• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 31 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Erzurum 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Rize 25 °C

Bilgiler CHP'ye de Gönderildi-VİDEO

Bilgiler CHP'ye de Gönderildi-VİDEO
24 TV'de Murat Çiçek'in 'Açık Görüş' programına konuk olan Şamil Tayyar gündemi yorumluyor...

FEZLEKE USULÜNE UYGUN OLARAK HAZIRLANMAMIŞTI

Fezlekelerle ilgili açıklama yapan Şamil Tayyar şunları aktardı:

Bazı gazeteci arkadaşlar bilgi edinmeden fikir sahibi olabiliyorlar. Ve kamuoyunu da yanlış yönlendiriyorlar. Soruşturmanın başladığı ilk gün, 17 Aralık soruşturmasından hemen sonra soruşturmayı yürüten savcı 504 sayfalık fezlekeyi alıp polis müdürlerine gidiyor. Diyor ki bunları imzalayın. Onlar da içeriğinden haberdar olmadıkları, hazırlanışından hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadıkları için bu metne imza atmak istemiyorlar. Çünkü bu metin de bir başka karargahta hazırlanmış henüz daha şüphelilerin ifadelerine başvurulmamış, hiçbir konuda daha bilgi edinilmeden fezleke metnini getiriyorsunuz diyorsunuz ki bunları imzalayın, sizden bana gelsin, ben bunu göndereceğim. Onlar o zaman bunu imzalamadılar. Ama aynı anda medyaya bu servis edildi. Dolayısıyla fezleke usule uygun olarak hazırlanmamıştı. Aradan bir hafta, 10 gün geçtikten sonra bu fezlekenin meclise gönderilmesi için Adalet Bakanlığına gönderildği ifade edildi. Doğru bunlar geldi ancak Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün önceden yayınladığı bir genelge var. O genelgeye göre; Bakanların görev dönemi ile ilgili eğer bir suç iddiası var ise bununla ilgili bir fezleke hazırlanmaz. Sadece bilgi notu hazırlanır. Ve o bilgi notunu parlementoya gönderirsiniz, parlemento o Bakanlarla ilgili olarak soruşturma açılmasına karar verilirse bir komisyon kurulur. Ve o komisyonda iddialar soruşturulur, eğer yüce divana bir sevki karar verilmişse Genel Kurula gelir oylanır ve buyrada karar verilirse Yüce Divana gider. Süreç böyle.

DARBE GİRİŞİMİ OLDUĞUNU BAŞINDAN BERİ SÖYLÜYORUZ

Bir hukuk adamı olan savcının başından beri bunun bir hukuki soruşturma olmadığını, intikam soruşturması olduğunu, bir darbe girişimi olduğunu en baştan beri söylüyoruz. İlk günden daha sonraki güne kadar her tarafından hukuksuzluk akıyor. Burada zaten amaç hukuki soruşturma yoluyla meselei yargıya intikal ettirmekten ziyade, kamuoyunda bir iktidar partisi mensuplarına yönelik bir gayreti var. Böyle bir algı oluşturmak isteniyor. 

O BİLGİLER CHP GENEL BAŞKANINA DA GÖNDERİLDİ

CHP Genel Başkanı bile grup toplantısında buna gönderme yaptı. ‘Bakın hepsi bizim elimizde, sakın fezlekeyle ilgili bir oynama yapmayın. Eğer oynama yaparsanız kötü olur, biz bunu açıklarız’. Demek ki bir örneği de ona verilmiş. Maalesef, o polislerdeki tüm bilgi ve belgelerin tamamı CHP Genel Başkanına gönderildi. Bu teyit edildi. 

Murat Çiçek’in yönelttiği ‘binlerce kişi kıyıma uğradı diye iddialar var. Rutinin dışına çıktılar. Aksini kimse söyleyemez. Fakat bunu kıyım olarak ifade etmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna Tayyar şu cevabı verdi:

YAPILMAK İSTENEN SEMBOLLERLE ALGI OLUŞTURMAK

17 Aralık’ta bir operasyon yapıldı. Gerekçe neydi; yolsuzluk, rüşvet vs. Bir takım iddialar getirildi. Ve bunlar gündeme getirilirken de birkaç ritüel insanların zihnine şırınga girdi. Bunlar ayakkabı kutusu, para sayma makinesi ve kasa. Mesele yolsuzluğun ne olduğu değil, sembollerle olgu oluşturmak. Bunu da başardılar. Çok profesyonelce harekete geçirilmiş bir plandan söz ediyoruz.

HEDEF TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ PROJELERİNİ SEKTEYE UĞRATMAK

Savcı fezlekeyi okumadan, 11 çuval belgeyi taramadan çok sayıda firmanın bütün mal varlıklarına tedbir konuluyor. Ve bu firmalar baktığımızda da Türkiye’nin en önemli projeleri olan 3. Boğaz Köprüsü, 3. Havaalanı gibi önemli projelerde de iş almış firmalar. Ve projeler durmaknoktasına geliyor. Ve burdan anlıyorsunuz ki mesele; türkiye’nin önemli projelerine sekteye uğratmak. Gezi olaylarında da 3-5 ağaç üzerinden başlatılan bir operasyon vardı. Arkasından Taksim Platformu çıktı ve Türkiye’nin bu hayati projelerinin durdurulmasını istedifade etti. Gezi ile başlayan 17 Aralık ile devam eden süreçte bir siyasi operasyon var. 2 gücü harekete geçiren operasyon birlikte hazırlanılmış.

ŞÜPHELİLERİN AVUKATLARINDA BİLE OLMAYAN BİLGİLER SOSYAL MEDYADA ÇIKIYOR

Bakana ne ile suçlanıyorsunuz diye sordum. Bakan ne ile suçlandığını bilmiyor. ‘Ben ne ile suçlandığımı anlamak için Mehmet Baransu’nun sayfasına girdim ve ordan aldım’ dedi. Onu gösterdi. Günlerce bir insan hakkında çok ağır isnatlarda bulunuyorsunuz ama o şahıs ne ile suçlandığını bilmiyor. Avukatı gidiyor diyor ki; gizli karar var. Biz size dosyadaki bilgileri veremeyiz. Ancak ifadesini alırken biz ona soru sorarız, o bize cevap verir. Düşünü ki şüphelilerin avukatlarında bile olmayan metinler, görüntüler, kayıtlar ertesi gün bakıyorsunuz sosyal medyaya servis ediliyor. Bu bir ahlaksızlık değil mi? Eğer siz burada bir yolsuzluk ortaya çıkarmak istiyorsanız Türkiye bir hukuk devletidir.Usulune göre yolunuza devam edersiniz. Şimdi burada bir suikast girişimi var ise; yolsuzlukla mücadeleyi bu adamlarla yapamazsınız. O zaman bu ekibin değişmesi gerekir. Çünkü bunlar hukuk adamı değil artık. 

2023’TE DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ İLK 10 EKONOMİSİ ARASINA GİRECEĞİZ

Türkiye kritik bir evreye giriyor. 2023’e ilişkin hedefler koydu. Şuanda bir 16., 17. En büyük ekonomiye sahibiz. Eğer 2023 hedeflerimiz tutarsa dünyanın en gelişmiş ilk 10 ekonomisi arasına gireceğiz. İhracatımız 500 milyar dolara çıkacak. Kişi başına düşen milli gelir 25 bin doları aşacak. Sizin 10 ülke içine girmeniz demek asgari 9 ülkeyi saf dışı bırakmanız gerek. O zaman ne oluyor; kendinize düşmanlar üretiyorsunuz. 

ERDOĞAN’SIZ BİR TÜRKİYE PROJESİNİ HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

Türkiye hem bölgede, hem dünyada güçlü bir devlet olmak istiyorsunuz. Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada üstlendiği bu yeni rolden rahatsız olanlar ve yeni bir küresel denklermi oluşturmak isteyenler Erdoğan’sız bir Türkiye projesini hayata geçirmek istiyorlar. Onun için de ne yapacaklar edecekler yeni dönemde Erdoğan’ı Türkiye’nin siyasetinden silecekler. 

Bunun için birinci adım; Cumhurbaşkanı fikrinden vazgeçirmek.

İkinci adım; eğer bunu başarabilirlerse diyecekler ki; bu üçüncü dönem kuralından falan sakın ola ki vazgeçme. Siyaseti bırakacaksın. Eğer her şey yolunda giderse, onlar açısından en geç 2015 Haziran’da seçimler var. 2015’ten itibaren Erdoğan’sız bir Türkiye olacak. Ama bunlar buna bile tahammül edemiyorlar. Diyorlar ki; hemen gideceksin. Çünkü yarının şartlarının ne getirip, ne götüreceğini bilemiyorsunuz. Biz bu okumayı bir yıl önce yaptık. Böyle bir Türkiye’yi nasıl kuracaklar? Bunun için bir kaotik ortam yaratmak gerekir. Bu kaotik ortamın sonucunda, siyasi istikrar bozulursa , ekonomik istikrar bozulur ve zincirleme bunlar birbirlerini etkiler ve öyle bir hale gelir ki Recep Tayyip Erdoğan bu yeni oluşturulan siyasi ve sosyal konjonktürde, ekonomik konjonktürde Cumhurbaşkanı adayı olamaz. İşte yapılmak istenen şey bu. Gezi olaylarında olmadı. 17 Aralık’ta operasyonundan umutlarını keser hale geldiler. Bir yere kadar geldiler ama gerisi yok. O zaman başka enstrümanlara ihtiyaç var. 
 

ROGRAMIN TAMAMINI AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ...



***



***
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim