• BIST 106.736
  • Altın 141,224
  • Dolar 3,5208
  • Euro 4,0963
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Konya 30 °C
  • Antalya 30 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Rize 23 °C

Bölme planı sadece Irak için mi?

Ahmet Varol

Dünkü yazımızda küresel emperyalizmin Irak’ı mezhebi kimliklere göre bölme planını açığa çıkaran açıklama ve hemen ardından Bağdat’ın Sadr mahallesinde gerçekleştirilen korkunç katliam, ayrıca bunun dokuz yıl önceki bir provası üzerinde durmuştuk. Oysa emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerin kirli oyunlarının o topraklara girmesinden önce bu insanlar bir arada ve iç içe yaşıyorlardı. Öyle ki ülkenin önemli bir kısmında mezhebi kimliklere göre harita çizmek bile mümkün değildi. Emperyalizm ve tamamen çıkarcı felsefeyle onunla işbirliği yapan yerli hainler önce fitne çıkararak kimliklere göre tasfiye gerçekleştirdi ve böyle bir harita çizilmesini mümkün hale getirdi. Sonra da “tek çözüm mezhebi kimliklere göre bölme” diyerek iğrenç çağrılar yapmaya başladılar. Gerçekte bunun hesabını daha o vahşi güçlerini Irak topraklarına soktukları günden yapmaya başlamışlardı. 

Fakat bu plan sadece Irak için değil. Aynı hesabı Suriye için de yapıyorlar. Ama Suriye’de mezhebi ve etnik kimliklere göre harita çizildiğinde dengeli bir paylaştırmanın mümkün olmayacağını biliyorlar. Çünkü ülkede ana unsuru oluşturan Sünni Arap kesim geniş bir alana yayılmış durumdadır. Etnik olarak ülke nüfusunun %88’i Araptır. Mezhebi olarak da nüfusun %74’ü Sünnidir. Sünnilerden sonra en kalabalık kesim olan, nüfusun ’ini oluşturan ve Alevi olarak da isimlendirilen Nusayri kesimin de tamamına yakını Araptır. Yani Nusayri kesimin büyük çoğunluğu etnik açıdan ortak paydadır. Bundan dolayı dini ve etnik kimliklere göre yapılacak paylaştırmada ana unsurun yanında küçük parçacıklar ortaya çıkacağını ve bunun da bir güç dengesi ortaya çıkaramayacağını biliyorlar. Ondan dolayı Suriye, Irak ve Türkiye üzerinden yerine göre etnik yerine göre dinî kimlikleri esas alan hesaplar yaptıklarını, Irak konusunda ABD’nin çuvalcı generali Raymond T. Odierno’nun söylediklerinin uygulamaya geçirilmesinin şimdilik bekletilmesinin sebebinin de bu olduğunu sanıyoruz. 

O yüzden Türkiye’de Suruç eyleminin ve hemen ardından patlak veren olayların, bu olaylara paralel yapılan açıklamaların, sembolik anlamda da olsa özerklik ilanlarının, emperyalist güçlerle işbirliği içindeki ihanet örgütünün çağrılarının birbirinden bağımsız vuku bulan gelişmeler olmadığı artık iyice açığa çıkmıştır. 

Çuvalcı generalin açıklaması da sadece Irak’a has değil tüm bölgeyi kapsayan kirli hesaplara işaret ediyor. Açıklamanın ardındaki niyeti iyi keşfetmek, bu niyetle gelişmeler arasındaki bağlantıları görmek gerekir. 

Bundan önce muhtelif yazılarımızda da dile getirdiğimiz üzere ABD’nin tutumu ikiyüzlüdür. O yüzden onun ileri gelenlerinin diplomatik amaçlı açıklamalarını değil izlenen politikayı ve karanlık hesapların önünü açma amaçlı açıklamaları nazarı dikkate almak gerekir. 

İncirlik üssünün kullandırılmasının hata olduğunu yazılarımızda ve radyo programlarımızda dile getirdik. Gelişmeler bunu ispat etti. Buradan kalkan uçakların IŞİD’e ait hedefleri vuracağı iddiası tamamen aldatmacadır. Çünkü küresel emperyalizm ve onun koalisyon güçleri bu örgütle savaş halinde değildir. Emperyalizmin bölgeyle ilgili kirli hesaplarının önünü açan Suruç eylemini, Bağdat’taki son eylemi ve bölgenin haritasını yeniden çizme planının işine yarayan daha birçok çirkin eylemi bu örgüt gerçekleştirdi. Emperyalizm onunla niye savaşsın? Onunla savaşıyor görünmek asıl niyetlerin üstünü örtmek, tehlikeli projeleri kamufle etmek içindir. 

Bu sıralarda küresel emperyalizmle işbirliği içindeki tüm ihanetçi güçlerin Türkiye’deki açılıma ve olumlu gelişmelere engel olmak için işbirliği içinde olduğunu görüyoruz. O yüzden son dönemde yürütülen savaşın herhangi bir davayla ilgisi yoktur, tamamen çıkar hesaplı ve ihanet amaçlıdır. 

İhanetçilerin son dönemde başlattıkları kirli savaş sadece Türkiye açısından değil tüm İslâm âlemi açısından ciddi tehlike arz ediyor. Ondan dolayı normalde çok farklı anlayışlara sahip olmalarına rağmen tüm ihanetçilerin aynı safta birleştiklerini görüyoruz. Dün birbirlerine sövenlerin, hakaret edenlerin bugün aynı kürsüden insanlara hitap etmeleri, birinin gazetesinin sayfalarını ve sütûnlarını diğerinin küresel emperyalizmle ortak hesapları koordine eden bakanına açması boşuna değildir.

yeniakit

Bu yazı toplam 503 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim