden tıkanma bu ülkedeki çöp krizinin arkasında duran asıl sorunun kafaların çöpleşmesi olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla önce krize neden olan zihniyetin, kafa yapısının da çöpe atılması, çöplerin ondan sonra toplanması gerekir. Aksi takdirde halk o pis kokunun tesirinden yine kurtulamaz.

yeniakit

Bu yazı toplam 293 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim