• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Konya -4 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -19 °C
  • İzmir 9 °C
  • Rize 8 °C

Bombalanan bayramlar

Ahmet Varol

Hatırlanacağı üzere ABD’nin Irak’ı fiilen işgal altında tuttuğu sırada bu ülkedeki işgalci askerler bayram günlerinde oranın yerli halkının üzerine attıkları roketlere “bayramınızı kutluyoruz” anlamına gelen yazılar yazarak Müslümanlarla dalga geçiyorlardı. 

Bu hareketleri sadece Irak’taki Müslümanlarla değil tüm İslâm ümmetiyle tüm dünya Müslümanlarıyla dalga geçmeleri anlamına geliyordu. Çünkü işgalci saldırganlar Müslümanların huzur içinde bir bayram geçirmelerine fırsat vermek istemiyordu. Fakat tabii onların bu şekilde Müslüman halklarla ve bayramlarıyla dalga geçme fırsatı bulabilmeleri de yerli ihanetçilerle işbirliği ile oluyordu. 

Şimdi buna ihtiyaç duymuyorlar belki. Çünkü bedenlerine bomba bağlayarak kendilerini kalabalık kitlelerin arasında patlatmaktan haz duyan birkaç saf bulmaları işlerini görüyor. Onların üstlerine bağlayıp kalabalıkların arasında patlattıkları bombalarla da “bayramınızı kutluyoruz” mesajı gönderebiliyorlar. 

Ne yazık ki İslâm âlemi yine tam anlamıyla mutlu ve huzurlu bir bayram yaşayamadı. Bayramdan birkaç gün önce İstanbul’da havaalanında üç ayrı noktada patlatılan canlı bomba sadece Türkiye’nin değil bütün İslâm âleminin sarsıntı geçirmesine neden oldu. O olaydan sonra bana, Filistin’den Cezayir’e birçok değerli tanıdık dostum üzüntülerini dile getiren mesaj gönderdi. Hepsi de sergilenen vahşetten dolayı büyük üzüntü duymuşlardı. 

Aynı günlerde Bangladeş’te amacı sadece Müslüman toplumların imajlarını yıpratmak ve İslâm’ın davetine zarar vermek olduğu anlaşılan bir rehin alma eylemi gerçekleştirildi. Eylemin bu amacı İslâm’a ve İslâmî harekete nispet edilmesinden anlaşılıyordu. Oysa İslâmî hareketin metot ve çizgisiyle hiçbir ilgisi yoktu.

Bangladeş’te vasat İslâmî çizginin saygın liderlerini birbiri ardından idam eden zulüm rejimi de güya kendince bir rehine kurtarma operasyonu gerçekleştirdi. Operasyon kısa zamanda tam bir katliama dönüştü ve böylece eylem de bir bakıma amacına ulaşmış oldu. 

Hemen sıcağı sıcağına Bağdat’ta yine canlı bomba eylemiyle korkunç bir vahşet sergilendi. Buradaki vahşet de gerçekte sadece Bağdad’ı değil bütün İslâm âlemini ve Müslümanların mübarek bayramlarını hedef almıştı. Gerçek amacı tüm dünya Müslümanlarının bayramlarını bombalamak ve onlara Irak’a daha önce yerleştirilen işgal güçlerinin roketlere yazdıkları gibi “bayramınızı kutluyoruz” mesajı göndermekti. 

Aynı şey, daha Bağdat’ta patlatılan bombaların dumanları dağılmadan Medine’de gerçekleştirilen eylem için de söz konusuydu. 

Tabii bu arada bunlarla bağlantılı küçük çapta bazı eylemler de gerçekleştirildi. Bir yandan küresel emperyalizmin beslediği zulüm güçlerinin katliam ve saldırıları da devam etti.

Bütün bu eylemlerin hemen bayram öncesinde gerçekleşmesini dikkate alarak hepsini yan yana koyup bir kez daha kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: “Acaba hepsinin arkasında tümünü birden organize eden, planlayan ortak bir el ve hepsinin önünde ortak bir hedef mi var?” Olayların ayrıntılarını düşündüğümüzde “evet” demek zorunda olduğumuzu görürüz. 

“Öyleyse kim?” sorusuna herkesin farklı cevabı var. İşin en kötü yanı ise hepsinin “radikal İslâm” diye tanımlanan bir ucubeye nispet edilmesi. İster “radikal”, ister “marjinal”, ister IŞİD, ister DAEŞ, ister DAİŞ deyin isterseniz de Arapların son dönemde yaygın olarak kullandıkları şekilde Tanzimu’d-Devle (Devlet Örgütü) deyin. Ne derseniz deyin. Sonuçta düşmanın bundan kazancı hepsinin de İslâm’a mal edilmesinden dolayıdır. 

İslâm’a savaş açan küresel emperyalizm kendi kamuoyunu yönlendirirken “radikal”, “marjinal” vs. taraflarını çok fazla öne çıkarmayıp “İslâm” tarafını öne çıkarıyor ve bu tür korkunç eylemler üzerinden toplumlarına, halklarına çizgi çiziyor. Onların anlayışlarını yönlendiriyor. 

Oysa bu örgütlerin bu eylemlerinde İslâm bombalanıyor, Müslümanlar ve onların bayramları bombalanıyor. Eylemciler güya Türkiye ile İsrail ve Rusya arasındaki yakınlaşmayı bombalıyorlar. Ama Rusya’yı veya İsrail’i değil Türkiye’yi hedefe yerleştiriyorlar. Üstelik gelişmelerden haberleri bile olmayan, olsa da herhangi bir müdahalede bulunma imkânına sahip olmayan kalabalıkları hedef alıyorlar. 

Asıl hedef ise İslâm’dır, Müslümanlardır, onların bayramlarıdır.

yeniakit

Bu yazı toplam 132 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim