• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 7 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 11 °C

Cenevre’de üçüncü aşama

Ahmet Varol

Suriye’de küresel emperyalizmin desteğindeki zulüm rejimi ve yine emperyalizmle işbirliği içinde ülkeyi işgal eden dış güçler havadan ve karadan saldırılara ilaveten, kuşatmaya aldıkları yerleşim alanlarındaki toplulukları aç bırakarak, dışarıdan kendilerine insanî yardım bile ulaşmasını engelleyerek katliamları sürdürüyorlar. Katliamlar emperyalizmin farklı kanatlarının karanlık işbirliği ile gerçekleştirildiğinden durdurulması için zikre değer herhangi bir girişimde bulunulmuyor. Emperyalist güçlerin perdeye yansıyan tavırları her ne kadar birbirinden farklı olsa da perde arkasındaki tavırları ortaktır. 

Şimdi bu güçlerin gözetiminde Suriye meselesine sözde siyasi çözüm bulma iddiasıyla üçüncü aşamaya giriliyor. O yüzden bu hafta boyunca Suriye’yle ilgili gündemde, Cenevre’deki görüşmelerin öncelikli yer tutacağını sanıyoruz. Dolayısıyla benim de bu hafta yazacağım yazıların içeriğini bu görüşmeler oluşturacak. Fakat bu haftaki son yazımızı da görüşmeler henüz başlangıç aşamasındayken yazmamız gerekeceğinden sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerimiz daha sonraya kalacaktır. Allah izin verirse Özel FM’de bu hafta yayınlanacak Dünya Döndükçe programımızda da bu görüşmelerle ilgili gelişmelere ağırlıklı yer verebiliriz.  

Suriye meselesine siyasi çözüm iddiasıyla organize edilen Üçüncü Cenevre Görüşmeleri’nin normalde Pazartesi başlatılması planlanıyordu. Fakat bazı ihtilaflı konular yüzünden Cuma gününe ertelendi. Bu aşamanın amacı çatışan tarafların birlikte masaya oturmalarının ve doğrudan olmasa bile birilerinin aracılığıyla pazarlık yapmalarının sağlanması. 

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın organize ettiği görüşmeler BM gözetiminde düzenlenecek. De Mistura, rejim ve muhalefet tarafına davetleri gönderdiğini ve her iki tarafın da temsil edilmesini talep ettiğini söyledi. 

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 8 Aralık 2015’te bir araya gelen muhalif güçler kendi aralarında bir ortak Yüksek Müzakere Komitesi oluşturdular. Bu komite Cenevre görüşmelerine katılması için yapılan çağrıya cevabını 27 Ocak Çarşamba günü yani bu yazıyı yazdığım tarihte açıklayacağını bildirmişti ve yazıyı yazdığım sırada henüz kamuoyuna yansıyan bir resmî açıklaması olmamıştı. Fakat gerek Riyad’da bir araya gelen muhalif grupların sergilediği tavır, gerek Cenevre görüşmelerine davetle ilgili açıklamalar ve gerekse hâkim şartlar bu komitenin de katılması ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyordu. Ayrıca kulislere dayanan bazı açıklamalarda da Suriye muhalefetinin Cenevre görüşmelerinde temsil edileceği dile getiriliyordu. 

Muhalefet komitesi görüşmelere katılmaları için kendilerine yöneltilen daveti olumlu bulduklarını ancak kendilerinin de BM’den, yerleşim alanlarına uygulanan insanlık dışı ablukaların kaldırılması için etkin adımlar atılması başta olmak üzere siyasi çözüm konusunda ümit verici girişim beklediklerini dile getirdi. 

Muhalif güçler Riyad toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Beşşar Esed’in devreden çıkması şartıyla, çatışmaların son bulması ve sorunun görüşmelerle çözülmesi yolunda adımlar atılması için rejim tarafından bir heyetle masaya oturmayı kabul ettiklerini açıklamışlardı. Cenevre’de düzenlenmesi planlanan son görüşmeler öncesinde yaptıkları açıklamalarda da I. Cenevre Görüşmeleri sonunda yayınlanan Cenevre Bildirisi’ni ve BM’nin bu doğrultuda aldığı kararları esas alan bir çözüm formülünü kabul edebileceklerini dile getirdiler. 

I. Cenevre Görüşmeleri’ni o dönemde BM ve Arap Birliği’nin Suriye Özel Temsilcisi olarak atanan ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan organize etmişti. Annan o zaman altı maddelik bir çözüm formülü hazırlamıştı. Fakat formülün uygulamaya geçirilmesi için söze gelir bir girişim olmadı. 

Yeni Akit’te 5 Temmuz 2012’de yayınlanan “Halkı mı yoksa rejimi mi kurtarma?” başlıklı yazımızda birinci görüşmelerin genel bir değerlendirmesini yapmaya çalışmıştım. 22 Ocak 2014’te başlayan ve on gün süren ancak herhangi bir sonuç elde edilemeden tamamlanan İkinci Cenevre Görüşmeleri’ni de aylık Ribat dergisinin Mart 2014 sayısında yayınlanan “Görüşme - Fitne - Varil Üçgeni” başlıklı yazıda ayrıntılı ele almaya çalışmıştım. Her ikisini de kişisel web sitemiz www.vahdet.info.tr’den okumanız mümkündür. 

yeniakit

Bu yazı toplam 212 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim