• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 8 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Erzurum -15 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 1 °C

Cenevre görüşmeleri ne yönde?

Ahmet Varol

Geçtiğimiz hafta yayınlanan yazılarımızın tamamında Cenevre görüşmeleri öncesi durumu ele almaya çalıştık. Muhalefetin katılmama kararı olmasına rağmen yine de ikna edilmesi için çabaların süreceğini ve katılmasının sağlanması ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirmiştik. Ben bunları dile getirdiğimde henüz muhalefet kesin kararını açıklamamıştı. 

Daha sonra BM temsilcisi, saldırıları sürdüren Baas rejiminden ve destekçi güçlerden muhalefetin talepleri  konusunda güvence alındığını ifade edince muhalefeti temsil eden Müzakere Yüksek Komitesi katılma kararı aldı. Çünkü katılmaktan yanaydı. 

Bu günlerde kendileriyle görüştüğüm zevattan bana en çok sorulan soru “Cenevre’deki görüşmelerden bir sonuç çıkar mı?” sorusu oluyor. Fakat ilginçtir, birçokları soruyu sorduktan hemen sonra benim cevabımı beklemeden kendisi sorusuna cevap veriyor ve “Yok canım, bir şey çıkmaz; bu da bir Cenevre oyunu” diyor. 

Evet, doğru işin içinde bir oyun var. Ama bu kez oyundan sonuç çıkması için zorlama yapılıyor. Çünkü artık Suriye’deki savaş tüm dünyayı etkiliyor ve “siyasi çözüm”ün kapıları zorlanıyor. Fakat katil Baas’ın yanında durduğu iyice belli olan küresel emperyalizm, rejimin etkin olduğu bir formülün kabul edilmesi için zorlama yapıyor. Yani Suriye muhalefetini oyunda “karşı taraf” olarak görüyor ve mat etmeye çalışıyor. Eğer böyle bir tavır sergiliyor olmasaydı muhalefeti temsil eden komitenin görüşmelere katılmasını sağlamak amacıyla verdiği güvencenin gereğinin yerine getirilmesini sağlamak için saldıran, hunharca katliamlar gerçekleştiren tarafa biraz olsun baskı yapar, en azından görüşmeler sürecinde saldırıların durdurulması için “uluslararası kamuoyu” olarak tanımlanan küresel güçlerin bu konudaki imkân ve araçlarını kullanırdı.

Verilen güvencenin gereği yerine getirilmedi. Vahşi katiller özellikle sivil hedeflere yönelik saldırılarını ve katliamlarını kesintisiz bir şekilde sürdürdüler. Cenevre’de fiili görüşmelerin başlatılmasından sonraki süre içinde gerçekleştirilen saldırılarda onlarca sivil öldürüldü. “Aç bırakma” uygulaması son bulmadı ve kuşatmalar kaldırılmadı. Esir edilenlerden hiçbiri serbest bırakılmadı.

Neden? Daha önceki yazılarımızda ve radyo programımızda da dile getirdiğimiz üzere küresel emperyalizm ve onun himaye ettiği Baas tarafı muhaliflerin kafasına tabanca dayayarak onu anlaşma imzalamaya zorlamak istiyor. Böylece ona pazarlık imkânı vermemek, dikte edileni kabule zorlamak istiyor. Dolayısıyla, muhalefetin istediği konularda “güvence” verme işlemini satrançtaki piyonunu geri çekme işlemi gibi değerlendirmek ve karşı tarafın açılan boşluğa dalış yapmasını sağlamak istedi. O, açılan boşluğa girince de arkadan sıkıştırmak için atak yaptı. 

Bu kez muhalefet geri çekilme işlemi yapınca bir başka atakla muhalefeti kıskaca almaya çalışıyor. 

Ne yapıyor? BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura, medya organlarına yaptığı açıklamalarda muhalefetin görüşmelerden çekildiğini dolayısıyla görüşmelerin sonuçsuz kalabileceğini, bu görüşmelerin sonuçsuz kalması durumunda da ümidin tamamen kaybolabileceğini iddia etti. 

Böyle bir açıklama yaparken dünya kamuoyuna, görüşmelerdeki tıkanmanın asıl sorumlusu olarak muhalefetin Müzakere Yüksek Komitesi’ni göstermeye çalışıyor. Böylece gerçek sebebi yani BM’nin verdiği güvencenin arkasında durmaması, katillerin saldırılarını bütün şiddetiyle sürdürmeleri ve kuşatmaların son bulmaması, esirlerden hiçbirinin serbest bırakılmaması, insanî yardımların engellenmesi gerçeğini gölgede bırakmayı amaçlıyor. 

Oysa Müzakere Yüksek Komitesi sözcülerinden Riyad Naasan Ağa’nın yaptığı açıklamada da dile getirildiği üzere gerçekte muhalefet görüşmelerden çekilmiş değil. Katılma işlemini askıya aldı. Eğer şartları yerine getirilir, BM verdiği güvencenin gereğini yaparsa görüşmelere yeniden katılacak. Maksadı katillerin kafasına silah dayayarak onu görüşmeye zorlamaları işleminin son bulması ve eşit şartlarda pazarlık imkânı oluşması. 

BM temsilcisinin yaptığı aslında bir polemiktir ve amaç Müzakere Yüksek Komitesi’ni masaya geri dönmeye zorlamaktır. Fakat rejim güçlerinin ve destekçilerinin onun ensesine oturmuş, kafasına da silahı dayamış halde dönmeye zorlamak istiyor. Bunu başardığı zaman mat hamlelerini başlatacak.

yeniakit

Bu yazı toplam 208 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim