• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya -3 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Erzurum -13 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 10 °C

Beşşar Esed yönetiminin yalanları

Hakan Albayrak

- Der'a'da meydana gelen ve 7 kişinin öldüğü ilk protesto gösterisinde suçu yakınlardaki bir kampta meskûn olan Filistinlilerin üzerine attılar. Filistinli guruplar kendilerinin olaylarda hiç bir dahillerinin bulunmadığı yönünde bir beyanat yayınlayınca bunun yalan olduğu ortaya çıktı.

- Filistinliler yalanlayınca, olayları Ürdün'den gelen aşırı dinci grupların başlattığını iddia ettiler. Hatta yakalanan bir Ürdünlünün "itirafları"nı yayınladılar. Ama kısa bir zaman sonra bu Ürdünlü serbest bırakıldı ve Ürdün'e döndüğünde "itiraflı ifade"nin işkenceyle alındığını açıkladı.

- Resmi yayın organları bu olayları İsrail'in tertib ettiğinin ortaya çıkarıldığını ve İsrail işbirlikçisi bir Mısırlının yakalandığını iddia ettiler. Yakalan Mısırlı gencin "itiraflarını" günlerce yayınladılar. Ardından Mısır hükümetinin baskısı sonucunda bu "İsrail işbirlikçisi" genç birdenbire serbest bırakıldı. Dosya kapandı.

- Der'a'da 7 kişinin öldüğü ilk gösteriden sonra camiye yerleşen Der'alılar, görüştükleri hükümet heyetine taleplerini ilettiler. Taleplere olumlu yaklaşan heyet, resmi cevabın Cuma'ya kadar kendilerine iletileceğini söyledi. Ama Çarşamba gece yarısı saat bir buçukta camiye baskın yapan güvenlik güçleri 11 kişiyi katlettiler.

- Ordu Dera'ya girdikten sonra resmi televizyonlar çok sayıda silahlı selefi teröristin yakalandığını ve şehirde tünellerin ortaya çıkarıldığını dünyaya duyurdu ve bazı tünel görüntüleri yayınladılar. Bu yalan da çabuk ortaya çıktı. Zira görüntülerde yer alan tünellerin aslında Meksika'daki uyuşturucu çetelerinin kullandığı tüneller olduğu ve bu görüntülerin bir sene önce CNN ve diğer haber kanallarında yayınlandığı anlaşıldı.

- Suriye televizyonları halkın üzerine ateş açan milislerin görüntülerini yayınlayarak bunların teröristler olduğunu iddia etti. Ama daha sonra bu milis güçlerinin, polis ve askerlerin yanında göstericilere ateş açtığını gösteren görüntüler yayınlanınca bir yalan daha ortaya çıkmış oldu.

- Rejim 22 Nisan günü olağanüstü halin kaldırıldığını ve toplu gösterilere izin verildiğini ilan etti. 11 Mart'tan o güne kadar 285 sivil olaylarda hayatını kaybetmişti. Olağanüstü halin kaldırıldığı günden sonraki bir ay içinde ise ( 22 Mayıs) tam 815 kişi öldürüldü. Olağanüstü halin kaldırılması bir yalandı.

- Toplu gösterilere izin çıkması üzerine Haseke, Halep ve Şam'da gösteri izni almak için müracaat edenlerin hepsi gözaltına alındı.

- Rejim bugüne kadar en büyük katliamları hep reform vaadinde bulunduğu günün akabinde yapılan gösterilerde gerçekleştirdi. Mesela 21 Nisan tarihinde Esed'ın göstericilerin üzerine kesinlikle ateş açılmayacağı şeklinde talimat verdiği duyuruldu ama ertesi gün 160 kişi katledildi.

- Suriye televizyonlarında Katar'da Emir aleyhine gösteriler yapıldığına dair yayınlanan görüntülerin aslında Bahreyn'deki olaylara ait görüntüler olduğu ortaya çıktı.

- Güvenlik güçlerinin Der'a'yı işgal etmesinden sonra bölgede teftiş yapmak isteyen Birleşmiş Milletler heyetine izin verileceği söylendi. Lakin bilahare heyetin resmi başvurusuna hiç cevap verilmedi.

- Nisan ayının ortalarında olayların yoğunlaşması üzerine Anayasanın sekizinci maddesinin değiştirileceği ve ulusal diyaloğa başlanacağı sözü verildi. Bu sözden sonra Der'a, Banyas, Resten ve birçok şehri işgal eden rejim, gösterileri tamamen bastırdığını düşünerek birdenbire artık diyalog falan yapılmayacağını ve sekizinci maddenin de değiştirilmeyeceğini ilan etti. Lakin 3 Haziran'dan itibaren olayların tekrar yoğunlaşması üzerine şimdi tekrar sekizinci maddenin değiştirileceğine ve ulusal diyalogun başlatılacağına dair sözler verilmeye başlandı.

- Mart ayından bu yana olayları tahkik etmek ve ıslah programı oluşturmak vaadiyle onlarca komisyon kuruldu. Ama ne hikmetse bu komisyonların çalışmaları ile ilgili hiçbir rapor yayınlanmadı.

- Türkiye'ye iltica eden Suriyeliler hakkında önce akrabalarının yanına tatile gittiler dediler, sonra bunların silahlı terörist gruplardan kaçtıklarını iddia ettiler. Lakin mülteciler uluslararası yayın kuruluşlarına 'devlet güçlerinden kaçtıklarını' beyan edince bu defa da Türkiye'ye gidenlerin silahlı eylemcilerin akrabaları oldukları ve bunların Türkiye tarafından silahlandırıldıklarını iddia etmeye başladılar.

- Siyasi mahkûmlara genel af ilan edildiği halde şu ana kadar tutukluların sadece çok küçük bir kısmı tahliye edildi.

- Türkiye'ye kaçan mültecilere Cisr-i Şuğur'un bütün silahlı gruplardan temizlendiği ve halkın şehre güvenle dönebilecekleri yönünde televizyonlardan yayın yapıldı. Bu söze güvenerek geri dönen iki aile güvenlik güçleri tarafından bütün fertleriyle katledildi.

- Der'a'da Ömeriye camiinin tahrip edilmiş halini gösteren Suriye televizyonu, caminin, halkı devlete karşı kışkırtmak isteyen gruplar tarafından tahrip edildiğini ileri sürdü. Fakat daha sonra caminin askerler tarafından tahrip edildiğini ve bu askerlerin Esed'e tezahürat yaparak cami içinde pozlar verdiğini gösteren video görüntüleri internete düştü.

- Bütün dünya kamuoyu beklediği halde şimdiye kadar ciddi bir tane dahi illegal örgüt üyesi gösteremediler.

Bunlar üç aylık sistemli yalan sürecinde tedavüle sürülen yalanların küçük bir kısmı. Şimdi yalanı karakteristik bir vasıf haline getiren bu rejimden sözlerini tutması ve reform yapması bekleniyor!

(Kaynak: timeturk.com)

Bu yazı toplam 1376 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ehlibeytyolu
23 Haziran 2011 Perşembe 12:42
Hakan Beye Teessürfler..
Hakan kardeşimiz her zaman beğeni ile okuduğumuz ve kendisinin güzel bir insna olduğunua inandığımız bir kardeşimiz. Ancak nedendir bilinmez Suriye konusunda bazı yanılgıalr içinde malesef. Mezhebi tarafgirliği mi bunda etkin oldu bilemiyorum Belki bu görüş bir suizan olabilir. Ancak her ülkede yönetimden rahatsızlık duyan binlerce kişilerin olduğu muhakkak. Burda yüzbinlerin katıldığı Cumhuriyet mitngleri olmadı mı AKP aleyhinde? Tayyib bırakıp da gidemiydi memleketi? Yoksa hiç Hakan bey Visal adlı İblis kanalını hiç mi izlemez. Ben şahsen inanıyorum ki bu fitne kanal(izasyonun)a biraz baksa direnişçi denilenleirn kimler ve neye hizmet ettiğini daha net görür ve duruşunu değiştirir. Allah hepimizn yardımcısı ola..
78.166.222.163
seccad
22 Haziran 2011 Çarşamba 10:56
kaynağa bak
kaynak timetürk'müş bozacının şahidi şıracı. dünkü milyonluk yürüyüşler sizi tatmin etmedi mi.yoksa verilen görev icabı böyle ollmak zorunda mısınız. boşuna uğraşmayın direniş cephesi kazanacak.çok şükür sizlerin de gerçek yüzleri gizli niyetleri ortaya çıktı.biz zaten biliyorduk da çok ucuza su yüzüne çıktınız ya hakan bey bir suriye için. bu kimliğiniz ilerde size daha büyük hizmetler yaptırırdı ama artık gün yüzüne çıktınız
78.187.155.143
ahmet nebi
22 Haziran 2011 Çarşamba 10:46
bu ne bilgi bankası
Hakan bey bakıyorum da CIA Mossad yanında çırak kalmış zira bu kadar kirli bilgi bile onların arşivlerinde yok. bir de bu kadar rahat oturup bir köşede yalanlar uydurmak eline bu hususta su dökülemeyeceğini gösteriyor.yalnız şu da var her şeyin bir hesabı var Allah'ın da bir hesabı var
78.187.151.161
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim