• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Konya 4 °C
  • Antalya 11 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Erzurum -2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Rize 4 °C

BM Yemen’de de arkadan vuruyor

Ahmet Varol

BM Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon’un geçtiğimiz günlerde güya Halife Hafter fitnesinden kaynaklanan sorunun çözümüyle ilgili bir formül teklifi oldu. Formülde, fitnecilerin Tobruk’ta kurmuş oldukları gayrimeşru meclislerinin ülkenin geçerli meclisi sayılması böylece meselenin kökten çözüme kavuşturulması öneriliyordu. Yani gayrimeşru silahlı paralel yapı ülkeyi temsil yetkisine sahip meşru yapı sayılacak, diktaya karşı başkaldıran halkın desteğiyle siyasi iktidarı alan yapı da yok sayılacaktı. Böylece mesele kökünden çözülmüş olacaktı.

Aslında BM Libya için bu anlayışa dayandırdığı formülü küresel yapıya çoktan kabul ettirmiş durumda. Fakat önemli olan Hafter’in tomruklarını Tobruk’a hapseden direnişe ve onun arkasında duran kitleye kabul ettirmek. Bunu başarabilmek için de özel temsilci atamış. Görünüşte “BM Libya Özel Temsilcisi” etiketi taşıyor olsa da gerçekte fitne hareketi lideri Hafter’in özel temsilcisi. Çünkü sürekli onun postacılığını yapıyor. Fitne lideri, birkaç kez teşebbüste bulunmasına rağmen Mısır’daki Sisi gibi bir darbe yapmayı başaramadığından BM, küresel güçlerin sunduğu avantajları ve tehdit araçlarını kullanarak onu masa başı oyunlarıyla iktidara getirmek için çabalıyor. Bu oyunlara da “diyalog” adı veriyor. Diyalog oyunlarını kestirmeden sonuca ulaştırmak için güya bir “formül” ortaya koydu. Sunduğu formül ise Hafter’in bundan önceki girişimlerinde başaramadığı darbeyi BM Özel Temsilcisi vasıtasıyla tepeden indirmeyi amaçlıyordu.

Hafter fitnesiyle uğraşan Trablus’taki yönetim ise formülün mahiyet ve amacını gördüğünden kızıp, BM Özel Temsilcisi Leon değiştirilmediği sürece diyalog görüşmelerine katılmayacağını açıkladı. Oysa bu adam sadece bir postacı. Sunduğu formül de görünüşte ona nispet edilse ve Leon planı adı verilse de bu BM’nin geleneksel politikasından kaynaklanıyor. Gerçekte siyaseti belirleyenler ve tüm ayrıntısına kadar formülü şekillendirenler BM’nin yularını ellerinde tutan küresel güçlerdir. Leon gider Leonbir gelir ama değişen bir şey olmaz. BM’nin yularını tutan güçler onun semerine yükledikleri dosyaları bu kez Leonbir’in eline verirler ve “Leonbir çözüm formülü” adı vererek Trablus’takilerin önlerine koyarlar.

Libya’da fitnecilerin postacılığını yapan ve başaramadıkları darbeyi sözde “çözüm formülü” vasıtasıyla gerçekleştirebilmek için küresel güçlerin tehdit araçlarından yararlanmaktan çekinmeyen BM, Yemen’de de uzun süreden beri fitne hareketi vasıtasıyla eski diktanın geri gelmesi için çeşitli oyunlar çeviriyor. Bu amaçla orada da “BM Yemen Özel Temsilcisi” etiketini yapıştırdığı Cemal bin Ömer adında bir adamı atamıştı.

Fakat bu adamın, eski diktatör Ali Abdullah Salih’le ittifak kurup onun devlet içindeki konumlarını muhafaza eden paralel yapılarından istifade ederek Sana’da kontrolü ele geçiren fitne hareketi hesabına tam bir mekik dokuduğu, onların gerilla saldırıları yöntemiyle gerçekleştirdikleri darbenin meşrulaştırılması amacıyla oyun oynadığı iyice görüldüğü için suratına vurulan “diyalogcu” boyası artık tamamen uçtu ve derinin gerçek rengi açığa çıktı. O yüzden şimdi BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un kararıyla Yemen’de yeni özel temsilci atandı.

BM yeni Yemen Özel Temsilcisi Moritanyalı diplomat İsmail Veled eş-Şeyh Ahmed. Hakkında yazılanlardan anlaşıldığına göre bu adam da epey tecrübeli bir tilki. Ama kim olduğu ve ne gibi görevlerde bulunduğu hakkında bilgi verebilmek için sözü uzatmak gerektiğinden bugünkü yazımıza sığdırma imkânımız yok. Sadece üstlenilen rol ve taşınan dosyaların içeriği değişmedikten sonra dosyaları taşıyan kişinin değişmesiyle bir şey değişmeyeceğini tekrar hatırlatalım.

İlginç olan ise Suriye’de zulme başkaldırının başladığı günden bu yana sürekli arkadan vurduğu gibi Yemen’de de arkadan vurmaya devam eden BM’nin fitnecilerin önlerini açma taktiklerine zemin oluşturma amaçlı faaliyetlerine “insanî” boyası vurmaya çalışmasıdır. “İnsanî” amaç taşıyanların önce insanları kaçarken bile öldüren Husi militanlarını durdurmaları gerekir. İki gün önce bu militanların tehditlerinden kaçan silahsız insanların kaçarken saldırıya uğradıkları ve en az elli vatandaşın hunharca katledildiği haberleri dikkatinizden kaçmamıştır sanıyoruz.

yeniakit

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim