Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Bu bayram yine musallalardayız!

 

Aslında bugün Beşiktaş, Taksim, Gezi, İnönü Stadyumu ve Çarşı ile ilgili size önemli bilgiler verecektim ama, çok daha önemli bir konuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum..

İlk önemli duyurum şu: Bu Kurban Bayramı’nda, bu kez tüm Türkiye’de, il il, ilçe ilçe musalladayız. Şimdiden hesabınızı ona göre yapın. Kurban kesimi öğleden sonra.. Sabah erkenden Bayram namazının kılınacağı meydanlara koşacağız, kadın-erkek, yaşlı- bebek, engelli, namaz kılacak ya da kılamayacak olan herkesin bu bereket ve dua iklimini yaşaması için bu buluşmaya katılması gerek.. Bu bundan sonra hep böyle olacak, Hz. Peygamber zamanında olduğu gibi olması için, Cuma mescidlerimizi, musallalarımızı ihya edeceğiz.

İlk müjde Üsküdar’dan, Harem Otogarı taşındıktan sonra orası, bugün İstanbul’un tanzim edilmiş ilk sahra mescidi olacak, eskiden olduğu gibi ve adına yakışır şekilde. Bunu Üsküdar Belediye Başkanı, bir düğün töreninden hemen sonra açıkladı.
Bu Kurban Bayramı’nda Avrupa yakasındaki kardeşlerimizi Sultanahmed’e bekliyoruz, Anadolu yakasındaki kardeşlerimizi ise Ataşehir’de yeni yapılan Mimar Sinan Camii’ne.
Bu talep Namaz Platformu tarafından Diyanet’e iletildi ve Diyanet de bu konuda hazırlıklarına başladı. Namaz Platformu yanında, Memursen Diyanet Sendikası da, Hak-İş de bu konuda aktif sorumluluk üstlenecek. Tüm cami dernekleri, İmam Hatip Dernekleri ve Vakıfları, Önder, Ensar, İlim-Yayma, Kur’an kursları ve diğer dini hassasiyete sahip kuruluşlar bu sorumlulukta pay sahibi olacaklar.. “Rabia Platformu”, “Rabia Global Network” ve tabi ki “Rabia Nesli” de bu bayram sevincine ortak olacak.. Bu çağrıyı tüm STK’larımız ve Mediamızın duyurması gerek, herkese.. Hatta şirketlerimiz, esnafımız da bu buluşmada yer almalı, sorumluluk üstlenmeli.

Esnafımız, işadamları, vakıflar, engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar için yardımcı olabilirler.. Hediyeler dağıtabilirler, ikramda bulunabilirler ve kurumsal bayramlaşmalarını Bayram namazı sonrası meydana taşıyabilirler..

Bakın, vakit namazları camilerde, Cuma namazları ulu camilerde, Cuma mescidi ya da camii kebirlerde, Bayram namazları aslında musallada yani sahra mescidlerinde kılınır..
Evet, Bayram namazından sonra hemen dağılmak yok. Kurbanları öğleden sonraya kalacak.. Zaten herkes orada olacak. Aile bireyleri de orada bayramlaşacaklar.. Kalkıp gelebilecek yaşlılarınızı da getirin. Tekrar söylüyorum namaz kılamayacak halde olanlar da dahil, engelli, kadın, çocuk, herkes!

Bayram namazlarında bereket, hava şartları müsaid olduğunda üstü açık mekanlarda daha boldur, onun için camiye girmeye çalışmayın. Namazınızı dışarıda kılmak için seccadenizi alıp gelin, yanınızda su ve çocuklara verecek ya da kardeşlerinize ikram edecek hediyeleriniz de olsun..

Her il ve ilçede, kasabada en büyük, en merkezi, çevresi en müsaid olacak camide buluşacağız..

Camiler haftasındayız, caminin gücünü görelim ve bu güçten, bu iklimden müstefid olalım.. Camilerimizi sadece Bayram namazlarında değil, vakit ve Cuma namazlarında ve namaz aralarında da etkin ve yoğun bir şekilde kullanmamız gerekiyor.

Bu konuda bir teklifim var. Şunu alışkanlık haline getirelim: Davetiyelerimize ve buluşma zamanlarına ilişkin olarak, alafranga saat yerine, “namazdan önce” ve “namazdan sonra” tanımını kullanalım. Yani “ezani saat” kullanalım. “Öğle namazından yarım saat önce”, “ikindi namazından hemen sonra” gibi.. Mekan tanımını da. “Camiden çıkınca”, ya da “şu camiye giderken” gibi yapalım. Asra ve Arşa (Zamana ve mekana) yemin eden Allah’ın işaretine şahidlik edelim. Cami avlusunda buluşalım, namazdan önce ya da sonra sohbetimizi camide ya da avlusunda, Allah’ın evinde gerçekleştirelim. Öğrenciler ders çalışmak için de camiye gelebilirler. Böyle yaparsanız zaman içinde camilerimiz, kütüphanesi, dershanesi, şifahanesi, aşevi, meşrutası, bazarı ile hayatın merkezinde yer almaya başlar yeniden.. Dergahlar oluşur çevrede, zaviyeler, itikaf odaları yeniden ihya edilir.. Bu konuda herkes şimdiden hazırlık yapsın ve çevresine bu konuyu duyursun. Basınımızda bu konu tartışılmaya başlansın..

Bu paralelde R4bia Platformu tarafından gündeme getirilen ikinci bir konu daha var. Yine Namaz Platformu’nun daveti ile başlayan “Kunut buluşmaları”, ekim kasım aylarında, özellikle 3 Cuma’da yeniden gerçekleştirilecek. Yine aynı kuruluşlar ve daha fazlası bu girişime destek veriyor.. Birlik Vakfı, MTTB, İMH, Özgürder, İHH, Anadolu Gençlik, Alperenler herkes, daha doğrusu r4bia.com’daki STK’ların hepsi diyebiliriz, bu çabaya destek veriyor.. Kişi ve kuruluşlar, www.r4biaplatformu.com’a girip kendini akredite edebilirler ve gelişmeleri izleyebilirler..

3 CUMA VE 3 KUNUT!
İlk 100. gün eylem ve Kunut’u, tüm dünyada Mısır’da, 3 Temmuz 2013’te meydana gelen askeri darbenin 100. günü olan 11 Ekim 2013’te dünya ve Türkiye genelinde Rabia Platformu’na üye sivil toplum örgütleri, çeşitli etkinliklerle darbeleri protesto edecek. İsteyen herkes, her köy ve mahalle de bile bu buluşma gerçekleştirilebilir.. Ayrıntılı bilgi yukarıdaki sitede.. Kunutları ister sabah, isterseniz yatsı namazından sonra yapabilirsiniz.

2. Kunut 22 Kasım’da, 3. Kunut ise 29 Kasım’da.. Bu çağrı Rabia Platformu’ndan geliyor ve Namaz Platformu destekliyor ve tabii bizim diğer STK’lar da.. Zaten ben hem Namaz Platformu’nun, hem de Rabia Platformu’nun sözcüsü, daha doğrusu hizmetkarıyım.. (Allah beni ve ehlimi, din kardeşlerimi dinine ve Müslümanlara hizmetkar kılsın). Şükürler olsun ki, ben Müslümanlardanım, elhamdülillah..
Selâm ve dua ile..

yeniakit

 

Bu yazı toplam 1198 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar