• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Konya -1 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 9 °C

Clinton'a Suriye Açıklamasını Yapmasını Biz mi Söyledik...?

Nureddin Şirin
Geçen yazımızda, “ABD Şemsiyesi Altında Suriye"ye Dost Olmak mı?” başlığı altında, Suriye"deki hadiselerde ve sürmekte olan iç savaşta Amerika"nın “baş rol” oynadığını belirtirken, ABD Başkanı Obama'nın başkanlık seçimlerindeki Rakibi Romney"in birlikte çıktıkları tartışma programında dediklerini aktarmıştık.

Hatırlayacak olursak:

Obama özetle şunları söylemişti o programda:

“Bizim Suriye konusunda yaptığımız, “Esed gitmeli” diyerek uluslar arası toplumu organize etmektir. Biz Suriye yönetimine karşı yaptırımları harekete geçirdik. Muhalefetin örgütlenmesine yardımcı olduk, özelde de, Suriye içinde de ılımlı güçleri harekete geçiriyoruz. Bunun için bölgesel ortaklarımızla koordineli hareket ediyoruz; İsrail de bunun içinde. Zira Suriye"deki gelişmeler açıkça İsrail"in çıkarları açısından büyük önem taşıyor. Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerle koordineli hareket ediyoruz. Zira bu ülkelerin de bunda büyük çıkarları var. Bundan dolayı da her şeyi yapıyor ve muhalefete yardım ediyoruz. Biz Suriye konusunda lider rolünü oynuyoruz. “Suriye Dostları”nı biz organize ettik. Suriye muhalefetine destek için insani yardımları organize ediyoruz. Bugün Suriye"de destekleyip yardımcı olduklarımızın uzun vadede bölgedeki dostlarımız ve müttefiklerimiz olacak.”

Romney ise şunları söylemişti:

"Takip edilmesi gereken en doğru yol, ortaklarımızla birlikte hareket etmek, Suriye içindeki sorumlu grupları onları organize etmek onları bir araya getirmek ve Suriye"yi yönetecek bir konsey oluşturmak. Bunun için müttefiklerimizle, özellikle de İsrail ile koordineli bir şekilde hareket etmek. Suud, Katar ve Türkiye de bu konuda oldukça kaygılılar. Onların bizimle çalışma iradesi var. Suriye"de çok etkili bir liderlik çalışmasına ihtiyacımız var. Suriye"de bir dostumuza, dost bir Suriye"ye ve Ortadoğu"da sorumlu bir güce ihtiyacımız var. Bu Amerika için kritik bir fırsattır. Belirttiğim gibi, bizim gayemiz Suriye"de Esed"i yıkıp yerine bize dost olacak sorumlu kişilerin eliyle yeni bir yönetim kurmaktır.”

Başkanlık seçimlerinde siyonist İsrail rejimini yeterince desteklemediği için Obama"yı sıkıştıran, Suriye noktasında ise askeri seçenekler de dahil olmak üzere daha etkili bir rol üslenmesini isteyen Romney"in bu açıklamasına, Dışişleri Bakanı Clinton"dan cevap geldi: “Haklısın, gereğini yapacağız…!”

Zagreb ziyareti sırasında, Türkiye"de kurulan “Suriye Ulusal Konseyi” ile Esad yönetimini devirme noktasında başarılı olamadıklarını, Suriye Ulusal Konseyi"nin etkili, kapsayıcı bir liderlik gösteremediğini belirten Clinton, Suriye muhalefetinin Suriye içindeki savaşan unsurların etkin katılımıyla yeni bir liderlik oluşturacaklarını söyledi.

Dikkat edecek olursak, Clinton burada, Obama"nın şu sözüne de dikkat çekmiş oluyor:

“Muhalefetin örgütlenmesine yardımcı olduk. Suriye dostlarını biz organize ettik.”

İstenen sonucu alamadıkları için de, Washington yönetimi bu muhalefetin yapısını değiştirmeye kalkıyor şimdi.

Peki, “Suriye Ulusal Konseyi”ni oluşturan unsurların, -ki bunun içinde Suriye İhvan-ı Müslimin hareketi de yer almaktadır- kalkıp “bizim kuruluşumuz da, liderliğimizde bizim elimizde. Ne yapacağımıza, nasıl hareket edeceğimize biz kendimiz karar veririz. Amerika bizim patronumuz değildir” demeleri gerekmez miydi..?

Ama, bazı İslamcılarımız Türkiye Müslüman kamuoyunu öylesine yanıltmaya kalktı ki, bütün güçleriyle, duygusal ajitasyon ve dez-enformasyonlarla, Amerika"nın bu rolünün üzerine örtmeye kalktılar. Amerika"nın ne denli bu işin içinde olduğunun görülmemesi için sürekli Müslümanların duygularıyla oynadılar...

Bu İslamcılarımızın şimdi kalkıp Müslüman camianın önünde; -artık mızrak çuvala girmediği için- “evet Amerika, Suriye üzerinden büyük hesaplar yapıyor. Ama biz Amerika"nın bu hesaplarını bozmak için onun kurduğu planları boşa çıkartacağız; bunun için de, kendilerinin kurduğunu açıkça ilan ettikleri şu “Suriye dostları” “Suriye Ulusal Konseyi” ve “Özgür Suriye Ordusu” adlı paravan oluşumlara karşı tavrımızı açıkça koyacağız” demeleri gerekmez mi..?

Ne Obama, ne Romney ne de Clinton"a öyle konuşmalarını siz söylemedik. Onlar, Suriye meselesinin neresinde olduklarını açıkça ortaya koydular. Peki, kendilerinin anti-emperyalist, anti-Amerikan olduğunu ileri süren İslamcılarımız da, Amerika"nın bu hesapları karşısında duruşlarını açıkça ortaya koyacaklar mı..?

“Suriye halkının meşru ve haklı taleplerinin yanında olmak”, öncelikle "ABD emperyalizminin üzerine basmak"tan geçer. Biz ABD"yi, NATO"yu ve onların bölgedeki işbirlikçilerini ayaklarımızın altında almadıktan, emperyalizmin her türlü planından azade, kendi bağımsız ve özgür hesaplarımızı yapamadıktan sonra, “Suriye halkının yanındayız” demek bizi, Washington"un eşiklerinde dolaşmaktan öte bir yere götüremeyecektir…

Ortadoğu"nun en hassas bir bölgesinde ABD"nin kurup yönettiği bur muhalefet ile bir halkın özgürlük kazanacağını düşünmek için, en azından akıl tutulması yaşamak gerekiyor.

Eğer Amerikan yönetimi, Suriye konusunda böylesine bir rol sahibi değilse, o yaptıkları konuşmaları Obama"nın da, Romney"in de Clinton"un da ağzına geri gömmek, “Suriye halkı ile dayanışma” iddiasındaki İslamcıların görevidir...

Clinton diyor ki; Katar"ın başkenti Doha"da önümüzdeki hafta düzenlenecek olan Suriye muhalefeti toplantısında bu konuyu gündeme getireceğiz. Gerçi, şimdiden diyeceğini dedi bile. Ama yine de bir fırsat var; eğer Suriye halkı adına hareket ettiğini ileri süren muhalifler, Doha toplantısında, Clinton"un sözlerini yüzüne çarpıp, ABD karşısında bağımsız tavır sergilemezlerse, Suriye halkının geleceğini Washington"un belirleme hakkına sahip olmadığını onun yüzüne haykırmazlarsa, o zaman oraya gidecek olan muhaliflerin ne kadar onursuz ve ne kadar ABD kuklası olduklarını söylemek de bize düşer…

Bekleyip göreceğiz; Doha toplantısı bütün dünyaya, Suriye konusunda Amerika"nın yerinin ne olduğunu bir kez daha gösterecektir.

KÜÇÜK BİR NOT:

Katar Emiri Hamad el Sani"nin Gazze"ye yaptığı ziyaret İslami medyada pek konuşulup tartışılmadı. Gazze İslam Üniversitesinde Filistin örgütlerine Siyonist rejim ile “adil bir barış” (!) yapma, yani "Filistin'i siyonistlere bir kez daha satma" çağrısının ne anlama geldiği üzerinde de pek durulmadı...

Gazze"deki Hamas yönetimi, birtakım “stratejik gerekçeler”le, Gazze"ye uygulanan ambargonun kırılması ve Gazze"nin inşa edilmesinde yardımcı olması noktasında Katar Emiri"nin önüne kırmızı halılar serse de, Gazze halkının Katar Emir"ine takındığı tavır da gözden kaçmadı...

Acaba, Sayın Katar Emiri, Gazze ziyaretinde, Gazze halkının önüne niçin çıkmadı da, Gazze Üniversitesi"nde konuşma yapmakla yetindi?

Bu sorunun cevabını ise, Gazze halkının Katar Emiri"nin önüne niçin gelmediği gerçeğinde bulabiliriz. Zira, Katar Emiri için Gazze stadyumunda Gazze halkına hitaben bir konuşma yapması planlanmıştı; ama Gazze halkı, Emir"in önüne gitmemeyi tercih edince, bu kez yapılan program değiştirilerek, Emir"in Üniversite"de konuşma yapması tercih edildi...

Kısacası; Gazze halkı Katar Emiri"nin önüne kırmızı halı sermedi..!

Kısacası, Gazze halkı, Katar Emiri"ne “bizim onurumuz senin dolarlarından daha pahalıdır. Filistinlilerin katili Livni"lerin elini sıkan kirli ellerini üzerimize sürmeye kalkma” dedi…

Yine Gazze halkı, Katar Emiri"ne, “dolarların, köşklerin ve saraylarınla birilerini besleyebilirsin ama bizi kendine besleme yapamazsın” dedi...

Yine Gazze halkı; Katar Emiri"ne, “sen git, o kirli ellerini öpenlere apartman dik; bizim teneke gecekondularımız, o konforlu apartmanlardan daha asildir” dedi.

Tebrikler Gazze halkı…!

nureddin@velfecr.com
Bu yazı toplam 1533 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim